Son 130 yılın en "sıcak" günlerini yaşıyoruz,bir kaç haftadır.
Gölgede bile durmanın,nefes almanın zorlaştığı düşünülürse,bu durumda çalışanlara Allah kolaylık versin.
Sıcak hava ile ,beraber nem de hayatımızı zorlaştırmaktadır.
Ne yaparsanız yapın,sıcak hava bunaltmaya devam ediyor.Klima'lar bile yetmez oldu.!!!
Türkiye'nin elektrik fatura'sı da kabarmaya başladı,kullanıma bağlı olarak.
Herkes kendine özgü çözümlerle bir şeyler yapmaya çalışarak,serinlemeye çalışıyor.
Bu alternatifler arasında en güçlü,serinleme isteği,
herhalde yeşil'likli,bol rüzgar alan, rakımı yüksek yerlerdi,çoğunlukla...
Gidemeyenler ise,oturdukları yerlerde,park,bahçe,bir iki ağaç gölgesi bulabilirse oralarda serinleme ihtiyacını giderdi.
Bizimde vurgu yapmak istediğimiz konu burası,işte...
Şöyle bir yazı okumuştum bir kaç sene önce:
Şehirlerde,yeşil bir yerler gözünüze ilişirse bilin ki oralar,ya" mezar"lıklardır,ya "asker"i alanlar...
Gerçi; geçen sürede cılız da olsa bazı ilave yeşil alanlar oluşturulmaya çalışıldı ama yeterli değil.
Nereye bakarsanız bakın,her yer beton yığını,her yer.!!!
Biz dünyaya medeniyet götürmüş milletin torunlarıyız.Son yıkılan Osmanlı devletinin bir özelliği de su medeniyeti olarak anılmasıydı.
Osmanlı'da her yapılan yapının etrafına bakın,muhakkak suretle yeşil'lik ve su göreceksiniz.
Bu kavurucu sıcaklarda bunları daha iyi anlıyoruz artık.
Oysa biz ne yaptık senelerce.?
Ağaçları kestik,betonlaştık,suları kirlettik,deniz kenarlarını doldurarak imar'a açtık ve daha neler yaptık.
Güneş ışınları toprağa ulaşmasın istedik.Sonrada nem'den bunalıyoruz diye şikayet ediyoruz.
Artık şapkamızı önümüze alıp,düşünmeliyiz.!!!
Doğa ile kavgayı bırakıp,onunla daha iyi nasıl bir hayat yaşarız diye formüller üretmeliyiz.
Doğayı kirletenleri,katledenleri,kim olursa olsun,devlet marifetiyle üstesinden gelmeliyiz.
Bizim denizlerimiz,derelerimiz,
ormanlarımız,tertemiz olmalı.
Yeraltı sularını kullananlar eğer bu kaynakları kirletiyorsa derhal ruhsatları iptal edilmeli ve yaptırımlar uygulanmalı.
Düşünsenize Bursa'da, bozkır bir Uludağ'ın oluşunu,zaten yeşil Bursa,gri Bursa'ya dönüşmüş.
Zaten dereleri ıslaha muhtaç,denizleri ıslaha muhtaç.
Bugün bir tv kanalında İstanbul'da,deniz dibinde neler bulduklarını gördüm,görüntülerde.
El arabası,bisiklet,döner tezgahı aklınıza ne gelirse denize atılmış,pes doğrusu.
Sonra şikayet ediyoruz,havamız kirli,suyumuz kirli,aldığımız nefes bizi bunaltıyor,pardon alamadığımız nefes...
Biz doğaya ne kadar sahiplenirsek,onu ne kadar temiz tutabilirsek,eminim ki,bunun artıları yine canlılara ve özellikle insan'a olacak.
Bakın yine geçenlerde bir büyük buzul koptu.
Demek ki;insanoğlu rahat durmuyor.Faturası da ona göre tabii.
Lütfen el birliği ile kirletmeyelim Doğa'mızı...
Sıcaklar "kabus"umuz olmasın.
Sevgiyle kalın ,hoşça kalın...