













Kemal Öncel'in babası Halil İbrahim Öncel de geçmişte bir çok partiye oy verdiğini ancak hiç bir zaman Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy vermediğini ifade ederek , ''Kemal bey gelmiş evimize ben de bundan sonra oyumu Halk Partisine vereceğim. Bundan sonra oyum sizin'' dedi.
Kemal Öncel de ''Başbakanım'' diye hitap ettiği Kılıçdaroğlu'nun ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Geçmişte
yaşanan olaya ilişkin, kendisinin bir protestocu olmadığını, sadece
Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanına sorunlarını aktarmak istediğini
savunarak, ancak bunu başaramadığını kaydetti.
"Başımızın tacı ama..."
Bu arada, Kılıçdaroğlu'nun ziyareti öncesinde Kemal Öncel'in annesi Ümmü Öncel, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kalp rahatsızlığı olduğunu, o nedenle çok fazla konuşamadığını belirten anne Öncel, şunları kaydetti:
''Oğlum, Başbakanımıza mallarımızın para etmediğini, borçlarımızı ödeyemez hale geldiğimizi anlatmaya çalışmıştı. Başka hiçbir kötü niyeti yoktu. Sadece derdimizi paylaşmak istemiştik. Başbakan bizim her zaman başımızın tacı ama neden bu kadar kızdığına anlam veremedik.''
Kılıçdaroğlu'nun ziyaretinin
ise kendisini heyecanlandırdığını ifade eden anne Öncel'in konuşması
sırasında duygulandığı ve göz yaşı döktüğü görüldü.
Öte yandan,
Kılıçdaroğlu, Öncel'in evinden ayrılırken gazetecilerin Başbakan
Erdoğan'ın yarın Diyarbakır'ı ziyaret edeceği hatırlatılarak
, ''Başbakan'ın ne mesaj vermesini bekliyorsunuz'' sorusuna
''Mesaj vereceğini sanmıyorum. Bu anayasa değişikliğinde evet oyu verin
diyecektir. Yurttaşlar da evet oyu vermek istemiyorlar. Baskı
kuracaktır, bu kadar basit'' karşılığını verdi.
"AKP'de kriz çıkar"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adana ziyaretini izleyen beraberindeki gazetecilerle parti otobüsünde sohbet etti. CHP lideri, gazetecilerin 2011'de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylık süreci ve Cumhurbaşkanı'nın görev süresine ilişkin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı'nın görev süresinin 5 yıl mı 7 yıl mı olduğunun AKP içinde krize neden olabileceğini söyledi.
Başbakan Erdoğan'ın referandum sonrasında 13 Eylül sabahı, CHP'nin üs yönetimine ilişkin sözleri olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, ''Başbakan, 13 Eylül günü CHP üst yönetimini merak ediyor. Başbakan başka bir partinin iç işleriyle uğraşacağına kendi işine baksın'' dedi. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Başbakan'ın
cumhurbaşkanlığı hevesi, AKP'de büyük kriz yaratacak. Abdullah Gül'den
bir an önce kurtulma, 2012'de köşke çıkma ve yarı başkanlık modelini
uygulama hevesinde olduğu çok açık ortada. Başbakan, başka partinin iç
işleriyle uğraşacağına kendi gizli gündemini itiraf etsin ve AKP içinde
bundan sonra yaşanacak en büyük krizi çözmeye çalışsın. AKP ve AKP'li
seçmenler için yaşanabilecek en büyük kriz, kimin cumhurbaşkanı adayı
olacağıdır. Abdullah Bey'i aday gösterecek 20 milletvekili mutlaka parti
içinden çıkar. Gül, yeniden aday olursa, AKP ikiye bölünebilir.''
Sandık görevlilerine sesli mesaj
Kılıçdaroğlu,
bir başka soru üzerine referandumda sandıklara sahip çıkılmasının
önemini vurgulayarak, CHP'nin buna yönelik çalışmalar yaptığını
anlattı.
İstanbul'da sandık görevlilerinin belirlendiğini ifade eden
Kılıçdaroğlu, onlara seçimden önce 3 farklı zamanda, yapacakları
görevin önemini vurgulayan nitelikte, kendisinin sesinden hazırlanan
sesli mesajların telefonlarına gönderileceğini söyledi.
Referanduma
yönelik CHP örgütünün de hazırlıklarını sürdürdüğünü kaydeden
Kılıçdaroğlu, bu kapsamda seçim gecesi anında bilgi akışını sağlayacak,
internet bağlantılarının yapıldığını kaydetti.
Kılıçdaroğlu, CHP'nin referanduma yönelik kamuoyu yoklaması yaptırmadığını, ancak, yol haritasını belirlemek için seçmen profiline yönelik bir çalışmanın yapıldığını ve bu çalışmaya ilişkin ön raporun da sunulduğunu anlattı.
CHP lideri, Bergama'daki antik Allianoi Kaplıcaları'nın Yortanlı Baraj sularının altında kalacak olmasına tepki gösteren sanatçı Tarkan'a destek verdi.
Kılıçdaroğlu, sanatçıların bu tür konulara duyarlılığının normal olduğunu ve düşüncelerini özgürce dile getirebilmeleri gerektiğini kaydetti.
