Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Tekin Erdoğan
teerdmavikalem@hotmail.com
Ne Olursan Ol Gel 2
14 Aralık 2009 Pazartesi 22:03
Bir yazıya başlamak her daim olmasada çoğu zaman sancılı bir süreçtir. bu satırları yazarken bende aynı sancıların gerilimini yaşıyorum ve yazımı bitirmeden bu gerilimin biteceğide yok. Gerilim demişken aklıma geldi, biz gerilimi, gerilimli olmayı seven bir toplumuz. Her olayda galeyana gelmemiz - veya gerektiğinde - getirilmemiz oldukça kolay ve bu nesillerdir böyle. Özelliklede kutuplaşmaların tırmandırıldığı zaman ve zeminlerde kutuplar arası, gerilim çok hızlı bir biçimde, isteyenlerin emrine amade olacak düzeye ulaşıyor- ulaştırılıyor. Egemen güç odaklarının görsel iletişim teknolojileri ve bu teknolojilerin nimetlerini kullanarak, büyük kitleleri galeyana getirip istedikleri ortamı oluşturma başarıları ve verimlilikleri çok yüksektir. Tarihimiz bunun örnekleriyle dolu; din elden gidiyor, namus elden gidiyor, laiklik elden gidiyor, ekonomi elden gidiyor... şu gidiyor bu gidiyor. Aslında giden birşey yok ama biz çok istenilen bir yere gidiyoruz, götürülüyoruz. Toplumları ve karma kitleleri yönetmenin en basit ve temel felsefesi (insanlık dışı sonuçlar doğursa da); böl - parçala - yönet" tir. Bunun uygulanabilmesi için kutuplaştırma ve kutuplar arası gerilimi sürekli yükseltmek lazımdır. Sonraki adımsa planlı birtek eylemdir, bu eylem büyük yangını başlatacak olan o cılız kıvılcımı oluşturur. Yakın, uzak tarih bu tekniğin kullanıldığı örneklerle doludur ve bu teknik halen uygulanmaktadır. Ve bu teknik tarihi kanla, acıyla, göz yaşı ve insanlıktan uzaklaşmayla(tekselleşmeye yöneliş) şekillendirmiştir. Hem yerküremiz hem yurdumuzun tarihi böyle bir gelişim seyrine sahiptir. Tarihimiz hümanizmle örülü değil. Ve tarihi ele aldığımızda illa ki elimize kanımızın bulaşıyor. Hemen hiçbirimizde farklılıklara karşı hoşgörüsü yok ve atalarımızda da durum çok farklı değilmiş. Renkler, kokular, tatlar, sesler, dokular yaşamı bu kadar ihtişamlı,eşsiz ve mucize haline getiren eşsiz güzellikler. Hangimiz görememeyi, koku alamamayı, tadamamayı, duyamamayı, dokunamamayı ve konuşamamayı isteriz... Soruyorum hangimiz bunları isteriz? Hangimiz.... Bunun ne olduğunu ve nasıl olduğunu anlamak için bir dakikanızı ayırıp bu bir dakika boyunca , kendinzi herşeyden soyutlayarak, hissetmeye,anlayıp duyumsamaya çalışın. Lütfen bunu yapın. Eğer hissedebildiyseniz inaılmaz bir duyum ve deneyim olmuştur sizin için ve anlatmaya gerek yoktur. ben bunu engelleri bulunan insanlarımızı anlamanız için istemedim ama bu deneyim onları anlayabilmenizi ve nasıl hissettiklerinizi duyumsayabilmenizi sağlamıştır. İsterseniz bu süreyi daha uzun tutarak hen fiziksel hemde ruhsal olarak iyice hissedin. Bu size kalmış. Bunu neden mi yapmanızı istedim? Eğer duyumsayabildiyseniz bundan sonraki cümlelerimi gerçek anlamda anlayacaksınız aksi halde aynı yapıyla devam edeceksiniz. İnsanlık olarak içimizde barındırdığımız tüm ayrılıklar ve farklılıklar bizim doğamızı oluşturur yani renkler, kokular, sesler, tadlar, dokusalıktır yani insaniyetimizin bedenidir. Farklılıklarımız oranınında zenginizdir ve bu zenginliğe gösterdiğimiz tolerans hatta olumulu ilgimizle doğru orantılı olarak insanızdır. Ouyan ve bilgi toplumu olma aşamasındaki toplumların bizlerden daha iyi tanıdığı ve bildikleri çoğrafyadaşlarımız olan Mevlana, Yunus, Abdal, Nazım... ve diğerleriyle kendimizi kıyaslayarak ne kadar insan olabilme erdemlerine ulaşabildiğimizi, ne kadar insan olduğumuzu başkalarının söylemesine fırsat vermeden kendimiz görelim ve bu değerlerimizi öğrenmeye çalışalım, okuyarak -araştırarak. VE İÇİMİZİ, NE VE KİM OLDUKLARINA BAKMADAN, İNSAN SEVGİSİYLE DOLDURKEN BÜTÜN İNSANLIĞI BÜTÜN DOĞAYI KUCAKLAYALIM VE BARIŞALIM İNSANLA... Ve şunu bilelimki " Gördüklerimizin hepsi bir, hepsi haktan.." Ve diyebilelim geç olmadan " Ne olursan ol, gel... kucaklaşalım insan...
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
vergajen
Yorum farklı gökyüzündeki ben!!!!
eline ve kalemine sağlık. Seni de kendine ve öze giden yolculukta saygı ile selamlar çalışmaların devamını dilerim.
24 Ocak 2010 Pazar 12:18
nurullah durdi
Yorum gözlerimiz yazılarınızı arıyor
tekın bey ben bu sıteyı coktandır takıp edıorum sız katıldınıgınızdan berı sıteye ayrı bır hava kattınız. Yazılılarınızı cok yakından takıp edıorum ama baslarda bır hevesle yazıodunuız son zamanlarda yazmamaya basladınız sızdemı sıstemın esırı oldunuz saygılar....
20 Aralık 2009 Pazar 09:46
Bilal Taşdöğen
Yorum Gelebilmek
merhaba tekin yazdıkların için çok teşekkür ederim. Ülkemizin içinde bulunduğu şu ortamda çok güzel bir noktaya değinmişsin ve çok güzel özetlemişsin.... Çok doğru söylenmişsin ''Ve diyebilelim geç olmadan " Ne olursan ol, gel...'' bende şunu söylemek isterim : başlıktanda anlayacağın gibi gelebilmekte önemlidir. Nasıl mı diyeceksin? gelmek isteyen var muhakkak ancak öyle bir yerdelerki gelmek isteselerde gelebilmeyi çok az kişi başarmıştır neden mi? çünkü kendi tabularını ve düşüncelerini kendileri değil başkaları yazmıştır...
15 Aralık 2009 Salı 20:42
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR