













Siyasete ki çıkışlarıyla ‘kendi anlamıyla’ gelerek yeni bir soluk getirmiş ve vatandaşın ‘adil’ ‘namuslu’ siyasetçi beklentisine de cevap vermiştir. Ya da bu cevabın karşılığı olarak durmaktadır.
Yıllardır ‘yetimin’ ‘yoksulun’ ‘çiftçinin’ ‘ işçinin’ ‘dişçinin’ yanındayız deyip iktidara gelen; geldikten sonra ‘pişkinin’ ‘şişkinin’ yanında yamacında yer alan siyasetçilerin; de durup düşünmesi gereken bir yeni ‘olgu’ belirmekte siyasette.
Söylemde kalmış bir ‘yanındayım’ ‘ yanınızdayım’ ama gelince unuturum siyaset anlayışı değişmiş ve
‘ karşınızdayım’
‘haksız özelleştirmelerin, karışık ihalelerin, ötesinde sermayeyi yad eden kamulaştırmaların, yolsuzlukların ‘
karşısında olarak, olmasıyla bence ‘ezikçi simit siyasete’ de son vermiş gibi görünüyor.
Onca zamandır, işsiz; gücsüz kalmış halk bir şekilde başının çaresine bakmayı öğrenmiş ve ‘kaderci’ mantık iyice belletilmiş olduğundan;
‘ben başımın çaresine bakarım’
‘ sen yeter ki bu ülkeyi soyup soğana çevirmişlerin ‘karşısında ol’ diyebilen bir siyasi olgunluğa erişiyor olması da mümkün görünmektedir.
Diğer siyasetçilerinde oldukları yerden derhal ‘ çark’ edip bu yeni siyasi uslupla ve anlayışla;
'yolsuzluk'larla mücadele etmesini gönülden diliyorum.
Başka ‘Türkiye’ yok.
