Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Arzu Şimşek
telllhim@hotmail.com
MUTLULUK KERVANI
04 Mayıs 2009 Pazartesi 11:50

 

Ne çok şey var sen yoksun diye tek başıma yaptığım. Bazen tat almadığım, bazen de tek başıma bütün bunların altından kalkabildiğim için kendime güvendiğim. Seninle sanki her şey o kadar kolaylaşacak ki, elin elime üstünlük katacak.

Günlük yaşamın anlamsızlığı bu günlerde içimde doruklara tırmanmakta. Heyecanı olmayan bir hayatın tek tesellisi bir gün hayatıma girecek olma ihtimalin.

Çok şey yapıyorum sensiz, biriktiriyorum hepsini; uzun yıllar konuşabilmek için seninle. Bütün bu kitapların ve filimlerin içinde yakaladığım anlam gibisin, daha iyi bir insan olabilmenin ışığı gibi duruvermektesin bilinmeyen bir yerde, ve bilemediğim bir kişilikte.

Evde bir çocuk olmalı mutlaka, küçücük bedeniyle mutluluk saçarken etrafa, o masum güzelliğe dalıp gitmeli insan, sonra mutlaka bir de köpek olmalı, başını okşayabileceğin; kıpır kıpır, ve de en sevdiğin meyvelerin ağaçlarını da ekmeli insan bahçesine, odanda en sevdiğin kitapların olduğu bir dolap olmalı, ruhunun en çoşkun anlarını not edebileceğin kalemin ve kağıdında…

Sensiz hayat öylesine yetersiz ki?

Bana anlatabilme ihtimalin yok; neden, neden, neden bu savaşlar diye kahrettiğim günlerde.    

Hatta kredi kartı  kullandığı için dürüst olmayan bir vatandaşın, bankadan tüketici kredisi çekerken ödemek zorunda olduğu dosya parası hakkında da bir şeyler konuşabilirdik. Bir dosyanın kırtasiyedeki fiyatı olsa olsa en yüksek 1 TL , ama bankada dosya için bunun 200 katını ödemek zorunda bırakanlara sen; mutlaka kan emici bunlar derdin, kan gurubu fark etmeyen ama; ekonomik sıkıntılarından kara geçmenin hesabını yapan; kan emiciler bunlar derdin.  

Bazen senin; klavyenin tuşları olduğunu düşünüyorum, dokundukça harflerin bir araya getirdiği bir ruh gibisin.. ellerimin altında, kendi başına bağımsız ama alfabetik..

Tabularımızın temellerine sorgulamalar da yapardık.

-İnsanın kendine tabular koyup; birde onlara itaat etmek zorunda hissetmesi ne saçmalık derdin J

-Ama bundan da saçması başkalarının koyduğu tabulara uyuyor olmamız, değil mi?

Düşündüğünde hiçbir mantıklı yanı bulunmayan bu tabular hayatımıza şekil veriyor ve nefes alma koridorlarını kapatıyor. Akvaryumda yüzen   balıklara baktığımda; onların okyanustan habersiz nasıl yaşadıklarını merak ediyorum. Bir cam fanus içinde tüm dünyaları.. bizlerde onlar misali; bir fanusun içine konulmuşuz, dünyadan bi haber; geçim derdiyle kavrulmuşuz. Başka dünyaların başka başka insanları bizim için bir hayal. Ömürleri bir köyün içinde, ya da bir evin içinde geçmiş, bitmiş kim bilir ne kadar çok insan var şu memlekette;

Dünyayı merak edenler ve bir yerden bir yere barış için yürüyenlerinse başına gelecekler belli: bir kamyoncu size tecavuz edecek; bir ormanda öldürecek…

Cinayetler.. gözü dönmüş kanlı katillerin dünyası bu dünya..

 Dünya da hiç iyi şeyler yok aslında; kötü insanların şekil verdiği; hoyratça tahrip ettiği; iyilerin korkup sığınaklarından çıkmadığı bir yer şu dünya.  

En büyük hayalimizse sermaye sahiplerinden; geçimimizi sağlayacak bir iş; bir ev; bir araba;

Hayallarimiz bundan ibaret; daha daha sonra mevkisi değişmiş bir ev; modeli yükselmiş bir araba..

 

Güneşe döneceksin yüzünü; tüm bedenini ısıtacak, sonra arkanı döneceksin, yine ısınacaksın tüm kemiklerine dek, bardağındaki sımsıcacık   çayı duyumlarken parmak uclarının yandığını hıssedeceksın, sevdiğinin bedeniymış gibi..

Sonra çalışacaksın; çok para için değil. herkezin dahil olduğu mutluluk kervanı için…

 

 

 

 

 

 

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR