Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Mustafa Alican
alicanmustafa@gmail.com
Obama III. Bush mu Olacak?
22 Mayıs 2009 Cuma 12:03

Dünyayı yangın yerine çeviren Baba Bush’tan sonra Oğul Bush babasının kaldığı yerden devam etmiş, kan ve kin ateşini körüklemeyi sürdürmüştü. Barack H. Obama’nın seçilmesi herkes için bir umut olmuş, yeni başkanın dünyaya barış getireceği ve Amerika’nın kötüye çıkan adını temizleyeceği hayal edilmeye başlanmıştı.

 

Boş hayaller de değillerdi bunlar! Obama, gerek söylemleri gerek başkanlığa seçildikten sonraki ilk eylemleri ile bu umutları besleyecek bir tavır içindeydi. Irak’tan çekileceğini söylüyor, Ortadoğu’ya barış getirmek için elinden geleni ardına koymayacağını ifade ediyordu. İran’a zeytin dalı uzatmış, Türkiye’den seslendiği İslam dünyasına barış mesajları vermişti.

 

Fakat bir şeyler oldu sonra… Daha önce Guantanamo isimli terör kampını kapatacağını söyleyen Obama, güvenliğimizi tehdit edenleri salmanın söz konusu olamayacağını açıkladı. Önceki hükümet dönemindeki terör politikalarını soruşturması beklenen Güven Komisyonu’nu devreye sokmayı kabul etmedi ve şimdilik göründüğü kadarıyla beklentileri boşa çıkardı. Her yerde Obama’nın çark ettiği, sözünden döndüğü ve kendisinden beklenenleri yerine getirme konusunda pek istekli olmadığı konuşuluyor.

 

Obama’nın Guantanamo’yu kapatacağı, ancak burada bulunan azılı ve gerçek suçluların başka hapishanelere nakledileceği yönündeki söylentilere bakılırsa, Obama, ne şiş yansın ne kebap türünden bir tutumu benimseme eğiliminde… Fakat bu tür bir duruş kendi başına kuşkudan hâlî olmayacak. Neticede Amerika’ya zarar vermek isteyenlerin kim oldukları sorulacak ve Amerika’ya zarar verme ölçütünün ne olduğu merak edilecek. Sonuç olarak başkan nasıl davranırsa davransın, herkesi memnun etmesi mümkün olmayacak.

 

Peki, öyle midir? Obama sözünden dönmüş, daha önce sözünü verdiği duruştan çark etmiş midir? III. Bush olma yolunda mıdır ve her şeyden önemlisi, gözümüzde yarattığı güzel insan imajı geçici, Amerika’nın yeni bir politikası mıdır?

 

Bütün bunları söylemek için elimizde henüz yeterli veri olmadığını kabul etmek gerek. Obama’nın ilk etapta bizi hoşnutsuz kılan icraatlarının sonuçları ve bu sonuçların başka ne tür icraatlara yol açacağı görülmeden Obama ve Yeni Amerikan Hükümeti hakkında olumsuz bir karar vermek ve Obama’yı III. Bush olarak yaftalamak mantıklı olmaz. Haksızlık olur. Bundan dolayı beklemek ve görmek, izlemek ve anlamak gerek.

 

Unutulmaması gereken bir şey var: Obama, hiçbir zaman başına geçtiği mekanizmadan tam bağımsız olamaz. Elbette bazı şeyleri değiştirme hakkına ve yetkisine sahiptir. Ancak ondan önce ve ondan öncesinden öncesinde de var olan bir mekanizmanın farklı bir hale gelmesini beklemek abes olur. Evet, Obama bazı şeyleri değiştirebilir, ancak her şeyi değiştiremez. Evet, bazı politikaları düzenleyebilir, ancak Amerikan dış politikasının bizce meçhul sınırlarını yeniden çizemez. Bundan dolayı Obama’yı bir tür Terminatör olarak görmekten vazgeçmek ve reel-politik düzlemde anlamaya çalışmak lazımdır.

 

Daha dün bir yayın organına, Obama’nın dünyanın görüp görebileceği en iyi insanlardan biri olduğunu söyleyen dünyaca ünlü tarihçimiz Kemal Karpat’ın ve daha başkalarının söylediklerinin yarattığı iyimserliği yabana atalım da demiyorum. Ancak beklentilerin ölçüsünü kaçırmamak lazım gelir. Beklentiler ne kadar görkemli olursa, hayal kırıklıkları da o kadar büyük ve atlatılması zor olduğu için, Obama’ya ve ondan mütevellit daha iyi bir dünyaya yönelik umutlarımızı harında tutmak zorundayız.

 

Yoksa onu, bir açıklaması ile tanrısal, sonraki bir açıklaması ya da eylemi ile diabolik olarak görmeye başlarız. Nitekim şu anda olan da bu! Güven Komisyonu’nu reddetmesi ve suçluların serbest bırakılmayacağını söylemesi ile verdiği sözü yutan olarak görülmeye başlanan başkanın, çok değil birkaç gün önce, dünya barışının anahtarını elinde tuttuğu pompalanmıyor muydu?

 

Ne kadar güçlü olursa olsun, Obama da bir insan ve hiçbir şekilde her şeyden bağımsız değil. Kendisine soru soranlar mutlaka vardır ve mutlaka hesap vermek zorunluluğunu duyduğu bir merciye bağımlıdır. Onu sadece ABD’nin yeni başkanı olarak görmek lazım. Değer yüklü sıfatlarda insanlığını soyutladığımız bir tür metafizik varlık değil!         

 

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR