













Annecim beni arıyorsun değil mi?
Oysa ben nerelerdeyim annecim, nerede olduğumu bile bilmiyorum, sadece çok kötü olduğumu biliyorum anne. Canım yanıyor anne, senin o sevmeye bile kıyamadığın küçük bebeğinin çok canı acıyor, seni arıyorum yanımda, yakınım da sen de yoksun.
Ben kapımızın önünde oynarken kocaman bir adam beni buraya getirdi anne. Sana bağırmak istedim ama ağzımı öyle sıkı kapatmıştı ki bağıramadım bile. Sonra beni buraya getirdi, sonra öyle çok canımı acıttı ki anne. O kocaman elleri üstümde gezinirken ben çok ağladım, “Bırakın beni” dedim. “Annem merak eder” dedim dinlemedi. Adam benim canımı çok acıttı anne. Sonra da boğazımı sıktı, öyle çok sıktı ki, nefesim kesildi annecim, artık nefes almadığımı gördüğünde yüzü gülerek ayrıldı yanımdan. Beni öldürdüğünü sandı ve mutlu, mutlu gitti yanımdan annecim.
Ama ben ölmedim anne, hala nefes alıyorum, hala ağlıyorum ve hala canım acıyor, o minicik vücudumun her yanı acıyor, alev, alev yanıyor anne. Korkuyorum anne.
Annecim, çok üşüyorum, ellerim buz gibi, ama yüreğim kanıyor, kimse duyamıyor beni. Karanlık bir köşeye attılar, önce masumiyetimi çaldılar, sonrada kirlettikleri bedenimden kurtulmak istediler.
Annecim, çok korkuyorum, öyle yalnızım ki ve öyle kirliyim ki anne. Biliyorum annecim, hissediyorum sende beni arıyorsun, çığlıklarını, içinin yanışını hissediyorum, “Kızım, evladım” diye bağırışların kulaklarımda çınlıyor.
Annecim bilsen, nasıl canımı yaktıklarını, o minicik bedenimi nasıl hoyratça parçaladılar anne, beni nasıl korkuttular.
Annecin, ölüyorum, artık son nefeslerimi veriyorum, dünyaya verdiğim gülücükler yarım kaldı anne, benimle ilgili kurduğun hayaller yarım kaldı, Daha minicik bir bebekken ne olduğunu anlayamadığım canavarlar hayatımı, gülüşümü, masumiyeti çaldı anne.
Ne istediler annecim benden, neden benim hayatımı çaldılar. Benim o minicik bedenimi acıttıklarında, benim masumiyetimi çaldıklarında ne geçti ellerine anne. Beni öldürdükleri için, benim masumiyetimi çaldıkları için bundan sonra mutlu mu yaşayacaklar, huzurlumu uyuyacaklar anne.
Bir adam, daha hayatına bile başlamamış, daha gözleri bile açılmamış bir bebeğin bedeninden ne ister anne, burada soğukta son nefesimi verirken bunları düşünüyorum anne, Burada kesilen nefesimle, soğukta üşürken, yitip giden hayatım ve masumiyetim için ağlarken, senin hıçkırıklarını, kendi hıçkırıklarıma karıştırırken. ÖLÜRKEN bunları düşünüyorum anne.
Ölüyorum annecim, sana son bir kez bakmak isterdim, sana o kötü adamları şikâyet etmek isterdim, bana yaptıkları kötülükleri anlatmak isterdim, sana sokulup acılarımı dindirebilmeni isterdim. Ölüyorum annecim, masumiyetimi ve hayatımı çalan insanlarında bana yaşattıkları acıların bin katıyla ölmesini bekliyorum…