













Bu satırlar bundan tam 1 yıl önce bu sütunlarda yazılmıştı. Dönüp baktığımda değişen bir şeyin olmadığını görüyorum. Bu satırlar hala güncelliğini koruyor. Güleriz ağlanacak halimize...
"22
Ekim 1923 Pazar günü yarın olacaklardan korkan Ali Fuat Cebesoy, Refet
Bele, Hüseyin Rauf Orbay’ın meclisteki odasında kendi aralarında
konuşuyorlardı. 3’üde yarın yapılacak olan cumhuriyet oylamalarında ne
oy kullanacaklarını tartışıyorlardı. Gergin ve sinirliydiler. Son sözü
Ali Fuat Cebesoy söyledi:
-Oylamada
ret oyu verirsek M. Kemal hepimizin kellesini uçurur. Bu yüzden biz
kabul oyu verelim ama mücadelemize de devam edelim.
Ertesi
günkü oylamada hepsi evet dediler ve Cumhuriyet rejimi oybirliği ile
kabul edildi ve Mustafa Kemal Atatürk askerden ayrılma bir insan olarak
girdiği meclis kapısından Cumhurbaşkanı olarak ayrıldı. Ama Rauf Orbay
ve arkadaşları mücadelelerine de devam ettiler. Nitekim daha sonra
hepsi İzmir’de Atatürk’e düzenlenen suikast nedeniyle istiklal
mahkemelerinde yargılanıp Atatürk’ün vefatının ardından Türkiye’yi
küçük Amerika sürecine sokan ve başımıza gelen bütün kötülüklerinin
müsebbibi olan Demokrat Parti’den milletvekili oldular. Yani 23 Ekim
1923’te kurulan cumhuriyet’e saldırılar aslında o kurulmadan önce
başlamıştı. Ama o Cumhuriyet 85 yıldır yıkılmadı içten ve dıştan bütün
saldırılara göğüs gerdi. Ne Cumhuriyetmiş beee. Bugün aslında
söylenecek az söz ve sorulması gereken sorular var. Mesela dünyada eşi
benzeri olmayan ekonomik kalkınma (bütçe 1923 sonunda 1 milyon dolarken
1924 sonunda 26 milyon dolar olması) o yıllardan sonra neden
gerçekleşmedi? O zaman Cumhurbaşkanımız olan M. Kemal “hangi medeniyet
vardır ki ecnebilerin nasihatı ve telkinleri ile yükselmiştir” derken
ve bütün politikalarını buna göre belirlerken bugün neden o kriter
senin bu kriter benim dolaşıyoruz? İnsanlar neden “en çok bugün” o
zamanki antiemperyalist mücadeleyi özlüyor? Karanlığın üstüne doğan
güneş bugün nerede, artık güneşin yerine voltajı düşük ampul mu
aydınlatacak ortalığı? Ve son soru:
-BUGÜN BAYRAM GÜNÜMÜDÜR YOKSA BAYRAMINI KUTLADIĞIMIZ CUMHURİYETİ KORUMAK ADINA MÜCADELE GÜNÜMÜDÜR?
Ülkenin
haline bakıp üzülüp, kendimi çaresiz hissettiğim zamanlarda hep okurum.
Bugün daha bir anlamlı sanırım. Bir kısmını yani bugünü en iyi anlatan
yanını yazayım.
Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün
tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her
köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve
daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar
gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu
iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle
techit edebilirler. Millet, fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş
olabilir.
Ey Türk İstikbalinin Evladı !
İşte,
bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklal ve cumhuriyetini
kurmaktır ! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur
.
DÜŞMANLARINI DEĞİL DOSTLARINI KONUŞTUĞUMUZ NİCE CUMHURİYET BAYRAMLARINA..."
