Harun Gökyiğit
harungokyigit@gmail.com
Kadın Özünde Nedir? Ve Kadın Milleti Aslında Ne İster?
05 Aralık 2008 Cuma 11:48
Yapılan bir savaşta meşhur Kral Arthur esir düşer. Karşı tarafın kralı bu büyük şahsı affedebileceğini ancak bir şartı olduğunu öne sürer.
Kendisine bir soru soracaktır. Eğer Arthur doğru cevap verebilirse hayatı kurtulacak aksi takdirde ölecektir.
Soruya cevap verebilmesi için bir yıl süresi vardır.
Soru aynen şöyledir: '' kadınlar ne isterler? ''
Bu soru tabii ki dünyanın en zor sorusu, ancak Arthur'un fazla bir tercih şansı yoktur.
Ülkesine geri döner. Ve tüm alimlere, bilgelere, bilirkişilere danışır.
Ama soruya tatmin edici doğru bir cevap bulamaz. Bu sorunun cevabını sadece yaşlı ve çirkin bir cadı bilmektedir.
Artık en son gün gelmiştir. Arthur mecburen yaşlı ve çirkin cadının yanına gider.
Yaşlı ve çirkin cadı soruya cevap vereceği söyler ama vereceği cevabı karşısında bir şart sunar.
Çirkin ve yaşlı cadı vereceği cevabı karşısında Arthur'un en yakın arkadaşı, en iyi ve en yakışıklı olan herhangibi bir şövalyesiyle evlenmek istemektedir.
Arthur, bu şart karşısında yıkılır bunu kabul edemeyeceğini söyler ve çirkin ve yaşlı cadının yanından ayrılır.
Tam bu sırada şövalyelerden biri bu konuşmaları duyar ve kral Arthur'un yanına koşup hiçbirşeyin kralın hayatından daha değerli olamayacağını söyler, çirkin ve yaşlı cadıdan cevabı alırlar: '' kadınlar her zaman kendi özğür iradeleri ile karar almak isterler ''
Evet kesinlikle doğru olan bu cevap sayesinde kral Arthur'un hayatı bu cevap sayesinde kurtulur.
Ancak şövalye'nin hayatı sönmüştür.
Cadı dünyanın en çirkin mahlukatıdır. Yemek yerken kusar, yerlere tükürür, burnunu karıştırıp burnundaki sümükleri koluna silip durur ve her türlü olumsuz davranışı gösterir. Hatta öyle ki; şövalye'nin evlenme gününde bile bu iğrenç davranışları sergiler.
Nihayet şövalye için en kötü an yani gerdek gecesi gelir.
Ancakkkk odaya girdiğinde şövalye karşısında cadı yerine dünyanın en güzel kadınını görür.
Çok şaşırır ve sorar: '' Sen kimsin? ''
Dünyanın en güzel kadını cevap verir: '' Ben evlendiğin o yaşlı ve çirkin olan cadıyım. Ancak gündüzleri son derece çirkin ve pis geceleri ise son derece güzel olurum. Yada gündüzleri son derece güzel geceleri son derece çirkin ve pis olurum. Nasıl gözükeceğime kocam olarak sen karar vereceksin? ''
Şövalye kısa bir süre düşünür.
Geceleri mükemmel bir sevgili mi? yoksa gündüzleri eşiyle beraber kazanacağı saygınlık mı? düşünür ve cevap verir:
'' Nasıl olmak istediğine sen karar ver lütfen. Ben senin her haline karşı saygılıyım.''
Cadı bu cevap karşısında çok sevinir ve şöyle der: '' Şövalyem, sen bana seçme özğürlüğümü verdin ve beni kısıtlamadın. Bu yüzden ömür boyu yanında güzel ve saygılı biri olarak gözükeceğim. ''
Evet değerli okurlar; peki bu hikayeden çıkaracağımız sonuç nedir? düşünün bakalım, düşünün düşünün iyi düşünün.
Benim çıkardığım sonuç mu?
Kadınlar ister güzel olsun isterse çirkin olsun anneler hariç anne olmayan bütün kadın milleti özünde her zaman her daim birer cadıdırlar.
***
G.Saray engelli basketbol takımı 5 Mayıs 2008'de Avrupa şampiyonu olduktan sonra şimdi de 30 Kasım 2008 tarihinde namağlup olarak Japonya'da yapılan Kıtalararası şampiyona'da şampiyon olarak bir kere daha spor tarihine geçti.
G.Saray engelli basketbol takımı sporcuları Sn. Eyüp Atırcıoğlu, Sn. Selim Demirdağ, Sn. Matthew David, Sn. Petr Tucek, Sn. Ahmet Mencik, Sn. Hussein Haidari, Sn. Justin Eveson, Sn. Ferit Gümüş, Sn. Serdar Antaç, Sn. Selim Sayak, Sn. İsmail Ar, Sn. Seyran Kurt, Sn. Abdulgazi Kahraman ve takımın antrenörü Sn. Sedat İncesu ve Sn. Dilara Endican başta olmak üzere basketbol takımına zamanlarını ayırarak bu işe gönlünü koyan herkese bir sporsever olarak ülkemize böyle bir başarıyı kazandırdıkları için sonsuz şükranlarımı sunuyorum.
Helal olsun aslanlar... Alkışlar G.Saray engelli basketbol takımı için....
Ümit ederim önümüzdeki yıl Beşiktaş ve F.Bahçe'de bu yarışın içersine girerler. Kanaatimce girmeleri de gerekir zaten.
G.Saray, bu yarışta tek başına kalmamalı, eğer engelli basketbol ülkemizde gelişecekse bu üç büyük kulübün bu işe gönül koymalarının şart olduğunu düşünüyorum.
G.Saray, Beşiktaş ve F.Bahçe üçlüsü olmadan ülkemizde spor olmaz. Bu üçlü illa hangi branş olursa olsun olmak mecburiyetinde çünkü bu üçlünün olmadığı bir spor branşı ülkemizde öksüz kalmış demektir.
Bu arada unutmadan Çin'nin Ningbo şehrinde 5. yapılan AIBA ( Dünya Kadınlar Boks Şampiyonası'nda ) 41 ülkeden 208 kadın boksörün katıldığı şampiyona da 63 kiloda Sn. Gülsüm Tatar ve 83 kiloda Sn. Şemsi Yaralı altın madalya kazanarak birinci oldular.
Alkışlar ve kocaman bir helal olsun da vatanımızın marşını birincilik kürsüsünde çaldıran bu iki değerli kadın boksörlerimize.
Son olarak ne demiş bilge kişi: '' Adalet, bir kutup yıldızı gibi yerinde durur geriye kalan herşey onun etrafında döner. Olgun insan güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceğini söyleyen adamdır. Sevilmek umuduyla sevmek insanidir fakat sevmek için sevmek sadece meleklere özgüdür. ''
Sağlıcakla kalın.
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...