













Kurulduğu günden bu yana halkların eşit ve özgür birlikteliğini yayın politikasının temel bir ilkesi olarak benimseyen yayınevimiz, uzun zamandır ülkemizde tarihsel ve politik nedenlerden dolayı geç kalınmış bir yaşamın, iki dilli yaşamın yayıncılığını örmeye çalışıyor.
Kürt Tarihi ve Kültürü dizimizle, yüzyıllardır bu topraklardan beslenmiş ve bu toprakları beslemiş Kürt halkının ve dilinin zenginliklerini, kültürel, sanatsal ve edebi mirasını coğrafyamızın toplumsal belleğinin vazgeçilmez bir parçası olarak yansıtmaya çalışıyoruz.
İki dilli yaşamın yayıncılığı elbette insanlığın binlerce yıllık birikimlerinin de iki dilli ifadesini bulmasıyla mümkün olacaktır. Bu iddiamızın tam hakkını verme sorumluluğuyla, insanlığın evrensel mirasının en temel ürünlerinden biri olan Komünist Parti Manifestosu’nun Kürt diline kazandırılmasını önemli bir başlangıç ve devamı gelecek olan uzun bir yolculuğun ilk adımı olarak görüyoruz.

Kuşkusuz ki bu ilkelerle yola çıkılmış bir yolculuğun olmazsa olmaz yolcuları çocuklar. Bu toprakların çocuklarının kardeşçe ve eşit bir şekilde düşler kurması ancak anadillerinde mümkün olacaktır. Aksi halde çocuklara savaşsız ve sömürüsüz, barış içinde bir dünya düşünü sunmaya çalıştığımız Evrensel Çocuk Kitaplığı’nın bir yarısı eksik kalacaktır.
İran şahlık rejiminde adalet ve eşitlik kavramlarını sorgulayan Samed Behrengi tarafından kaleme alındıktan sonra dünyanın birçok diline çevrilen Küçük Kara Balık’ın içine hapsedildiği tutuculuk ırmağını aşıp Masiyê Reş ê Piçûk olma hikâyesi bu kaygının bir ürünüdür. Diğer yandan, Türkçe çocuk edebiyatının usta ismi Muzaffer İzgü’nün Çukurova’da mevsimlik pamuk işçilerinin emek sömürüsünü bir çocuğun bakışıyla anlattığı Kara Pamuk, bugün çoğu Kürt olan bu işçilerin çocuklarının elinde hak ettiği isme kavuşmuş, Pembûyê Reş olmuştur.
Şimdi de, Dünya Çocuk Klasikleri’nin Kürtçe diline, dolayısıyla başta Kürt çocuklarına kazandırılması perspektifiyle, Kürtçe kitap dizisindeki 14. kitap Pînokyo raflardaki yerini alıyor. İtalyan yazar
Carlo Collodi'nin 1881 yılında yazdığı Pinokyo, dünya çocuk edebiyatının klasikleşmiş başyapıtlarından biridir. Yüzyılı aşkındır neredeyse dünyanın bütün dillerine defalarca çevrilen, birçok çizgi romana, müzikale ve filme konu edilen bu eser Kürtçe okuruyla buluşuyor.
Yoksul marangoz ustası Gepetto’nun kahkaha atan bir ağaçtan biraz da bir çocuk hasretiyle oyarak hayata kavuşturduğu Pinokyo’nun yaramazlıklarıyla başına açtığı işler, dünyayı ve insanları keşfediş macerasıyla derinleşiyor ve aslında ‘insan olmanın’ verili bir olgu değil, hareket içindeki bir süreç olduğu fikriyle bütünleşiyor. Bir ağaç parçası olarak vücut bulan yaramaz kukla, yaşadığı deneyimlerin sonucunda, kukla olmanın engellerini aşıp ‘özgür bir çocuk’ olmak istiyor. Türkan Tosun’un İngilizceden Kürtçeye kazandırdığı kitabın çeviri aşamasında, kitabın ilk Kürtçe basımı olmasının da kaygısıyla, hem pedagojik olarak hem de çocuklara yönelik bir Kürtçe yaratmak açısından oldukça yoğun bir titizlik gösterildi. Bu titizlik Onur Çanka’nın çizgileriyle birleştirilerek vücut buldu. Minik Kürtçe okurlarımıza ‘özgür bir çocuk olma serüvenlerinde’ ilham vermesi dileğiyle…
