













AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli şöyle demiş : 'Bizim yaptığımız kiralamadır. Yıllardan beri yabancılara gayrimenkul satışı yapılıyor. Bunlar arasında İsrailliler de vardır, Yahudiler de Amerikalılar da vardır. Sizin bu milletin silahlı kuvvetlerine inancınız yok mu?'
Hımmm ne güzel bir itiraf demekkiii İsraillilere , Yahudilere ve Amerikalılara gayrimenkul sattık.
İnancımız sorgulanıyor:
Peki kendisinin silahlı kuvvetlerine inancı varsa: mayın tarlasını neden silahlı kuvvetlere temizletmiyor.
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, "İzak mı çalışacak? Orada Ahmet, Mehmet çalışacak.." demeside ayrı bir komedi.
44 yıl sonra bizler olmayacağız ama hudutlarımızda bu yasa ile : orada annelerini alıp gitmiş çiftçi Ahmet , Mehmet değil Yahudi yerleşim kolonisi olacaktır.
Ekonomik fasişme karşı olup yabancı sermaye kucak açmış hükümetimizin İsrail i Davos ta görmekten hoşlanmayıp da Misaki Milli sınırlarımıza dayanması gerektiğini savunması çok manidar bir durumdur..
1- Silahlı kuvvetleri : ben bu mayınları temizlerim demelidir
2- Tarım Bakanlığı: ben burada Ahmet ve Mehmet i çalıştırarak organik tarım yapabilirim demelidir.
Pirinç olmayınca bulgur yemeği tavsiye eden tarım bakanı da sanırım bu işin altından kalkabilecek yetenekte değil. İthal etmek varken J
Üstelik hazırlanan yasanın bir çok açıdan eleştiriye açık olduğu görülmekte.. ve şuan tartışmalar sonucu ortaya çıkan tavsiyelerde demek ki göz önüne alınmamış. Örneğin arazilerin silahlı kuvvetlerimizce temizlenmesi, arazilerin toprak reformunun pilot bölgesi gibi kabul edilip yoksul ve topraksız halka verilmesi, yada kooperatif kurularak Ülke ziraat mühendislerinin çalışmaları doğrultusunda tarım yapılması gibi konular ..
Üstelik üniversitelerin bu konuda ki herhangi bir çalışması olabilir mi? sanırım bu da hiç akıllara gelmemiş. Demektir ki niyet bellidir: toprakların İsrail e kiralanması..
Ve bu ülke bu şekilde devam ettiği müddetçe, üretimden hep uzak olacaktır, araba üretilemeyecek, şeker üretilemeyecek, organik tarım yapılamayacak, petrol çıkartılamayacak, maden işletilemeyecek kısacası hiçbir şey yapılamayacak ama bolca tüketen bir ülke haline
gelmek kaçınılmaz bir son olacaktır.
Yasa çıkmadan önce bu yasa ile ilgili olarak silahlı kuvvetlerin görüşü alınmış mıdır, tarım bakanlığının görüşü ne yöndedir, bölge vatandaşlarını temsilen bir gurup oluşturulup sosyal ve ekonomik görüşleri alınmışmıdır, bölge valisinin görüşleri ne yöndedir, üniversiteler bu konuda çalışma yapmış mıdır? iç ve dış işleri bakanlıkları ne düşünmektedir?
Hiçbirşeyin açık olmadığı ve her şeyin şüphe uyandırdığı bu ortamda biz ne yapacağız?
1- Boyun eğip uyumaya devam edeceğiz…
2- Boyun eğip uymaya devam edeceğiz(!)
Ve şebnem ferah ın şarkısında söylediği gibiii:
‘’
Mayın tarlasında dolaşıp durmuşum aşk sanıp da
Herkes arkamdan bağırmış, kimseyi duymamışım’’
yazmak akıl ister