













Bu hızla gidersek ve Akgiray, Babacan ikilisinin "ne yapalım,yabancı
sermaye böyle istiyor" ifade ve zihniyeti ile AKP'nin gidişi çok
şiddetli olacaktır. Gidecekler ise sandıkta bir kez olsun hilesiz ve
dürüst bir seçimle gitsinler.
Rahmetli Ecevit'e yakın çevresinin
oynadığı oyun şimdi Recep'e oynanıyor ve hatta Recep de 2007'den beri bu
oyunda başrole oynuyor. Bahsettiğim konu,özellikle 2007-2008-2009
yıllarında UÇUK BORSA-DÜŞÜK DÖVİZ ile Türkiye'nin sosyoekonomik olarak
tamamen çökertilmesi, yabancı mihrakların küresel oyunlarında
harcanmasıdır.
Borsa kimin borsası? Döviz kimin dövizi? Ülke
kimin ülkesi? Recep ve ekibi kime çalışıyor gibi soruları artık sormanın
zamanı geçmiştir, bankacılık sektörünü borsa-tahvil oyunları ile vurup,
1 aydır kasten bastırılan ve düşük tutulan IMF'nin meşhur 4. Maddesi
ile de Ali Babacan'ın gözetiminde naklen bir soygun izlemekteyiz.
UYARIYORUM!
Başta
Yunanistan olmak üzere,Amerikan'ın Küresel Soygun'u yüzünden batan AB
ülkelerinin faturası Türkiye'den çıkarılmak üzeredir. Böylesi bir hamle,
Damat Ferit'in bile rüyasında göremediği bir ihanet faturası ortaya
koyacaktır.
SPK-İMKB ve Bankalar Birliği acilen Türkiye'deki
bankalara yüklenmiş olan başta Amerikan olmak üzere tüm yabancı kaynaklı
fon ve kontratları denetime ve izlemeye alma, ülke güvenliği açısından
şüpheli işlemlere dava açılarak bu fonların nakide dönüp yurtdışına
çıkışı engellenmelidir.
Yoksa ne olacağı,bellidir. 2010 Yunanistan, 2011 Türkiye. Karamanlis, Erdoğan. Şablon aynı,soygun aynı.
Hatırlatırım,
27 Mayıs darbesinden bu yana sadece TÜSİAD-MÜSİAD-TUSKON triosu
kazanmıştır, Türkiye kaybetmiştir, hem maddi hem manevi hem de insani
varlıklarını. Nakitler bu trioya, borçlar 73 milyona kalmıştır.
O
nedenle: SPK ve İMKB'de yabancıların talep ettiği kontrol
mekanizmalarının kaldırılması, yatırımıcıların ve yatırım araçlarının
işlem bilgilerinin basından gizlenmesi, menkul transfer bilgilerinin
gizlenmesi gibi baskıcı istekleri Türkiye'yi alenen soymaya teşebbüstür.
Buna
engel olmayan özerk kurumlar, hükümet, yargı, Ankara sakinleri bu
baskıcı isteklere boyun eğdikleri takdirde, yarın Federasyon Anayasası
geçmediği zaman medyaya çıkıp da "efendim,yabancı sermaye askeri anayasa
ile yürütülen ülkelerden desteğini çekme kararı aldı", "anayasayı
desteklemediğiniz için oldu" gibi mazaretlerle muhtemel bir soygunu ve
de sosyoekonomik krizi örtbas edemezler.(Ulusal/Mete Akıncı)
