Kimse Kitap Okumuyor...

Üniversiteliler kitap okumuyor…

 

Okuyanı da olabilir ama asıl sorun kimse kitap okumuyor…

 

Okumanın da bir maliyeti var herkes kitap dergi alamayabilir. Yani işin bir tarafı tamamen duygusal…

 

Bir diğer yanı her şeye rağmen ekmeğe vereceği bir yarım lirası olan bir gazete alıp okuyor…

 

Mars’da su aramak gibisinden çok ender bir durum olsa da bu da bir gerçek…

 

Bazıları   için kitap okumak ise entelektüel geyiklerde çok bilmişlik aracı…

 

Fakat çok büyük bir çoğunluk için kitap okumak en az siyaset kadar anlamsız hatta faydasız…

 

“Okuyup da ne olacak”, “Okuyup da kim adam olmuş” gibi sözlerle okuyanların okuma istekleri sürekli törpülenir…

 

Sermayeye sahip olanlar “Satılık Daire” yerine “Satlık Dayre” yazacak kadar okumuştur…

 

Cahilliğin yoksullara değil zengin yoksul okumayan ama sürekli okumayan kendine yeni ufuklar açmayan herkese ait bir ortak payda olduğunun farkına varamazsak kitap okumak günden güne bizden uzaklaşacak…

 

Biz her zaman bir bilen olacağız ve öyle kalacağız… Her kelama kulağımızı kapayacağız…

 

Nasılsa biz de herkes kadar biliyoruz değil mi?

 

Kimseden akıl almaya ihtiyacımız yok değil mi?

 

O nedenle çok çabuk kanıyoruz ve kandırılıyoruz…

 

Körü körüne parti tutuyoruz…

 

Körü körüne takım tutuyoruz… O nedenle sürekli hakemlere sövüyoruz…

 

Bu hakem bazen millet olsa da…

 

Okumaktan, kitaptan, kültürel faaliyetlerden, gezmekten, tatilden, dünyayı tanımaktan bazen ekonomik bazen diğer nedenlerle kopardığımız insanımızdan en nitelikli kararları bekliyoruz…

 

Bu ülkeye demokrasi ne zaman gelir biliyor musunuz?

 

İş adamları medya patronluğundan, siyasetçilerimiz yakınlarını gözetmekten ve partizanlıktan ayrıca koltuklara yapışmaktan, insanımız menfi milliyetçilikten, dindarımız yobazlıktan, köşe yazarlarımız patron yalakalığından ve “fasıl”lardan, işçimiz memurumuz çalışanımız sadece maaş hesabı yapmaktan, işverenlerimiz işçi hakkı yemekten ve vergi kaçırmaktan, çoğumuz yalan söylemekten, birbirlerine saygı duymayanlarımız saygı duymamaktan, bir kısım perdeler arkasına saklanıp ülkemizi karışmak isteyenler karıştırmaktan, inançlara saygı duymayanların bu hareketlerinden vazgeçmedikçe bu ülkeye demokrasi gelmez…

 

Eğer bu bir amaç ise…

 

Her amaç insanı daha mutlu kılmak için değil mi?

 

İnsanı suiistimal etmek ve fena amaçlarına bu şekilde ulaşmak isteyenlerin ise her şeyi olduğu gibi demokrasiyi de bir araç olarak gördükleri kesindir…

 

İşte okumak bize oynanan oyunların farkında olmanın yolunu gösterir…

 

Ancak bin bir türlü okunacak kitap var, neleri okumak lazım?

 

Ona sen karar vereceksin…                

 

Benim okuduğum ya da okumak istediğim şeylere gelince; inancımı bile eleştirse okurum ancak hakaret eder, söver ve iftira atarsa okumam…

 

Acaba Türkiye’de bir gün gelip en az satan ulusal bir gazete bile bir milyon satacak mı?
 

Bunları almayın, okumayın demek ne kadar doğru?

Okuyanın az bulunduğu bir ülkede... 

 

 

 

Yazar : Burhan Kale
http://www.haberajans.com sitesinden 24.05.2012 tarihinde yazdırılmıştır.