Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Mustafa Alican
alicanmustafa@gmail.com
Ortadoğu Ekonomik Güvenlik Birliği Projesi
16 Aralık 2008 Salı 00:00

Irak hükümet sözcüsü Ali el-Dabbah, ABD’de bulunan Institute of Peace isimli düşünce kuruluşunda yaptığı konuşma sırasında, Ortadoğu bölgesinde bir ekonomik güvenlik birliği kurulmasını önerdi. Konu ile ilgili olarak Türkiye, İran, Kuveyt ve Suriye ile gayri resmi görüş alışverişine başladıklarını açıklayan sözcü, kurulmasını önerdiği birliğin, su paylaşımı, enerji ve diğer doğal kaynaklar konusunda işbirliği sağlamasını ve üyeler arasındaki sorunlarda arabuluculuk rolünü üstlenmesini istedi. Bölgesel güvenlik ve ekonomik işbirliğinin yapılmasının öngörüldüğü öneride, Irak’ın, temel önemdeki kaynakları, diğer ülkelerle paylaşmaya hazır olduğunun belirtilmesi de ihmal edilmedi.

 

Temmuz ayında Türkiye ile Irak arasında imzalanan Stratejik İşbirliği anlaşmasının içerdiği işbirliği anlayışının bölgesel bir birlik fikrine doğru evrilmesi, yani Ortadoğu’nun AB’sinin yaratılabileceği düşüncesinin belirmeye başlaması, söz konusu düşüncenin uygulama bazındaki ilk örneğini teşkil eden bu tür bir ekonomik güvenlik birliğinin teorik çekiciliğini yansıtması açısından gerçekten de heyecan verici… Fakat bu tür bir tasarımın ne derece uygulanabilir olabileceği üzerinde ayrıntılı olarak düşünülmesi ve tasarımı olumlu karşılamayacak odakların tepkileri de hesaba katılarak muhtemel birliğin kurulumunu engelleyebilecek unsurların iyi tartılması gerekir.

 

Ekonomik güvenlik birliği önerisi, ABD tarafından hararetle desteklenen bölgesel gruplaşmalar bağlamında incelenebilirse de, Dabbah’ın, İsrail’i birliğe katılabilecek ülkeler arasında görmüyor olması da hesaba katılarak, Amerikalıların bu öneriyi koşulsuz olarak destekleyecekleri düşüncesine karşı mesafeli olunmalı… Avrupa Birliği projesinin Ortadoğu’ya özgü bir şekli olmayı hedeflediği anlaşılan ve yine AB’nin Hıristiyan kulübü olması gibi Müslüman kulübü olması kuvvetle muhtemel olan birliğin, İsrail’in varlığı ile ilgili sorunlarla karşı karşıya kalacağını tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok. İsrail’in devletsel varlığını reddeden İran ile Yahudi düşmanlığını had safhada yaşayan Arap unsurları birleştirecek olan bir birliğin, İsrail-Filistin meselesine karşı duyarsız kalacağı ya da İsrail ile bu konu ile ilgili olarak sorun yaşamayacağı varsayılamaz. Bu noktada Türkiye bir denge unsuru olarak düşünülebilirse de, muhafazakâr kökenli hükümetin ve (genel anlamda) geleneksel bir hayat algısına sahip olan Türk seçmeninin İsrail sempatizanı olmadığı düşünüldüğünde, İsrail-Filistin sorunun birlik ile İsrail arasındaki birincil ve en önemli sorun olabileceği noktası üzerinde durulabilir.

 

Öte yandan Ortadoğu’nun Müslüman ülkeleri arasında sosyal-siyasal-ekonomik işbirliği ve güvenlik ortaklıkları kurulmasını öngören bir birliğin kurulması aşamasında da aşmanın pek kolay olmayacağı zorluklar vardır. Öncelikli olarak, projeyi öneren Irak, kuzeyi ile güneyi arasında problemleri olan, sınır noktasında tam ve oturmuş yapılanması bulunmayan bir yarı-manda olarak, kendi güvenlik sorunlarını çözebilmekten aciz olup, potansiyel anarşiye müsait bir ortama sahiptir. Sınır ve egemenlik sorunlarını aşamamıştır ve Kuzey Irak ile güvenilmez, korkakça ilişkilere sahiptir. Ayrıca 2011’de çekilme hazırlıkları yapan Amerikan ordusunun geleceği konusundaki muğlâklık da son derece açık olarak önümüzdedir ve bu durumda Irak ile masaya oturmak, hiçbir anlam taşımayan boş bir eylem olma gibi bir talihsizlik durumu ile de karşılaşabilir. Merkezin emirlerini pek ciddiye almayan ve kendi inisiyatifi ile petrol antlaşmaları yapmaktan geri durmayan Kuzey Irak bölgesel idaresinin merkez tarafından kontrol altına alınamadığı bir Irak’ın güvenilirliği sürekli sorgulama altında olacaktır.

 

Iraklı sözcünün önerileri ve açıklamaları, daha önce de söylediğim gibi heyecan vericidir. Körfez ülkelerinin de katılmak isteyeceklerinin düşünüldüğü ekonomik güvenlik birliğinin, hayata geçirilebilmesi durumunda, hem Iraklılar hem de Türkler için benzeri görülmemiş yararlar sağlayacağı aşikârdır. Fakat hem şeriat ile yönetilen İran’ı, hem de laik bir idari yapıyı benimseyen Türkiye’yi bir araya getirmeyi hedefleyen böyle bir birliğin çalışmalarının, bölgedeki anarşi ve devletlerarası kötü ilişkilerden beslenen İsrail’i mutlu etmeyeceği bilinmelidir. İsrail’in mutlu olmayacağı bir girişim ABD’yi de mutlu kılmayacağı, dolayısıyla engellenmeye çalışacağı unutulmamalıdır.

 

Sonuç olarak şunları söylemek mümkündür: Ekonomik güvenlik işbirliği projesi, Avrupa Birliği’nin Ortadoğu’ya özgü bir örneği olarak son derece önemli bir girişim olabilir. Hayata geçtiği takdirde, projenin yararlı olacağı kesindir. Fakat bölgedeki siyasal anarşi ile beslenen şu ya da bu unsurun varlığı da inkâr edilemeyeceği için, nihai karar verilmeden bu tür açıklamaların yapılmasını ve Ortadoğulular için birleştirici, barışçıl olabilecek olan teşebbüslerin henüz proje aşamasında iken kamuoyuna anlatılarak saldırılara açık hale getirilmesini ve hiçbir olumlu sonuç elde etmesi mümkün olmayan, yalnızca siyasilerin çıkarlarına hizmet eden bir şeye dönüştürülmesini pek de anlamlı bulmuyorum.

 

 

 

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR