













Arap ülkeleri Gazze şeridinde İsrail tarafından işlenen katliamlara sessiz kalırken, Güney Amerika ülkeleri Venezüella ve Bolivya’da sesler yükselmeye başladı. Arap ülkeleri bu katliamı film izlermişçesine seyrederken, Venezüella İsrail büyükelçisini sınır dışı ederek safını belli etti. Bolivya’da İsrail ile olan tüm diplomatik ilişkilerini kestiğini duyurdu.
Arap dünyası ise ikiyüzlülüklerinin bir yüzüyle sağa dönüp Doğu ve Arap ülkelerine selamın aleyküm diyerek Müslümanlıklarını, diğer yüzüyle sola dönüp Hristiyan batıya hello diyerek çıkarlarını garanti altına almaya çalışıyor. Aynı kültürü, coğrafyayı, dili paylaşan Arap dünyasının bu sessizliğine başka ne denebilir ki ?
Filistin halkı kaderiyle baş başa bırakıldı. Katliamı kınamak için yapılanlar, düzenlenen mitinglerden öteye gitmiyor. İnsanlık adına utanç verici günlerin yaşandığı şu günlerde ülkelerin bu katliama bakışlarını da, politikalarını da kendi çıkarları belirliyor. Menfaatler daha yürümeyen çocukların kanı, annelerin gözyaşları pahasına olacaksa, olmaz olsun! Tarih bir gün hesap soracaksa, bu zulme seyirci kalan herkesten hesap soracaktır.
Gazetecinin Başbakan Tayyip Erdoğan'a yönelttiği İsrail ile bağlantıları kesecek misiniz? sorusuna cevabı ; Bakkal dükkânı işletmiyoruz yani Türkiye’nin menfaatleri için İsrail ile olan ilişkilerimizi askıya alamayız. Bunu söylerken devlet adamı sorumluluğundan böyle cevap verdi diye düşünebiliriz ama İsrail öyle demiyor. Ne anlaşma dinliyor, ne de BM dinliyor. Binlerce masum insanın üzerinden kadın, erkek, yaşlı genç, çoluk çocuk demeden emellerini gerçekleştirmeye devam ediyor hunharca, kalleşçe…
Emine Erdoğan’ın Filistin halkı için düzenlediği geceyi anlayabiliyoruz. Emine Erdoğan’ın başörtüsünün rengini Filistin ‘i temsil eden renklerden seçmesini, Başbakan Erdoğan ve Emine Erdoğan’ın gözyaşlarını... Bunları çok iyi anlayabiliyoruz ama bunlar Gazze de yaşanan katliamın son verilmesi için yeterli değil.
İkinci Dünya savaşında büyük acılar çeken Yahudi halkı, Filistin halkına zulmetmekte hem de Hitler’i aratmayacak bir acımasızlıkla. Aslında bugün yapılan bu soykırıma karşı çıkması gerekenler ne Arap ülkeleri ne de uygar Batı’nın vahşileri. Yahudi halkı kendi yaşadığını göz önünde bulundurarak bu katliama karşı çıkması gerekirken böyle bir kıyımın altına imza atıyor. Dün gece son dakika haberi geçiyordu. İsrail Başbakanı Ehud Olmert ateşkes ilan ettiklerini açıkladı. Amaçlarını gerçekleştirdiklerini söyledi. Neydi ki amaçları?
Büyük Ortadoğu projesi kapsamında ABD Emperyalizmi, coğrafyanın tamamında doğru ya da dolaylı yoldan kendisine tehdit olarak gördüğü unsurları teker teker zayıflatmaya, bölmeye, ortadan kaldırmaya uğraşıyor. Bunları yaparken de ortak bir cephe oluşturuyor. Irak’ta ki direnişçi gruplara sert ve kanlı saldırılar düzenlenirken, Filistin ve Lübnan’da da Hamas ve Hizbullah’ın gücünü zayıflatmayı hedefliyor. Büyük Ortadoğu Projesi için engelleri teker teker ortadan kaldırıyor. Bunun için her türlü kanlı planı hayata geçirmek isteyen ABD Emperyalizmi mezhepsel, etnik ve siyasi ayrımı sonuna kadar destekliyor ve Lübnan ve Filistin’de bir iç savaş ortamı yaratmaya çalışıyor. Sünni –Alevi savaşının da önünü açarak böylece kendine yeni zemin hazırlamaya çalışıyor.
Türklerin Ermenilere soykırım yaptığını iddia edenler, tarihin tozlu sayfalarında dolaşmak yerine, Ortadoğu’da yapılan katliama gözlerini çevirsinler.
