Yılmaz Özdil
yozdil@hurriyet.com.tr
Maden’iyet dediğin tek dişi kalmış canavar
14 Ekim 2010 Perşembe 10:09
Sene 1985...
Alman gazeteci Günter Wallraff, babaçko bıyık bırakmış, siyah peruğun
üstüne kasket takmış, Ali Levent Sığırlıoğlu diye sahte kimlik çıkarıp,
Türk kılığına girmiş ve “En Alttakiler”i yazmıştı.
*
Hem Türkiye’yi, hem Almanya’yı sarsmış, duygusal olarak
silkelemişti o kitap... Çünkü, ekmek kavgası için acı vatanın yolunu
tutan Türklerin nasıl haksızlıklara uğradığını, ırkçılar tarafından
nasıl aşağılandığını, hor görüldüğünü, modern köle gibi en pis işlere
sürüldüğünü, bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştu. Dehşete kapılmış,
kahrolmuştuk.
Tokat gibiydi adeta.
*
Mustafa da tokat yemiş
gibi olmuştu “En Alttakiler”i okuduğunda... Zonguldak’ta madenciydi
aslında, kader’ine razı olmamış, trene atlamış, gurbet ellere,
Almanya’ya gelmişti. Ve, bizim o kitabı okurken bile gözyaşlarımızı
tutamadığımız insanlık dışı muamelelere bire bir maruz kalmıştı.
*
Oralarda
aşağılandıkları, buralarda “kafasına tüy takmış” karikatürize tiplerle
alay konusu edildikleri günlerdi... “Zaten kendi vatanımızda bile köle
gibiyiz, burada köle olmuşuz çok mu” diye düşündü, doğduğu değil,
doyduğu yeri vatan belledi, namusuyla çalıştı, çabaladı.
*
Almanya,
o kitaptaki Almanya’ydı ama, o kitaptaki Almanlardan ibaret değildi...
Her ülkede var olan şerefsizler orada da vardı elbette ama, fırsat
eşitliğine inanan adaletli insan evlatları çoğunluktaydı.
*
Evladı doğdu bu arada Mustafa’nın...
Oğlu oldu.
*
Fırsat eşitliği sağlayan, yeteneğe imkân tanıyan Alman sistemi devreye girdi, Mustafa’nın oğlunu öz be öz kucakladı...
“Türk bu, ayıralım” demediler.
“Made in Germany” diye baktılar ona.
*
Netice?
*
“En Alttaki”nin oğlu...
“En üst”e çıktı!
*
Alman milli takımının beyni.
Real Madrid’de oynuyor.
*
Evet, Mesut o...
Zonguldaklı madencinin oğlu.
*
Kader’se bu...
Kadere
bakın ki, Alman milli takımını sırtlayan Zonguldaklı madencinin oğlu
Mesut gibi, Türk futbol tarihinin en büyük başarısını kazanan takımın
beyni, Yıldıray Baştürk de, ekmek ve fırsat eşitliği için Almanya’ya
giden Zonguldaklı bir başka madenci babanın oğlu.
*
Bakın,
Şili’deki madencileri Almanya’da taaa 1963 senesinde uygulanan yöntemle,
69 gün sonra hayata döndürüyorlar... Zonguldak’taki iki madencimizin
ise, 151 gündür cesedini bile çıkaramadık... “Canlı” yayınları izlerken
yazıyorum bu satırları...
*
İyi ki göç etmiş Mesut’un babası, iyi
ki göç etmiş Yıldıray’ın babası... Göç etmeselerdi, bırak en alttaki
“iki evladımız”ın en üste çıkmasını, muhtemelen, çaresizlikle baba
mesleğini seçip, göç’ük altında kalacaklar ve şu anda Zonguldak’ta yerin
dibinde çıkarılmayı bekleyen “iki ceset” olacaklardı.
*
İnsan var, yetenek var...
Un var, şeker var, kara kara, anca cenaze helvası karabiliyoruz çünkü!
*
Ve, sene 2010...
Günter Wallraff’ın badem bıyık bırakıp, kafaya takke takarak, bi kitap daha yazması lazım.
*
Orası acı vatan hikâye artık.
Burası acıklı vatandır.
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...