













Günlerdir tartışıp duruyoruz!!!.
“Mayın”lı araziler ne olacak?
Mayınları kim temizleyecek?
Temizlenen arazilerde işletim hakkı kime ve kaç paraya gidecek?
İhaleyi alanlar ne kadar süre işletecekler vs.vs.vs..
Sorular uzayıp gidiyor!daha çok soru var ama;işin özeti yukarıdaki satırlardaki sorularda...
Hükümet bu işlerle uğraşırken,muhalefet,muhalefetliğini gösterdi...
Adeta Hükümet’e ipe un serdirdiler.
Hükümet’in çok önem verdiği bir konuydu,”mayın”lı arazilerin temizliği ve işletimi.Ancak 49 yıllık bir kullanma süresi muhalefeti, özellikle CH.P ve M.H.P’nin başını çektiği miletvekilleri tarafından çok ağır,ifadeler kullanarak,adeta hızlarını kesti,AKP’li Hükümet'in.
Ne var ki,Meclis’te ki salt çoğunluk avantajını kullanarak,istediği gibi olmasa bile ona yakın sayılabilecek bir durumda,tasarı Meclis’ten geçti.
Fırtınalar kopan bunca patırtıdan sonra ne değişti?
İktidar bir adımda yapacaklarını üç adım da yapacak!!!.
Aslında ilk ihaleyi alma görevi askere verildi,asker mayınlı arazileri temizleyecek,böylece döviz yurtta kalacak,eğer teknik teçhizatları yoksa da NATO bünyesinde(kiralama yöntemiyle) bunları halledebilirler.
Böylece Ulusal güvenlik sorunu ilk etapta ortadan kalkacak.
Eğer süreç olumlu seyrederse,Türkiye’nin GAP’tan sonra,Konya ovasını saymazsak,en büyük kazanımlardan biri olacak bu topraklar,hem ülkeye hem bölge insanına...
Biz bu arazileri kendimiz temizleyip,kullanıma verebilirsek,bu tasarı amacına ulaşmış olur.
Yoksa yabancılara havale edilen,ve en önemlisi 49 yıllık bir zaman diliminde elimizde olmayacak olan o topraklar,küresel iklim değişiklikleri ve Ortadoğu’da ki belirsizliğin had safhada olduğu ve olacağıda öngörülen on yıllarda kıymeti daha bir artacaktır.
Bu tip güvenliğimizi ilgilendiren konularda Hükümet’in daha temkinli hareket etmesini bekliyoruz.
Çıkarılıcak olan kanun veya tasarıların iki kere değil,belki kırk kere düşünülüp kamuoyuna,öylece sunulmasını beklemek en tabii hakkımızdır.
Bu ülke bizim,başka gidecek yerimiz yok....
Sağlıcakla kalın,hoşçakalın.....
