













Edebiyat Dünya’mızın önemli kalemlerinden,Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in vefatının sene-i devriyesidir.1983 yılının,25 mayıs günü, aramızdan ebedi olarak ayrıldığı tarihtir.
Seksen seneye yaklaşan ömründe bir çok iz bırakmıştır “Üstad”...
Yazdığı kitaplardaki konular,şiirlerindeki o enfes lezzetler O’nu Üstad yapmaya yeter de artar bile...
Büyük usta, bunlarla da yetinmemiş,bir çok dergide yazdığı makaleler ile gönüllere taht kurmuştur.
Yazarın, aslında hayatının dönüm noktası olarakta 1934 yılını anlamak ve bilmek gerekir.
O tarihten sonra manevi dünyasında gelen değişiklikler ile yazdıkları daha bir kıymetli hale gelmiştir.
Hayatı sürekli olarak iniş ve çıkışlarla doludur.
Kitapları,dergileri,mahkemeleri ve cezaevleri arasında bir ömür tüketmiştir.
Türkiye’nin yazarı olabilen ender değerlerden biridir.
Vatan’ını bayrağını her zaman sevmiş bu uğurda her şeyi göze almış ve 163.madde ile hem hal olmuş ve nihayetinde “Çile”çekmiştir.
O, birileri gibi vatanı terk etmemiş,savunduğu değerler ile öne çıkmış, kimseye, “Kul”olmamış,hiç bir güce diz çökmemiş,sadece ve sadece rabb'ine secde etmiş,örnek bir şahsiyettir.
“Sakarya” şiiri öyle değilmidir?bir anımsayalım o şiirinin dizelerini,son kıtasını en azından;
“Bana kefendir yatak,sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl ben gideyim,son peygamber kılavuz!
Yol onun,varlık onun,gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün ayağa kalk sakarya”..
Neler anlatıyor neler....
Kurtuluş mücadelesi veren bir milleti ne güzel tasvir ediyor o şiirinle üstad.
Yazdığı her cümlede,her mısrada ayrı bir anlam var.
O' bu toprakların öz be öz çocuğudur,saf bir anadolu yiğididir.
Ne kadar da çok özlüyoruz gitgide.
Büyük Doğu O’nun en büyük projelerinden biriydi.
Yaşatmak için ne çok çalıştı.
Aslında kelimeler onu anlatmaya yetmiyor,
“Kaldırımlar”ın şairine...
Gelin onu bir kez daha anlayalım.
Kitaplarını okuyalım,şiirlerini dillendirelim.
İnternet sitesini ziyaret edelim.(www.necipfazil.com)
Mekanın cennet olsun “Necip usta”...
Sağlıcakla kalın,hoşçakalın...
