













Küresel ekonomik kriz dünyada liberalizme bel bağlayan insanlar için hayal kırıklığı yarattı. 1929 ekonomik buhranından sonra ilk defa dünyanın her ekonomisini bu denli çıkmaza sokan bir küresel kriz var dünyada. Bunun nedeni dünyanın her tarafındaki ekonomik sistemleri, liberal düşünceye sahip olan insanların yönetmesi. Çünkü liberal sistem kendi zaafları yüzünden bu krizi yaşıyor. Elde ettikleri akarları, özellikle son dönemde, gayrimenkul yatırımında kullandılar. Devletin ekonomik müdahalelerde bulunmasını istemeyen şirketler, kişiler devlet hastanesinin acilinde müdahale bekliyor, devlet baba yetişsin diye yalvarıyorlar. Batı ekonomisinde, devletler bir bir kendi bankalarına mali yardım ve kredi garantisi sağlıyor. Yani liberal olanlar artık yavaş yavaş Marxist olmaya başlıyorlar. Kapitalizmin sonunun kendi zaafları yüzünden geleceğini ve bu sondan sonra başlayanın sosyalizm olacağını Marx zaten söylemişti. Bunu o zaman göremeyen,görmeyen, görmek istemeyen aşırı liberaller bile Keynezden vazgeçip Marxın yolunu tutmaya başladılar. Bu yolun sonu güzel. Kapitalizm vazgeçilmezdir diyenler “Kapitalizm çıkarcılık, çıkarcılık rekabet, rekabette yaşamak için öldürmek demektir.” demeye başlayacaklar.Bu yolun sonu göründü dostlar. Güçlünün zayıfı ezdiği, altta kalanın canının çıktığı, rekabetin her şey olduğu, onurun, gururun, haysiyetin yerini paranın aldığı günlerin sonu geldi. İnsanlığın topluma yeteneği kadar verip, ihtiyacı kadar aldığı günler geliyor artık. Yıllardır dinlediğimiz şarkıları artık söylemeye başlıyoruz. Bu kriz gelişmiş batılı ülkelerde daha uzun sürecek ama, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde daha kısa ve daha farklı son bulacak. Ne dersiniz dünya yine bir devrim fırtınası yaşar mı? Son söz yine Marx’tan olsun.
“Gün gelecek insanlık onuru sınıfsız toplumu, toplumsal kalkınmayı ve insanca yaşamayı hedef alacaktır. Bu onur, birilerinin sefasına karşılık diğerlerinin açlıktan ölmesine göz yummayacaktır.”
