













Bir dost meclisinde Türkü’lü bir gecede bir köşede eşlik ediyorum öylece inceden Türkülere. Bağlamayı çalan o güzel sesi ile o gece oradaki herkesi ben dahil alıp götürüyor. Bir sigara molası verelim arkadaşlar deyince yaklaştım yanına. Ortak bir arkadaşın sayesinde tanışıyorum kendisi ile. Daha sonra muhabbete başlıyoruz o güzel insan ile ve ben aslında o ana kadar düşünmezken böyle bir yazıyı daha oracıkta şekilleniyor Onur Kocamaz ile aramızda geçen muhabbet.
Ve sonra konuştukça daha da samimi bir ortam oluşuyor, ben soruyorum sağolsun kırmayıp beni cevaplıyor. Nasıl başladın? Ne zamandan beri gönül verdin bu işe? Demeden, tahmin etmiş olacak ki başlıyor anlatmaya o bitmesini hiç istemediğim sigara molasında…
-Ben 27 ya
şında bir üniversite öğrencisiyim,
14 ya
şımdan beri bağlama çalıyorum.
T
ürkü babadan o
ğluna miras gibidir bilirsin azizim.
Bizim oralarda
çocu
ğa oyuncak almazlar saz alırlar
,
ilk oyunca
ğımız sazdır.
Oyuncak diye ba
şlar bu serüven,
oyun gibi hani biraz. Sonra bir bakm
ışsın en güzel oyunun olmuş.
Sonra oyun ger
çek olmuş
birden dalars
ın Türkülere.
Her
şeyi bulursun.
Sevday
ı, hasreti, umudu, acıyı, mutluluğu
her
şeyi...
Peki bu mirasa ne kadar sahip çıkabiliyoruz gençler olarak? Ben önceki yazılarımın birinde biz artık türkülerimizi yaşayamıyoruz asimile olduk diye yazmıştım deyip kısa kısa not alıyorum hemen orada söylediklerini.
-Bende seninle hemen hemen ayn
ı fikri paylaşmaktayım azizim.
Bu konu o kadar spesifik bir konu ki
,şimdiler de herkesin elinde bir bağlama
asl
ında şuradan ele almak lazım bu konuyu;
Biz gen
çler asl
ında bu kültürel mirası taşıyamıyoruz.
İz s
ürmemiz gereken yerde tamam
ıyla türkülerden ayrışarak başka bir şey yapıyoruz
.
Yani bizim izini s
ürdü
ğümüz türküler değil,
pop
üler kayg
ılar!
Çevremde bir sürü genç insan var ba
ğlama çalan,
ba
ğlamayı bir misyon olarak sahiplenmeyen onu sadece sosyalleşme aracı olarak kavrayan gencecik insanlar.
Bir
ço
ğu iyide bağlama çalıyor
bir
ço
ğunun güzel sesi var.
Ama sorun bu de
ğil işte.
Bizim dedelerimiz abdestsiz ba
ğlama çalmazlardı.
Yani o ruhanilik bir yana yapt
ıkları işe bile saygı duymayan müzisyenler ordusu.
T
ürkülerimizi yaşayamıyoruz elbette,
kültür bizim türkülerimizi de kültürümüzü de sanc
ılı bir döneme sürüklüyor.
Biz tamam
ıyla yeniliklere kapatalım demiyoruz.
Aksine yeniliklerle sentez yapmak gerek ama t
ürküyü türkü gibi hissederek ve ona iş olarak bakmayarak bağlamaya bir sosyalleşme aracı gibiymişçesine davranmayarak yapmalıyız bu yeniliği.
Türkü bar geçmişin vardır eminim.
-Elbette. Ben Ankara da bir
çok türkü barda sahne ald
ım
. Onun d
ışında Çorum’ bir dernek ile genel bir konserde,
k
öy derneklerine ait gecelerde ve şölenlerde,
İstanbul’da Beyo
ğlunda türkü barda,
Antalya’da ve Alanya’da birde Bal
ıkesir’de sahne aldım.
Bundan sonra yapmak istediklerin Türkü Adına?
-Bundan sonrada
şuan kinden farklı bir şey yapmayacağım.
Do
ğru taşımak,
do
ğru aktarmak çok önemli,
ve do
ğru yaşamak.
Sonuna kadar ’’t
ürkü’’ lenece
ğim
. Ömrümün son günü benimde kendime söyleyece
ğim bir türküm olsun diye.
Ben bu aramızda geçen Türkü dolu muhabbeti sakıncası yoksa köşemde yazmak isterim diyorum. Bu söyleşiden sonra sizi dinlemek isteyen dostlar olacaktır ve onlar sizi türkü tadında nerede bulacaklar?
-Bizim bir ka
ç düşüncemiz var.
E
ğer gerçekleştirebilirsek bütün canlara bütün dostlara ulaşacağız.
Yak
ında internet sitemiz yayında olacaktır.
Art
ık sizinde bildiğiniz üzere albüm yapmak saçma bir uğraştan ileri gitmiyor.
İnsanlar
ın da eskisi gibi cd ye kasete verecek paraları bulunmuyor.
Do
ğru işler yapmak gerek.
İnsanlar do
ğru işi nerede olursa olsun desteklerler.
Bizde konserlerle, gecelerle ve baz
ı organizasyonlarla dostlarla buluşma düşüncesi içindeyiz. Çok güzel tepkiler ve yorumlar al
ıyoruz.
Umar
ım devam edeceğiz.
Ayr
ıca bizden türkü dinlemek isteyenler sahne aldığımız yerlerde bizi dinleyebilecekler.
Onlar
ı da duyuracağız dostlara.
Ve bitiyor sigara müsaade isteyip ayrılırken yanından bir ses geliyor, bu türküde daha demin tanıştığım kardeşime deyip yapıyor güzelliğini.
Mevlam gül diyerek iki göz vermiş...
E yvallah azizim Eyvallah…
Türküler
elinize ağzınıza sağlık
deste