













Yürümek bir yanımız karamsar akşamların ıssız karanlığında…Ve geceler sığmazken avuç içlerimizin yoksul çocukluğuna, yürüyoruz sessiz ve sitemsizce umutlarımıza.
Yürüyoruz bir akşam üstünün muhteşem kızıl batışında…Bir yanda dünyanin dünya olmaktan çıkmış ekolojik bozukları, diğer yanda teknolojik gelişmelerin boyutlandırdığı bir doyumsuzlukla yürüyoruz. Hayallerimizin sınırsızlığı zannettiğimiz, sınırlarına yürüyoruz. El ele, omuz omuza yürüyemiyoruz ne yazik. Bireyci, güven duygularımız sarsılmış, süpheci yürüyoruz. Kime selam versek arkamızdan vurmuş, kime “seni seviyorum” desek sözcükler dönmüş kendine, kendimize ve duygularımızın en derin zerrelerine vurmuş ya o akşam üstü sahilin kimsesiz çığlığıyla. Ne yazık kı yalnız yürüyoruz. İç irademizi irdelemeden yürüyoruz. Ve günler, yıllar bize inat hızla akıp giderken, zamana yorgun sitem ediyoruz. Akıp giden zaman mı, yaşamımızın yaşanamayan eksik gülücükleri mi bilmeden yürüyoruz. Neyse ki gücümüz hala var yürümeye, ne kadar yorgun düşse de düşlerimizin beyaz gelinliği kendi karamsarlığına.
Bir sabah güne yeni başlarken yürüyoruz. Gelecek, gelecek mi gelmeyecek mi bilmeden her umudu geleceğe havale ederek yürüyoruz. Kahkahalarımızın ardına gizleniyor çoğu kez hüzünlerimizin yalnızlığı. Ve en kötüsü yalnızlıkların ardına sığınarak yürüyoruz. Ses tınısı bile evrende yok olmadan yol alırken, yaşanan en yıpratıcı anları yok saydığımızı zannederek, yarınlara tebessüm etmeye çalışarak yürüyoruz . Oysa yarınlarda, kökünü tam temizlenmeden, beslemeden büyütmeye çalışacağımız fidenin gelişmeyeceğini biliyoruz. Biliyoruz bahar sabahlarının sadece bir bayram sevinci olmadığını eşiklerde.
Öyleyse bir selam verelim mi artık kendimize, yüreğimize
Ve sonra tüm sevenlerimize, sevdiklerimize
Verelim verelim, bir selam verelim…
Kuşlar sonbahar şarkılarını şimdilik tamamladılar. Ama sonra gökyüzünün buruk maviliğinde tekrar düşecekler yollara. Bizlerse gözlerimiz ufukta ve olduğumuz yerde sayarak, derinden gelen bir umut kırıklığı ezgisiyle yaşlı kirpiklerle bakacağız yıldızlara. Öyleyse hadi. Bu gece sadece bakmayalım inanarak ve sorgulayarak bir selam verelim kendimize, yüreğimize...
Çünkü göçmen kuşlar sonbahar şarkılarını çoktan tamamladılar…
