













İsrail’in Gazze’de uygulamakta olduğu katliam sona erecek gibi görünmüyor. Siyonist terör devletinin harabeye çevirdiği Gazze’de ölü sayısı 880’e, yaralı sayısı ise 3700’e ulaşmış durumda… İsrail, ateşkes çağrılarına kulak tıkamaya devam ediyor. Bölgeyi, kan ve gözyaşı denizine çevirmeyi, tüm dünyanın gözü masumiyeti ve insanlık onurunu katletmeyi sürdürüyor.
İsrail’in kendini savunma hakkına saygı duyduğunu açıklayan ABD’nin son demlerini yaşayan başkanı Bush’un yerine geçecek olan Barack Obama’nın sesi soluğu çıkmıyor. İran ile diyalog kuracağını ve İslam dünyası ile olan ilişkilerde olumlu yönde radikal değişiklikler yapacağını vaat etmiş olan yeni başkanın bu suskunluğu, henüz görevi devralmamış olmasına bağlanarak meşrulaştırılmak istense de, özellikle Ortadoğu halkları tarafından, elbette haklı olarak, Mumbai saldırıları karşısında sert açıklamalarda bulunan ve ekonomik kriz ile ilgili sürekli yorumlar yapan Obama’nın seçim sloganı olan değişim söyleminin Filistin-İsrail ilişkileri için bir açılım getirmediğini düşünmeye başladılar bile…
Barack Obama’nın İsrail vahşeti ile ilgili herhangi bir şey söylemesini bekleyen Ortadoğulular, ekranlarda golf oynayan, güle oynaya hamburger tüketen bir Obama ile karşılaşınca, haliyle hayal kırıklığına uğruyorlar. Yeni başkan ise sessizliğini korumaya devam ediyor. Yani Gazze konusunda…
Bill Clinton’ın yaptığı gibi, Ortadoğu gezisinde Hamas’tan terörist olarak bahseden ve İran ile diyalog kuracağını, ancak İranlıların nükleer tutkularının kabul edilemez olduğunu anlatan Obama’dan, bölge ile ilgili yeni ve radikal bir değişiklik, özellikle İsrail aleyhine olacak olan bir değişiklik beklemek doğru mudur? Hadi umutlarımızı bir kenara bırakarak bu soruya cevap verelim: değildir! Bir umut insanlarda iyi duygular uyandıran ve gerek konuşmaları gerekse seçim vaatleri ile sempati toplayan Amerika’nın ilk siyah başkanı, bir türlü bitiremediği başkanlık kutlamaları ve golf partileri ile kendisine umut bağlayan Filistin’deki küçük çocukların BM okulunun enkazı altında can vermesiyle prestijini kaybetmeye başladı bile…
Obama’nın İran konusunda yeni açılımlar yapacağını ve klasik düşman ABD politikasını gözden geçireceğini açıklaması bir tarafa, seçim kampanyası sırasında söyledikleri hatırlanınca, kendisinden çok şey bekleniyordu. Hâlen de bekleniyor…
Hatırlayalım, ne demişti Obama:
İslam dünyası ile savaşta olmadığımız, geleceğine sahip çıkanların yanında olacağımızı, kin ve nefret hayal edenlerin üstesinden gelmek için geleceğine sahip çıkanların yardımına ihtiyaç duyacağımızı net bir şekilde göstereceğim.
Geleceğine sahip çıkmak isteyen ve yarım yüzyıldan daha uzun bir süreden beri topraklarını işgal altından tutan İsrailli Yahudilere karşı mücadele etmeye çalışan, ancak tüm dünya tarafından kaderine terk edildiği için hem silah açısından, hem de moral güç açısından çok zor durumda olan ve sürekli kayıplar veren Gazze’nin, tüm İslam âleminin utancı olan bu küçük kara parçasının yoksul sâkinlerinin Obama tarafından fark edilmemesi, yeni Amerikan hükümetine beslenen umutları son erdiriyor. Başta Amerikan halkı olmak üzere birçok insanın umudu haline gelmiş olan Obama’nın başkanlık koltuğuna geçtikten sonra halefi gibi davranmaya başlayacağı ve bunun sinyallerini vermekte olduğu yönündeki kaygılar yaygınlaşıyor.
Tüm bunlardan dolayı, Amerika’nın henüz yemin etmemiş olan başkanının bir an önce bu kaygıları giderecek açıklamalar yapması ve insanların umutlarını alevlendirecek girişimlere imza atması gerekiyor. Aksi halde II. Bush, pardon III. Bush olarak tarihe geçebilir ki, bunu ne kendisi ne de dünya bir kez daha kaldıramaz.
OBAMAYI BOŞ VER