













2008 Yılının 3.Çeyreğinden itibaren baş gösteren ve 2009 yılında zirvelere çıkan ekonomik kriz yerini yavaş yavaş istikrara ve büyümeye bıraktı. 12 Eylül Referandumundan Hükümetin istediği sonucun çıkması ile de borsa rekorlar kırarken, hemen peşinden açıklanan 2. çeyrek büyüme rakamlarının beklentilerin 2 puan üzerinde çıkması artık ekonomik krizin ülkemiz için sona erdiğini söylememizin önünde hiçbir engel bırakmadı. Piyasalarda ağırlıklı beklenti büyümenin yüzde 8.5’larda olacağı yönündeydi. Ancak Hükümetin beklentisi ise ikinci çeyrekte de çift haneli büyüme yakalanabileceği idi. Bilindiği gibi Türkiye yılın ilk çeyreğinde ise yüzde 11.7 büyümüştü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde yüzde 10,3 büyüdüğünü açıkladı. 6 aylık dönemde ise büyüme yüzde 11 olarak hesaplandı.Bu Büyüme rakamları ile dünyada en çok büyüyen ülkeler sıralamasında başı çekmektedir. Ekonomi Analistlerinin beklentileri de yüzde 8-9 aralığında değişiyordu.
Ancak Açıklanan işsizlik rakamları ise her geçen ay düşmekle birlikte hala ciddi bir sıkıntı teşkil etmekte. 2009 Haziran ayında %13 olan işsizlik rakamı 2010 yılının aynı ayında %10,5’e kadar düşmüştür. İşsizliğin Temmuz ve Ağustos aylarında tek haneli (9-9,9) rakamlara inmesi beklense de Eylül Ayından itibaren yeniden çift haneli rakamlara çıkacağını düşünüyorum.
Bir başka sıkıntımız da cari açık; Cari açık hızla büyüyor: Haziran ayında cari açık 3.4 milyar ile beklentilerden kötü gerçekleşti. Ekonomideki hızlı toparlanmanın cari açıkta hızlı genişlemeye sebep olduğunu görüyoruz. 12-aylık kümüle rakamlara baktığımızda ise cari açığın önceki 27.3 milyar dolar seviyesinden; 30.3 milyar dolara yükseldiğini görüyoruz. Yılsonu için öngörüler 30-35 milyar dolar seviyesindeydi. Son gelen rakamlar, yılsonunda cari açığın beklentileri hızlı şekilde aşacağını 40 milyar sevilerinin üstünde olacağını gösteriyor.
Muhabbetle Kalın…
