













24 Kasım öğretmenler günü 1981’den bu yana kutlanmaktadır. Nedense millet olarak her şeyin illa özel bir günü olacak da öyle kutlayacağız, anacağız ya da değerli olduğunu göstereceğiz.29 Ekim olmadan Cumhuriyetimizin farkına varamıyoruz, 23 Nisan olmadan çocuklarımızın fikrini önemsemiyoruz, bayram olmadan ne gönül almaya, ne barışmaya ne ana-babalarımızın elini öpmeye ya da mezarlarını ziyaret etmeye yanaşıyoruz, 14 Şubat olmazsa sevgilimizi sevemiyoruz… Çoğaltılabilir örnekler bunlar… Oysa Cumhuriyetimiz her gün farkında olmayı hak ediyor, çocuklarımız bize her gün önemli şeyler söylüyor, insan olan insanla hep barışık olur, anne babamız sahip olduğumuz en değerli varlıktır hayatta, sevgilimiz, sevdiğimiz ise gerçekten bunun her gün öyle olduğunu hissetmeli… Yani hak eden hak ettiğini her daim almalı… Öğretmenlerimize olan minnetimizi de sadece 24 Kasım’da belirtmeyelim… Her günümüzün mimarlarıdır onlar…
Her zaman olduğu gibi işini hakkıyla yapan, kendi gücünü karşısındaki güçsüzde ispatlamaya çalışmayan yani dayakçı olmayan, öğretmeyi hayat biçimi haline getirmiş, zihnini okul duvarları ile sınırlamayan tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyorum…
Son bir rica olarak, ‘’Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır’’ diyen Atatürk’ün sözüne ek olarak eserinizi inşa ederken malzemeden çalmayın ve kalitesiz malzeme kullanmayın lütfen…
AYNEN KATILIYORUM