













Seti özlemenizin de etkisi vardır bunda...
- Evet, hepsi bir araya geldi. Uzun bir ara verdim ama iyi de oldu. ınşallah her şey yolunda gider.
Bu projenin başrol oyuncusu Nurgül Yeşilçay... Esas kız olmamak sizi üzdü mü?
- Üzmedi açıkçası. Violet, tam bana göre bir karakterdi.
Bugüne dek canlandırdığınız karakterlerden farkı ne Violet’in?
- Daha kendine güvenli. Diğerlerinde hep şımarık zengin kızdım.
Violet’te bu pek yok. Kendi ayakları üzerinde duran bir tip. Ailesinden
pek destek görmeyen, güçlü bir kadın. Ama kendi içinde güçsüz olduğu
durumlar da var. Bunu hep Savaş’la paylaşıyor. Savaş da onun o güçsüz
olduğu kısmı bilmiyor. ıleride seyirci de geçmişini öğrenecek.
ÇOK AŞAĞILANDIM AMA DİMDİK KARŞILARINDAYIM
31 yaşındasınız artık... Geriye dönüp bir bakarsanız, eski Zeynep nasıldı, bugünkü nasıl?
- Olgunluğun getirdiği bir şey herhalde, sakinleştim. Eskiden daha deli
doluydum. şimdi daha sakinim. Her şeyi daha kolay kabul edebilir oldum.
Birçok şeyi kendi içimde çözmeye, biraz içimi keşfetmeye başladım. Bu
da büyümenin getirdiği bir şey.
Nasılmış Zeynep’in içi?
- ıyiymiş. Zamanla şunu gördüm; aile eğitimi çok önemli bir şeymiş.
Bana iyi bir eğitim verildiğini düşünüyorum ve şimdi bunun
nimetlerinden faydalanıyorum.
Mesela hangi olayda “ıyi ki ailem beni doğru yetiştirmiş” dediniz?
- Hayatın birçok alanında oldu bu... Sonuçta artık 31 yaşına geldim ve
tanınan bir insanım. Bu beni çok başka yerlere götürebilirdi, çok
farklı bir hayatım olabilirdi. Ama o zamandan bu zamana bende o konuda
değişen hiçbir şey olmadı. Yani bu işi yapmadan önceki Zeynep ile
şimdiki Zeynep aynı. Arkadaşlarım yine eski arkadaşlarım, çevrem yine
eski çevrem. Evet daha çok insan tanıyorum, daha çok insanla muhatap
olmak zorunda kalıyorum ama hayatımda değişen bir şey yok. Bu yaştan
sonra da bunun değişeceğini düşünmüyorum.
Sürekli sevgilinizle kıyaslanmak gibi bir durumunuz da var sizin...
- Kıyaslanmaktan ziyade şu rahatsız ediyor beni: “Bu kız onun sevgilisi. ıyi güzel ama bu kızın başka hiçbir özelliği yok!”
Zeynep Beşerler için hep “Kenan İmirzalıoğlu’nun sevgilisi” denme sebebi nedir sizce?
- Herhalde erkek egemen toplumun getirdiği, bize dayattığı nedenlerdir.
“Adam öyle başarılı, böyle süper. Bu da onun sevgilisi” diyorlar. Tamam
ama bu kız da bu zamana kadar bir sürü iş yapmış. Üstelik bu adamla
tanışmadan önce de bu işi yapıyordu. Onun sayesinde bu işe girmedi
ki...
Bu etiket altı yıldır hiç değişmedi. Gücünüze gidiyor mu?
- Bir şey hissettirmiyor artık... Gerçi sevdiğim adamın sevgilisi
olarak anılmak güzel bir şey ama nedense benim kendi ayakları üzerinde
duran bir kadın olmamı kabul etmek istemiyorlar. Yani işi “Onlar
sevgili olmuş, bu çocuk bu kızın elinden tutmuş. Böyle de devam ediyor”
durumuna getiriyorlar. Neden benden bu kadar rahatsızlık duyuyorlar,
anlamış değilim. Ama hiçbiri umurumda değil, boşuna uğraşıyorlar.
Bugüne dek bir sürü haber yaptılar, aşağıladılar, bir sürü şey
söylediler benim için. Ama ben hâlâ dimdik karşılarındayım. Ben güçlü
bir karakterim. Kolay kolay pes etmem. O yüzden boşuna uğraşıyorlar.
KENAN GERÇEK BİR ANADOLU ERKEĞİ
Hâlâ evlenmemiş olmanızın da etkisi var herhalde...
- Evet. Ama onlar bu işten vazgeçsin diye kalkıp evlenmem. Biz şu an
mutluyuz. Evlilik zamanı geldiğinde kısmet olursa evleniriz. Olmazsa
ayrılırız, evlenmeyiz. Bu kimseyi ilgilendirmez. Onlar boşandıklarında
ben “Vay efendim, niye boşandınız? Hani severek evlenmiştiniz?” diye
soruyor muyum! Herkesin özel hayatı kendini ilgilendirir. Neden bu
kadar didikliyorlar? Tamam, ünlü insanlar merak edilir ama bir yere
kadar. Herkesin haddini, duracağı noktayı bilmesi lazım. Ama
ayrılmıyoruz!
Artık
sıradan insanlar bile ilişkilerini uzun zaman sürdüremiyor. Siz göz
önünde bir çift olmanıza, hakkınızda pek çok haber çıkmasına rağmen
nasıl altı yıldır birliktesiniz?
- Bir kere
herkesten daha güçlü durmak zorundasın. Çünkü herkes seni yere
devirmeye uğraşıyor. O yüzden de çaban iki katına çıkıyor.
Beni
yanlış anlamayın lütfen ama, geçmişte çıkan bir dedikodu, Kenan
İmirzalıoğlu’nun Uğur Yücel’le “Ejder Kapanı”nı çekmesinden sonra
yeniden gündeme geldi. Neden Kenan İmirzalıoğlu için “Uğur Yücel’le
ilişkisi var” deniyor?
- Kenan, gerçek bir Anadolu
erkeği. Onun gibi gelenek ve göreneklerine bağlı bir adama en büyük
darbeyi böyle vurabilirlerdi ancak. O yüzden böyle söylüyorlar. Ama
bunlarla darbe alınmaz. İyi yetiştirilmiş bir adamı böyle yere
yıkamazsınız. Bunlar sadece Ali Cengiz oyunları. Boşuna uğraşıyorlar.
Altı yıldır Kenan İmirzalıoğlu ile birlikte olmanın bir artısı var mı?
- Tam tersine. Bunu dışarıdan çok yanlış anlıyorlar. Kenan sayesinde
bir yere geliyorum, işler önümde yığılıyor zannediyorlar. Oysa o kadar
büyük bir dezavantaj ki Kenan’la birlikte olmak, bunu anlatmam mümkün
değil. Normal bir oyuncunun gösterdiği çabanın iki katını göstermek
zorundasın. Tek avantajım, altı yıldır sevdiğim adamla birlikte olmam.
Bir ilişkinin uzun süreli olması için çiftlere neler önerirsiniz?
- Önce kendine, sonra karşısındakine, en son da ilişkilerine
güvenecekler. Buna mecbursun. Yoksa başka türlü yürümüyor bu sektörde
ilişkiler.
ARTIK ÖPÜŞÜRÜM DE SEVİŞİRİM DE
Kenan
İmirzalıoğlu bir röportajında sizin için güzel sözler söyledi. Hemen
ardından da “Zeynep Beşerler daha ne isteyebilir ki” diye yazılar
yazıldı. Zeynep Beşerler, bir kadın olarak ne ister?
- Bana kadınların bunu söylemesi çok acıklı... Sevgilisinin birkaç
güzel laf etmesi üzerine “Bir kadın daha ne ister” deniyorsa, kadınlar
gerçekten zor durumda demektir. Kadınlar ufak şeylerden mutlu olabilir
ama bu kadar değil. Bir kadın ne ister? Sevgilisi eve gelirken bir
çiçek alsın ister. Bütün kadınların derdi bu değil mi? “Kocam hiç
romantik değil, bana ilgi göstermiyor” denir hep, bunlar değil midir
dert? Erkekler kusura bakmasın ama kadınlar bana göre çok özel ve yüce
yaratıklar. Kadın doğurgandır, kadın annedir. O yüzden çok yücedir. Bu
durumda kadın birçok şeyi isteme hakkına sahiptir. Ben Kenan’ın benim
hakkımda ne düşündüğünü biliyorum zaten.
Son dönem dizi filmlerde öpüşme ve sevişme sahneleri yer alıyor. Siz de bunu yapabilir misiniz?
-
Yaparım tabii canım. Daha önce bunun için “Yapamam, yapmam” diye
düşünüyordum ama artık öyle değil. Gerçekten de bu işe ilk başladığımda
olmaz diyordum. Çünkü bu işe yeni başlamıştım ve bu sektörde kimseyi
tanıyordum. Arkamda beni destekleyen kimse yoktu. Kendi başına genç bir
kızın ortaya çıkıp “Öpüşürüm de sevişirim de” demesi bana açıkçası çok
yanlış geliyordu. Çünkü burası bir kurtlar sofrası ve kimseyi
tanımıyorsun, ne olacağını bilmiyorsun. O yüzden o zamanlar bu işe yeni
başlayan biri olarak böyle cevap verdim. Ama artık tecrübem var, birçok
kişiyi tanıyorum. Bu işi artık tam anlamıyla yapabileceğimi düşündüğüm
için de “Evet yaparım” diyorum.
Sevişme sahnelerinden sonra gelen eleştirilerle baş edebilecek misiniz peki?
- Hiç umurumda değil. Eline kağıt kalemi alan bütün fesatlar çiziktiriyor zaten!
ÇOCUK İSTEDİĞİMDEN EMİN DEĞİLİM
31 yaşındasınız. Anne olmak istemiyor musunuz?
- 31’ime geldim ve yavaş yavaş vazgeçiyorum galiba bu işten. Üç yıl
önce “Hemen doğururum” diyordum. Ne zaman 30’a geldim, “Acaba” demeye
başladım. şimdi hiç emin değilim.
Son röportajımızda evliliği düşünüyordunuz ama artık onun için de “olmayabilir” diyorsunuz...
- Bu bence yaşla ilgili. “Aman armudun sapı, üzümün çöpü” demeye
başlıyorsun belli bir yaştan sonra. Evlilik ve çocuk şu an için uzak
geliyor. Korkutmaya başladı beni. Belki hayatın daha büyük gerçeklerini
görmeye başladım, onunla da ilgili olabilir. Artık yapamazmışım,
evlenemezmişim gibi geliyor.
Ya başka birine aşık olursanız...
- Bunun önüne geçilmez ki! Her şey olabilir. Gönül bu, yapacak hiçbir şey yok.
AYNI EVDE İKİ AYRI ADAMLA YAŞIYORUM
Kenan İmirzalıoğlu’nun kimsenin bilmediği ve enteresan bir özelliğini söyleyin desem...
-
Evin içinde kendini kaybeder. Eline bir şey almış vidalamaya
çalışırken, bir anda onu orada bırakır ve gidip başka bir şeyin
çivisiyle uğraşır. Onu bırakır, arka pencerenin kornişini takmaya
çalışır. Sürekli böyledir. Bıraktığın yerde bulamazsın onu. Eşyaları
oradadır ama kendi yoktur. ıkizler burcu olduğu için evde iki adam var
sanki. O yüzden ben çok başarılıyım aslında! ıki adamla birlikte
olduğum düşünülürse, altı yıldan 12 sene eder birlikteliğimiz. Hem de
Kenan gibi büyük bir adamla. Herkes iyi düşünsün derim!
