













Yazmadım. Bilerek, isteyerek yazmadım. Öfkemin dinmesini bekledim. Anlamaya çalıştım. Bunların kutsal kitaplarının neresinde, nasıl emredilmiş çocuk öldürmek. Nasıl bir emirdir ki bu elinde sopası dahi olmayan insanların sokaklarına tank sürmeyi gerektirir. Ne öfkem dindi ne yaptıklarını anladım. İzlemek istedim biraz. Kim ne yapacak, kim sevinecek, kim üzülecek, kim üzülmüş gibi görünüp timsah gözyaşları dökecek. Gördüm. Seslerini yükseltenleri de, hiçbir şey olmamış gibi davrananı da. 2000 yıl önce bu topraklardan kendi istekleriyle çekmişler gitmişler şimdi 50 yıldır aralıksız bomba yağdırıyorlar. Hangi Müslüman kovdu evlerinizden, yurdunuzdan. Bu çocuklardan mı alıyorsunuz intikamınızı? Yıllardır hükümetlerimiz (özellikle sağ iktidarlar) bunlarla içli dışlı oldukları için ses çıkarmadılar ama artık ülkemizin gölgesi Filistin’in üzerine düşmeye başlamıştır. Ne diyor orda Filistinliler? Doğu Kudüs’ten çekilin, Gazze’den çekilin, Bolat tepelerinden çekilin. Bizim topraklarımızdan defolun. Sen başkasının toprağına oturuyorsun. Osmanlının parçalanmasından sonra buraları boş buldum geri geldim diyorsun. Sen kendi isteğinle gittin buradan 2000 yıl önce. Bir tane Yahudi öldürülmemişti burada. Barış için adım atmıyorsun masaya oturmuyorsun. Sonra kendini savunmak için diyorsun ki ben şeriatçı Hamas’la mücadele ediyorum. 50 yıldır karşında el-fetih vardı, Arafat vardı. Onlara da aynı şeyi yaptın. Onlar zamanındada çocukları katlettin. Yarın başka bir isimle sana muhalif biri çıkacak onlara da aynısını yapacaksın. Yazının tamamını buraya oturtmak istemiyorum. Bugün konuşmamız gereken konu farklı. Biz bu insan kıyımına karşı ne yapacağız. Yardım mardım hikaye. Buradan gönderdiğimiz hiçbir yardım malzemesi onların eline ulaşmıyor. O malzemeler didik didik aranıyor İsrail askerleri tarafından. Başka bir şey yapmak lazım. Sesimiz yükseltmemiz lazım. Vahşetin ilk gününde Türkiye’de haber bültenleri başka hiçbir olaydan bahsetmemeliydi. Orda Müslümanlar ölüyor, bırakın Müslüman’ı Japon olsun, Kanada’lı olsun orda insanlık katlediliyor. Nerde Avrupa’sı, hani Almanya’sı, İngiltere’si ülkemizde bazı cenahların çok sevdiği Amerika’sı, hani Fettullah hocası nerdeler. Sesleri çıkmıyor. Allahtan orda Nasrallah gibi insanlar var. İsrail zalimini orada durduracak olan Nasrallah var. Çocukluğumuzdan beri İsrail’in katliamlarını dinliyoruz televizyonlarda. Bu yaşımıza geldik değişen hiçbir şey olmadı aksine daha da kötüleşti işler. İşin özü oradaki katliamın ne derecede olduğunu biliyoruz, arap dünyasının sessizliğini görüyoruz, ABD ve AB ülkelerinin tavrı malum çıt yok, kıs kıs gülme sesleri geliyor kulağımıza işte tamda bu noktada dünyadaki bütün mazlum milletlerin yolunu aydınlatmış olan Türkiye ağırlığını koymalıdır ve bu insafsızlığa karşı sesini yükseltmelidir. Toplum olarak bizde sesimizi yükseltmeliyiz. Hiçbir yerde olmasa dahi otobüste, kahvede, sokakta, okulda yüksek sesle derdimizi anlatmalıyız.
Bu ateşi söndürmeye buradan başlayabiliriz.
Görüyoruz-Duyuyoruz Ama 3 Maymunu Oynuyoruz