Uzun yıllar dünya ekonomisine Çin-ABD ekseni yön verdi. Çin üretirken ABD toplumu tüketti. Ancak geride kalan Mali krizle beraber bu durumda da bir değişiklik yaşanması bekleniyor. Ekonomistler küresel ekonominin eksenin
ABD-Çin'den Çin-Almanya'ya doğru kayma süreci içinde bulunduğuna dikkat çekiyor.
Çin ve Almanya son aylarda ekonomisinden iyi haberlerin geldiği iki ülke. Çin krizden önceki ekonomik gücüne tekrar kavuşurken Alman ekonomisi krizden beklenenden daha önce çıkmanın önemli sinyallerini veriyor. Uzmanlar bu gelişmenin iki ülke arasındaki ekonomik yakınlaşma ile yakından ilişkisi olduğunu belirtiyor. Bild gazetesine göre Çin Almanya'ya her yık 65 milyar Euro'luk ürün satıyor. Bu rakamla Çin Almanya için en önemli tedarikçi ülke konumuna yükseldi. Geçen yıllarda dünya ihracat birinciliği konumunu Almanya'dan kapan Çin ise Alman ihracatının motoru konumunda. Ekonomisi ihracata dayalı olan Almanya için en önemli ihraç bölgesi halen AB ülkeleri olmakla beraber, kriz öncesine kıyasla Çin'in önemi arttı. AB ülkelerinin Alman ihracatında azalan yüzde 2,5'lik oranı Çin dolduruyor. İki ülke arasında krizden sonra en ciddi ihracat artışının yaşandığı sektörlerin başında otomotiv sektörü geliyor. Almanya'dan Çin'e ihraç edilen arabalarda yüzde 170 oranında artış gerçekleşti. VW Yönetim Kurulu Başkanı Martin Winterkorn kendileri için Alman ve Çin pazarının aynı önemde iki pazar olduğunu belirtti.
Hızlı kalkınma yaşayan Çin'in bu kalkınmanın devamı için makine ve belli ürünlere ihtiyacı var. Almanya ise gerekli olan bu makine ve ürünleri üreten en önemli ülke konumunda bulunuyor. Spiegel Online haber sitesine açıklamalarda bulunan Unicredit'den iktisatçı Alexander Koch, "İhracat yapan şirketler bir çok alanda dengeleri belirgin bir şekilde değiştiğini söylüyor." dedi.
ÇİN Almanya'YA SADECE OyunCAK İHRAÇ EDEN ÜLKE DEĞİL
Bu yılın sonuna kadar ekonomisi yüzde 11 oranında artması beklenen Çin'den Almanya'ya artık sadece Oyuncak ve tekstil ihracatı yapılmıyor. Alman Sanayici ve Odalar Birliği'nin verilerine göre ağırlık bilgisayar ve dizüstü bilgisayar gibi elektronik ürünlere kayıyor. Diğer taraftan Çin ekonomisinin durgunluk yaşayan Japon ekonomisini yıl sonuna kadar geride bırakarak dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olması bekleniyor. Çin'in dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD'yi ise 2025 yılında geçeceği tahmin ediliyor.
ÇİN 2 BİN FABRİKAYI KAPATIYOR
Uluslararası Enerji Ajansı'nın verilerine göre geçen yıl Çin enerji tüketiminde ABD'yi geride bırakarak en çok enerji tüketen ülke konumuna yükseldi. Çin için bu hızlı kalkınmanın bedeli de var. Çevre kirliliği ve enerji tüketiminden gelişmiş sanayi ülke ekonomilerinin çok gerisinde olan Çin enerji verimliğini artırmanın üzerinde ciddi duruyor. Bunun en önemli göstergelerinden biri, Çin'in gerekli enerji verimliliğini sağlayamadıklarından dolayı binlerce fabrikanın işletme iznini iptal etme kararı alması oluşturuyor. Çin yönetimi ağrılıklı olarak çimento, demir-çelik ve alüminyum sektörleri olmak üzere iki binden fazla fabrikayı eylülün sonuna kadar kapatacak 1,5 milyarlık nüfusa sahip Çin için diğer bir sorun ise gelir dağılımındaki dengesizlik ve kalkınmada yaşanan bölgesel farklılıklar. ABD'den sonra en çok milyarderin yaşadığı Çin'de 150 milyon insan BM'nin belirlediği açlık sınırının altında yaşıyor. Her ne kadar dünya ekonomisinde liderliğe oynasa da Çin halen gelişmekte olan bir ülke.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR