













Edinilen bilgiye göre, Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği polisleri, hırsızlıktan çok sayıda kaydı bulunduğu ileri sürülen ve hırsızları yönlendirdiği iddia edilen Gülseren K. ve eşi Müjdat Abbas K.'yı takibe aldı.
Yaklaşık 5 ay süren teknik takip ve izleme sonucu, Gülseren K.'nın (35) elebaşılığındaki hırsızlık çetesinin Adana ve çevre illerde özellikle cep telefonu ve dizüstü bilgisayar çaldığını tespit etti. Hırsızlık çetesinin çalıntı malları Gülseren K.'nın evinde muhafaza ettiği, kardeşi Songül Ü.'nün (32) de bunların dağıtımıyla ilgili belirlemeleri yaptığı belirlendi.
Cep telefonlarının çete tarafından Şanlıurfa ve Mardin'e gönderildiğini, buradan da Suriye ve Irak'a çıkartıldığını öğrenen ekipler, çete yeni bir sevkıyat için hazırlıktayken "Nokta" isimli operasyonu başlattı.
Adana, Şanlıurfa ve Mardin'de 550 polisin katılımıyla 40 ayrı adreste helikopter desteğiyle eş zamanlı düzenlenen operasyon sonucu Gülseren K., eşi Müjdat Abbas K., kız kardeşi Songül Ü. ile Gökhan A., Nevzat K., Salih Ç., Emrah D., Emrah E., Mesut I., Hamit A., Davut E., Murat Ü., Gülşah T., Ömer Y., Mustafa Ş., Yiğit B., Halil Y., Mehmet M. ve İbrahim M. yakalandı. Gerçekleştirilen operasyonda çalıntı olduğu belirlenen 300 telefon, 8 dizüstü bilgisayar, 5 LCD televizyon ve çok sayıda çeşitli elektronik cihaz ele geçirildi.
Adana'da sorgulamaları süren zanlıların,
çalınan cep telefonlarını Suriye ve Irak'a gönderdikleri, bu ülkelerden
de yasa dışı yollarla cep telefonu getirdikleri belirlendi. Yurt
dışından getirilen cep telefonlarının yurt içinde sorunsuzca kullanılıp
satılması için Songül Ü.'nün organizasyonunda Şanlıurfa'da "klonlama"
işleminin yapıldığı tespit edildi. Eski ABD Başkanı Bush'un
dillendirdiği ve FBI'nın soruşturmalarına konu olana Şanlıurfalı
"hacker"ların bu iş için seçildiği ve çetede hırsızlık yapan üyelere
göre daha dolgun ücret verildiği öğrenildi. Zanlıların, "klonlama"
yöntemiyle IMEI numaralarını yasal veri tabanındakilerle değiştirerek
piyasaya sundukları, böylece Telekomünikasyon Kurumu tarafından
engellenmeden kullanılabildiği belirlendi. Çete üyelerinin Şanlıurfa ve
Mardin'de cep telefonu bayisi ve internet kafeyi paravan şirketler
olarak kullandıkları bildirildi. Zanlıların, teknik takibe yakalanmamak
için çalınan telefonlara yurt dışına çıkana kadar SIM kart takmadıkları
belirlendi. Ekipler, mahkeme kararıyla yapılan teknik dinlemeleri
dikkatle dinlediklerinde, çeteyle ilgili mesajların "önemsiz gibi
görünen" çocuklar arasında sohbetlerle gönderildiğini belirledi.
Çetenin aynı zamanda hırsızlık için yetiştirdiği 10 yaşın altındaki
çocukları, karşılıklı telefon görüşmelerinde kullanarak, hazırladıkları
metinleri okumalarını sağladıkları kaydedildi. Telefon
görüşmesinin ilk dakikalarında ''çocukça sohbetler'' yapılırken,
ilerleyen aşamada çete mesajlarının yayıldığı tespit edildi.
Zanlılarının tamamına yakınının hırsızlık başta olmak üzere çeşitli
suçlardan kaydının bulunduğu bildirildi. Çetenin elebaşı konumundaki
Gülseren K.'nın ise birebir hırsızlık olayına karışmamasına karşın çoğu
hırsızdan daha fazla suç kaydının bulunduğu, Yargıtay'da görülen 4 dava
dosyasının olduğu öğrenildi. Ayrıca, bugüne kadar yüzbinlerce lira
gelir elde ettikleri hesaplanan zanlıların evlerinde kaçak elektrik
kullandıkları belirtildi. Yetkililer, bugüne kadar alınan ara
kararlarla şebekeye üye toplam 35 kişinin yakalandığını bildirdi.
