













Papaz gölünde buluşmuşuz
dostlarla
birakşam üstü
bir sohbettir tutturmuşuz
şiir üstüne
Bekir yıldız'lı güneydoğu
öyküleri
buralarda gün başka olur
akşam birbaşka
insanlar ve yaşam dahada
bir boyut
Bozkırlardan gelir yağmur
kokusu
bahar bulutlarına bürünmüş
mil dağı
sağnak yağmura tutulmuş
Ergani
ve köylerin bacalarından
yükseliyor dumanlar
tezek kokularını yayarak
bir an dalıp gitmişim
Fikret Otyam'ın haraba
köylerine
ve ufukta Karacadağ
irili ufaklı köylerle
bir kilim dokusuna benzeyen
ovalar
kaynak sularında oluşan
dereler
ve özleminde yaşadığım
coğrafyam
güzelliklerinde geçti
çocukluğum
hep saklıdır sevinci içimde
konukseverdir köylüsü
Anadolumun
mert ve özverilidir
hep vermiştir kendinden
karşılık beklemeden
hep beyler bey
ağalar ağa
saygıdan kusur etmemişler
kendi gibi bilmişler
başkalarını
kin beslememişitr kimseye
böyle gelmiş böyle gider
kötülükten ne çıkar
bir ekmeği bölüşmüşler
kardeşçe
Her zaman yardımseverdir
birbirlerine
dört mevsim boyu
dedelerimden dinlemiştim
Gelibolu'yu Çanakkale'yi
Anafartalar'ı
ve yurdumda destanlaşan
savaşları
yokluk ve sefalele geçen
zamanları
ne badireler atlatmıştı
bu insanlar
dört iklim ve yedi bölgede
güçlüdür Anadolumun insanı
sevecen ve sıcakkanlıdır
dostluğu sever düşmanını da
bilir
bugün se kent varoşlarında
sıkışmış yaşamları
bir paket makarna ve çamura
bulanmış ekmeğe muhtaç
koşuyor gıda yardımları ardında
birbirini ezerek
yarınlara umut yitirmeden..
1-MAYIS-2002
