Yılmaz Özdil
yozdil@hurriyet.com.tr
Kelebek
04 Temmuz 2010 Pazar 10:11
Bakkala girdim, içerde belki 20 kişi var, küçük ekran bi televizyon,
entiivi kanalı, hepsi ona bakıyor, hayrola dedim, karakol filan mı
basıldı gene, yok abi dedi bakkal, kelebekler...
*
Çıktım bakkaldan, taksiye bindim, radyo açık, siyenentürk, spiker
paniğe gerek olmadığını söylüyor, nedir dedim, bomba falan mı bulundu
yoksa, ı-ııh dedi şoför, kelebekler...
*
Gazeteye geldim, açtım
bilgisayarı, mesajlar endişe sağanağı adeta, şehri kelebekler basmış,
neymiş bu işin aslı, deprem olacak da sansürleniyor muymuş, örtbas mı
ediliyormuş?
*
Üşenmedim, bi tanesine cevap yazdım, hadiseyi
yerinde incelemek üzere İstanbul’a gelen Francis Richter’i kelebek
ısırdı, adam Şişli Etfal’de yatıyor, komada, bilincini yitirdiği için
depremin kaç şiddetinde olacağını söyleyemedi, başındayız, öğrenir
öğrenmez size dönerim...
*
Çıktım Hürriyet’ten, Star’a geldim,
santral kilitlenmiş, ihbar yağıyor, çocuklara kelebeklerin saldırdığını
iddia eden bile var, Ortaköy’de olmuş, inanır mısınız evlere bile girmiş
kelebekler, belediye otobüsüne girmiş, “Allah’ım neler oluyorrr?” diye
soruyor vatandaş.
*
Topladım haber müdürlerini, kelebeklerin
alayını canlı yayına çıkarın akşama dedim, Turgut Erat itiraz etti,
akşama kadar ölür onlar dedi, ben anlamam kardeşim dedim, adı üstünde
“canlı” yayın istiyorum, zaten geçenlerde cemre düştü, atladınız, bari
bunları yakalayın!
*
Çılgın bi şehir İstanbul...
Bombanın
patlamasıyla, esnafın camı çerçeveyi takıp satışa başlaması, en fazla üç
saniye alıyor. Enkazı şöyle ayaklarıyla iteleyip, hayata aynen devam
ediyorlar. Beyoğlu’nda dönercilerin gaz maskesi var; benimle röportaja
gelen Japon gazeteciye göstermiştim, Japon iki saat kendine gelemedi. Bi
yere molotof atılsın, zahmet edip muhabir göndermene gerek yok,
komşular cep telefonuyla çekip gönderiyor. Gerçi, adamını bulursan örgüt
de gönderiyor fotoğrafları ama, yüzeysel kalıyor, vatandaş kadar olayın
içine dalamıyorlar... Tarama filan olduğunda önce çevik kuvvet geliyor
ki, ahaliyi dağıtsın, yoksa olay yeri inceleme ekibi olay yerine
giremiyor. Halkalı’da otobüsü havaya uçurdular, trafik bile durmadı.
*
Kelebekler
geldi...
Panik çıktı!
*
Arsız rant yağmasıyla, sefertası gibi
beton yığını apartmanlara tıkıla tıkıla, doğadan o kadar uzaklaştık ki,
tehlike doğamız haline gelirken, doğa tehlike işareti haline geldi bizim
için.
*
O nedenle, yazıyı bitirmeden aradım Turgut’u, “Telaş
edecek bir durum yokmuş de, kelebekler teröristmiş sayın seyirciler de,
insanların yüreğine su serp...”
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...