Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Sabriye Nişancı
snisanci@haberajans.com
Medyadan Manyaklık Dersleri
30 Eylül 2009 Çarşamba 19:49

 

            Günlerdir elime kalemi alıp saatlerce bekliyorum öylece sanki ilham perilerim kayboldu. Aslında yazmak istediğim o kadar çok şey var ki. Aklımda biriktirdiğim kalbimde topladığım onlarca kelime, onlarca yazı dizisi ama bir türlü iki kelimeyi bir araya getirip yazamıyorum.

            Peki neden;

            Çünkü

            Artık evde olduğum için, kafamı oyalayacak, zihnimi meşgul edecek bir obje var karşımda. TELEVİZYON.

            Sabahları gözümü açıyorum. Bir sürü kanalda insanların birbirlerinin hayatlarına karıştığı magazin programları var, bizlerde o aletin karşına oturup kim ne yapmış diye merak içinde onları izliyoruz. Sonra başka kanallarda bir çeşit reality tartışma programları.

            Kaybolan çocuklar, suçlanan aileler, gözyaşları içinde anneler ve bu anneyi suçlayan yabancı insanlar. Hem çocuğunu kaybetmenin acısını çeken hem de kendini milyonlarca insan karşında savunmak zorunda kalan kadınlar.

            Birde bence bu tür programlar bu işi yapan insanlara yani çocuk kaçıran bundan para kazanan ve bundan zevk alan insanlara yeni yöntemler gösterme programları.

            Düşünüyorum da bu ülkede aslında manyak olmak, katil olmak, hırsız olmak, insanları öldürmek, çocukları kaçırmak, onlara zarar vermek o kadar kolay ki. Televizyonda bangır, bangır bağırıyorlar kaçırdığınız çocukları geri getirin serbest kalın diye. Bundan cesaret alan başka insanlar yüzünden daha kim bilir daha nice çocuklar zarar görecek, daha nice çocuklar organları için çalınacak, daha nice aileler zarar görecek.

            Bu ülkede katil olmak çok basit.Çünkü artık Televizyon var, İnsanların ne yaptığı bir cinayeti nasıl işlediği ayan beyan ortada. İşlenen bir cinayet, bir genç kızın kafası nasıl kesilir bütün ayrıntıları ile gösteriliyor insanlara ve o cinayetin zanlısı olan adam karşısındaki genç kızın kafasını kesen sakallı adam bütün medyada bütün insanlara çocuk olarak lanse ediliyor. Ve çocuk deyince yüreği zaten yufka olan insanlarımızın acıma duyguları kabarıveriyor.

            Sonra kaçırılan çocuklar, televizyon ve her sabah çıkan Müge Anlı’nın sunduğu tartışma programı. Ben şahsen inanılmaz kızıyorum o programa, tamam aileleri uyarıyor da ama madalyonun öteki tarafını da düşünüp hareket etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bu tarz programlar sayesinde çocukları kaçırmak onlara zara vermek o kadar da zor değil.

            İnsanlar öyle bir seviyeye geldiler ki. Para kazanmak için, kendi zevklerini tatmin etmek için yapmayacakları, yapamayacakları hiçbir şey yok ve bu tarz programları izleyip başkaları yapabiliyorsa bende yapabilirim mantığıyla hareket edip belki en yakınındaki insanlara bile zarar veriyorlar, gidip başka bir çocuğa zarar veriyorlar. Yani anlıyoruz ki bu ülkede manyaklık ta sapıklıkta, çok kolay.

            Sonra yine medya organları sayesinde o kadar farklı şeylerle karşılaşıyoruz ki. Beş dakikada gördüğü evi arabası var mı diye sorup öğrendikten sonra evlenen insanları tanıştıran evlenme programları. Aldatanlar, genç kızlarla beraber olan evli erkekler, para özentisini tavana vurduracak ve para kazanmak için her yolun mubah olduğunu gösteren, mafyalığın ve silah kullanmanın kendine güç vereceğini gösteren   diziler. Her şey hepsi henüz çok genç ve taze beyinlerin karıştırılmasından yana.

            Ben şahsen ekranda gördüğüm her şeyi reklamlardan, dizilere, sabah programlarından, haberlere kadar hepsinde rahatsızlık duyuyorum ve kınıyorum. Bence bütün programların tekrar düzenlenmesi, sırf para kaygısıyla değil, toplumsal rahatlığı da düşünülerek tekrar tasarlanması gerekir. Teknoloji tabii ki her zaman iyi bir şey.Bende sürekli kendimi yenilemenin en büyük etkisi olduğunu düşünüyorum ama teknolojiyi iyi değerlendirmek gerek bana göre.

            Ben yine konudan konuya atladım sanırım. Ama aklımda biriktirdiklerim o kadar karışık bir hal almıştı ki artık. Sanırım ilham perilerim yavaş, yavaş geri gelmeye başlıyorlar. Umarım bu kez bu kadar özletmezler kendilerini. Bunun için sanırım benim medyadan biraz uzak durmam lazım. Sevgiyle…

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Nihat KURU
Yorum Yazılarınız çok arı
Sabriye Hanım ; Yazılarınızın bir kısmını beğeniyle okudum.Gerçekten çok yalın ve net ifa- deleriniz var. Hanımca duygularınızı " Nişancı " edasıyla yazıya döktünüz. Yazı haya- nında başarılar dilerim. Saygılarımla
04 Ekim 2009 Pazar 20:50
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR