













‘Belge sahte mi değil mi?’ tartışması yapılıyor. Genelkurmay, “Yüzde 99 sahte ama kesin inceleme sonucunu bekliyoruz” türünden açıklama yapıyor. “Sahte çıkarsa ne yapacağımızı tüm Türkiye görür” açıklaması da ekleniyor buna…
Ama sahte çıksa ne olur ki?
En fazla bir suç duyurusu yapılır. Dava açılır. Haberi yazan gazeteciye bir tazminat cezası verilir. Zaten iddia edildiği gibi bir büyük kumpas varsa, kumpasçılar için o tazminat devede kulaktır.
Gerçek ya da sahte, ne bu belgeyi hazırlayanlar ne de işlevini yapması için piyasaya sürenlere ulaşılabilir.
Diyelim ki sahte ve soruşturmanın arasına sıkıştırıldı. Ne olmuş ki?
Ergenekon operasyonu sürecinde sanıklar ve sanık avukatları ‘vahim hatalar’ yapıldığını sık sık belirttiler.
Özensiz operasyon iddiasından daha vahim iddialardan söz ediyoruz.
Belge ister gerçek ister sahte olsun; amacına ulaştı.
Devlet kurumlarının birbirine düşürülmesine yol açan bu belgede kim karlı çıktı?
Kime yaradı bu belge?
Ona bakmak gerek!
Birileri adeta, kendilerinde genetik hale gelmiş ve ülkenin geldiği noktada, artık mızrağın çuvala sığmaması pozisyonlarına giren, demokrasi, kanun, hak, nizam, adalet dışı hal ve durumlarını örtmek için ismini vermek istemediğim hareketi bir şal olarak kullanmak istiyorlar...
merak