Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Burhan Kale
mavi264@mynet.com
OLAĞAN İŞLER
05 Mayıs 2009 Salı 15:28

“...Sen de başını alıp gitme ne olur...”

 

Ey aklıselim...

 

Şeyhi’nin Harnamesini bilir misiniz?

 

Hani boynuz umup da kulaktan da olan bir eşeğin hazin hikâyesini anlatır ya...

 

Kimler neler umuyor ne beklentiler içinde bilinmez...

 

İnsanlar bakanlara bazen başbakana ulaşmak için nice gayret sarf ediyor, korumaları aşmaya çalışıyor...

 

Neden? Bir not verebilmek için...

 

Büyük adamların ellerinde onlar için küçük verenler için büyük notlar...

 

Kimler ne talep ediyor...

 

Hangi tayin hangi terfi hangi iş...

 

Ekmek aslanın ağzında, işsizlik en büyük veba, salgın...

 

Üniversite mezunları iş bulamıyor... Sınavlar, mülakatlar, yaş sınırları, adamı olma yoksa bulma durumları...

 

Lise mezunlarının ise artık iş bulması nerdeyse imkânsız...

 

Devlet iş bulma kapısı değil deniliyor...

 

Kamunun verdiği hatta vereceği muhtemel hizmetlerin etkin ve verimli olmadığı bir yerde olamayacağı bilinçaltına yerleştiriliyor...

 

İşçi ve memur haline şükretsin en azından bir işi var deniyor... Yani ellerinde olanların kendi kazanımları değil bir lütuf olduğunun algılanması için söyleniyor gibi bunlar...      

 

Tabii bunlar demokrasilerde olağan işler değil mi?

 

Tek sorun işsizlik değil tabii ki...

 

Hayat devam ediyor, yaşarken birçok sorun ortaya çıkar ve çözümler üretmek adına herkes üzerine düşeni yapar... Kulağa hoş geliyor fakat üzerine düşeni yapan ve sorumluluk sahibi ne kadar da az...  

 

Zaten bu düzen böyle gelmiş böyle gider deniliyor...

 

Bir çalışır biri yer...


Kıyamet kopar mı bilinmez...

 

Allah kafa vermiş fakat bazıları onu sadece aksesuar olarak taşıyor zannediyorsak yanılıyoruz...

 

İnsanlar sorunlarına kendileri çözümler bulmaya çalışıyor... Piyasa kendisini ayarlarken bir taraftan da kendi altını oyuyor, oymaya devam ediyor...

 

Doğru kölelik devri bitti, kimse esir pazarında alınıp satılmıyor... Ancak yine de yanlış giden bir şeyler yok mu?

 

İnsanların kazançları, alın terleri faize gitmiyor mu? Devletler bile borçlarının faizlerini ödemeye zaman zaman güç yetiremedikleri olmuyor mu?

 

Yüzüne tükürülecek insan müsveddeleri ile röportaj yaparak başarılarına başarılar ekleyen gazetecilerimizin gayretlerine ve meslek aşklarına hem hayret ediyor hem de anlam veremiyorum...

 

Bir anlamı vardır belki...

 

Basının köşelerini tutanların polemiklerini okumak suretiyle, birbirlerini yemek üzerine kurulmuş olan başarı öykülerinin tarafı olmak istemiyorum...

 

 Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır ...”   demiş yazar...

 

Birileri için kimin ne söylediği önemli değil...

 

Böyle gelmiş böyle gider deniliyor...

 

Fakat ne kadar gideceğini kim bilebilir...

 

“.....yoksa Türkler bir yeniden doğuşun eşiğinde miydiler?”

 

Doğru zaman gösterecek fakat zaman kaldıysa...

Bu yazı toplam 468 defa okundu.
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Anayasa Değikliğini Onaylıyormusunuz?
Anayasa Değikliğini Onaylıyormusunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR