













Açık denizde rotanızı Filistin’e çevirdiğinizde; rotanızı ölüme çevirmiş oluyorsunuz. Bilmem hangi nedenden kuşkulandıkları için ve hayallerinde yarattıkları korkuları yüzünden; gemileri basarak, kendileri gibi zalim kendileri gibi hain ve kendileri gibi bir şey aradılar; un çuvallarının, ağrı kesicilerin, çocuk parklarının içinde. Merhametli insanların kanlarıyla yazdılar, bir o kadar kanlı tarihlerine bir zalimliği daha..
Oysa en çok onlar anlamalıydı, ölümün acısını; katliamları; yardımsız kalmayı.. koskoca dünyada bir başına ve ölümle yüzyüze yaşamayı.. ama anlayamadılar.
İnsanların ve ülkelerin hür olarak hareket edecekleri hiçbir yer kalmadı.
Gökyüzü sahipli,
Kara sahipli
Açık deniz!!!!
Bir açık deniz var dı üzerinde taşıdıkları bayrakla, o ülkeyi o engin denizlerde yüzdüren.
Görünen o ki; açıkdeniz in de sahiplenebileceği ve bir hakimiyetin altına girebileceği ihtimali ürpertici.
Yetimler, kadınlar, yardımlar…
Gazze mi abluka altında. Hayır hayır tüm tüm dünya abluka altında bir Gazze özgür.
Daha büyük sınırlar içinde, ama zulme karşı köleleştirilmiş ülkelerin her yere açılan sınırları içinde, esaret altında olanlar biziz. Esaret altında tüm dünya.
Biz Gazze de yaşamayanlar için nedir hürriyet? Ve umut adına ne vaat edebiliriz. Egemenlik şartsız onların, ve anlaşmalar da onların. İnsanlık; tezgahta.. kayıtsız…
Yol haritası: rotası yani Açık deniz in..
Süslü ve acıklı cümlelerle başlayacaklar sözlerine; öncelikle şiddetle kınayacaklar kanlı saldırıyı; sukuneti tavsiye edecekler,
Antlaşmalar hazır zaten;
Medeniyetleri uzlaştırmak için;
İsrail- Filistin diyecekler,
Bölgede istikrar, ve barış
Siyasi diyalog,
Güvenliğin sağlanması,
Serbes ticaret bölgesi
Güvenlik ve iş birliği,
Çatışma, kriz yönetimi, diplomasi,
Kim karşı çıkar ki bu planlanmış, hesaplanmış ayarlanmış fikirlere;
Sonra biraz daha gidecek ülke hürriyetinden bir şeyler,
Ama değişmeyecek ve hiçbir sorumluluk almayacak, zalimler…
Ölen öldüğüyle kalacak..
Şimdi tam da o yol haritasının izlenme zamanı…
