Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Özcan Öztürk
imgevi@gmail.com
Sözünün Eri
19 Nisan 2012 Perşembe 10:48

Güzel söz söyleme sanatını iyi kullanan insanlar kimlerdir? Liderler, öğreticiler, pazarlamacılar ve son moda söylemle kanaat önderleri…

 

İnandıkları, gönül verdikleri bir amaca ulaşmak için basamak olarak kullananlar da güzel sözler söyler.   Biz buna yalan söylemek, söyleyene de yalancı deriz.

 

Günümüzde yalan haber yapmak… Sansürlemek,,. Ötekileştirmek kadar sıkça kullanılan kavramlar ile çok sık karşılaşıyoruz. İç içeyiz bu masum olmayan yalanlarla.

 

Kim masum olduğunu söyleye bilir ki? Olduğunu sanmıyorum! Bir işi yaptırmak istiyorsam o insana ya da insanlara inanacağı yalanlar söylerim. Vaat vermek kadar zevkli bir şey yoktur. İnsanların ağzına bir parça bal sürmek çok eğlenceli. Gerçi bal da pahalı, onun yerine mısır şurubu. Arısız bal üretmek. Tam düşündüğüm gibi. Asalak gibi yaşamak. Onların duymaktan hoşlandığı ve hatta kendisi bile söylediği yalana inanmışları çok gördüm.

 

Balkondan şöyle süzerim kalabalığı. Padişahım, saraylarda yaşamak en büyük düşümdü. Gerçekleşti. Bu toplum ne istiyor biliyorum. Ey benim sevgili kullarım, işçim, memurum, emeklim, çiftçim, köylüm, öğrencilerimiz, analarımız, babalarımız, atalarımız…

 

Önceleri sınıf başkanlığıyla başladım bu maceraya. Sınıf başkanı olmak için ne taklalar atmıştım. Amcamdan elli lira borç aldım. O elli lira ile çikolata,  meyveli gazoz ve sakızı seçimden önce sınıf arkadaşlarıma kantinde ısmarlamıştım.   Seçim sarhoşuydum. İlk balkon konuşmamı oracıkta yapmıştım. Ertesi gün sınıfta para topladım. Yüz lira neymiş komşumuz Hayrinüsha teyzeye çok hasta ve ona ilaç yardımı adı altında topladığım para…

 

Önce amcama olan elli lira borcumu ödedim. Kalan elli lira ile bana muhalif olan rakiplerime sıkıntılı günlerinde kullanmak üzere sakladım. Sonraki seçimde tek başıma yine sınıf başkanı seçildim. Her seçimde amcama daha çok borçlanıyor ve sınıftan bağış adı altında mescit onarımı, yardıma muhtaç öğrencilere kitap bağışı, kermeslerde satılmak üzere topladığım her türlü eşyayı para karşılığında satarak vizyonumu genişlettim.

 

Baktım ki siyasette iyi para var; siyasete atıldım. Önce mahalle muhtarlığında azalık. Muhtarlık, ilçe delegesi, ilçe gençlik kolları başkan yardımcılığı, ilçe başkanı… İktidarda güçlü olan hangi partiyse oradan aday oldum. Hiç pişman olmadım. Söz veriyordum ama yerine ne zaman getirirsem. Unutkan bir yapımız var. Son araştırmalara göre bir olayı insanlar ancak yirmi gün hafızalarında barındırabiliyormuş. Şu ana kadar benim hafızamın ne kadar kuvvetli olduğunu okumuş oldunuz.

 

İşte o günlerden bugünlerime gelişimin kısa öyküsü. Sözünün eri olmak gerek, kendime verdiğim sözleri hep tutmuşumdur. Pardon size bir yerden tanıyorum ama… Sözlüm mü?

 

Minimal Öykü

 

Kare

 

- Fotoğraf sanatçılarına hayranım; her anı ölümsüzleştiriyorlar.

 

- Evet, beni yaşarken öldürdüler…

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR