













Bugün Pazar. Bugün her şeyi unutasım var. Kaldı ki unutmak içinde epey sebebimiz var. Her gün aynı konular televizyonlarda, gazetelerde, internette, muhabbette ağızlarda… Kimse insanlıktan konuşmuyor artık. Mevlana’ların, Yunus Emre’lerin terbiyesinden gelenler, yani bizler, yani hoşgörüyü kendine şiar edinmiş Anadolu insanı böyle yaparsa insanlığın hali nice olur? Pazar yazısı bu. Her pazar olduğu gibi yine az konuşayım…
Ben gelmedim kavga için
Benim davam sevgi için
Dostum evi gönüllerdedir
Gönül yapmaya geldim…
Yunus Emre der hoca
Gerekirse var git hacca
Hepsinden daha yüce
Bir gönüle girmektir…
Yunus Emre
* * *
“Aynı dili konuşmak, akrabalık ve bağlılıktır.
İnsan, yabancılarla kalırsa mahpusa benzer.
Nice Hintli, nice Türk vardır ki dildeştirler (aynı dili konuşurlar).
Nice iki Türk de vardır ki birbirine yabancı gibidirler.
Şu halde "mahremlik (yakınlık) dili" bambaşka bir dildir.
Gönüldaşlık dil birliğinden daha iyidir.
Gönülden sözsüz, işaretsiz, yazısız yüz binlerce tercüman zuhur eder.”
“Ey özden habersiz gafil!
Sen hala kabukla öğünüyorsun!”
Mevlana Celaleddin-i Rumi
* * *
“Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, dişler kenetli ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim!
Kapansın el kapıları bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim!
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim!”
Nazım Hikmet Ran
Bu ülkede herşeyin bizim olduğunu, herşeyin biz olduğunu anladığımız gün bütün meseleler çözülmüş demektir.
İYİ PAZARLAR
