Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Kaddafi Demek Libya Demek Değildir
Kaddafi Demek Libya Demek Değildir
22 Mart 2011 Salı 14:24
Prof. Dr. Cüneyt Kanat ile Libya özelinde Arap-İslam dünyasında olanlara dair çok özel röportaj. Kaddafi demek Libya demek değildir.

Daha dün kırmızı halıyla karşılanan Kaddafi, kendi ülkesinde nasıl istenmeyen adam ilan edilerek uluslararası bir meşruiyetle ülkesinden uzaklaştırılmak isteniyor. Bir yanda direnişçiler, bir yanda halkını Libya'ya sahip çıkmaya çağıran Kaddafi; öte yanda BM destekli savaş uçaklarının bambardımanı, kafası karışık Arap-İslam Birliği, Türkiye'nin bu karmaşadaki rolü, İsrail'in suskusunun arkasındaki gerçekler... haberajans.com'un sorularını, Prof. Dr. Cüneyt Kanat yanıtladı:

haberajans.com: Dünyadaki muhalif dalga belirgin bir suskunluğa bürünmüşken Arap-İslam dünyasında bir biri ardına patlak veren isyanlar yoksulların kendi kaderini tayin hakkı için harekete geçmiş olmaları biçiminde okunabilir mi? Bu durumda önemli bir güç olan petrol, biraz geri planda kalmış olmuyor mu? Nesnel durum petrolden daha ziyade, isyancı güçleri yedeklemek gibi okunabilir mi?

 

—Prof. Dr. Cüneyt Kanat: Bir süredir değişik Arap ülkelerinde gündeme gelen isyanlar, sizin de ifade ettiğiniz gibi; “yoksulların kendi kaderini tayin hakkı için harekete geçmiş olmaları biçiminde” açıklanmaya çalışıldı. Ancak bu yaklaşımı bütün Arap ülkeleri için doğru kabul edemeyiz. Hatta tek bir ülkede bile pastadan pay alan grupların farklılaşmasına bağlı olarak duruşlar değişebiliyor. Bu sebeple isyanlarda yukarıdaki yaklaşımın zaman zaman etkin olduğu düşünülebilir. Ancak bu hareketleri sadece bu yaklaşım ile açıklamak mümkün değildir. Eğer olanları böyle okumaya çalışırsak, konuyu çok basite indirgemiş oluruz. Hep söylüyoruz, dünya devletlerinin bir kısmı bilgi çağını yaşayıp özgürlüklerini sonuna dek kullanırken, diğer tarafta bazı ülkelerin toplumları demokratik anlamda ilkel bir takım yönetim şekilleri ile idare edilmeye çalışılıyor ve buralarda yarım yüzyıla yakın iktidarda kalan liderler kendilerini meşru gibi gösterebiliyorlardı. Artık kitle iletişim araçları ile herkes her şeyden hemen haberdar olabiliyor. Buna bağlı olarak ortaya çıkan özgürlükler anlamındaki açlık da bu isyanların hareket noktası oldu. Bunun ardından ortaya çıkan kaotik duruma bağlı olarak, tabiî ki sizin de belirttiğiniz gibi bu bölgede büyük bir güç olan petrol sanki ikinci plandaymış gibi gösterilmeye çalışılsa da, var olan durum böyle değildir.. Kısaca söylersek; tüm bu gelişmelerde petrolün, yani gücün, önemi hem dâhilde hem de hariçte gerçek anlamdaki belirleyicidir. Ve sanıyorum bu durum uzun bir süre daha değişmeyecek gibi gözüküyor.

 

haberajans.com: İsrail henüz bir açıklama yapmadı. Kaddafi’nin oğullarından birisinin geçtiğimiz günlerde özel bir uçakla İsrail’e gittiği ve orada İsrailli yetkililerle gizli bir görüşme yaptığı söyleniyor. Bu görüşmenin bir sonucu olarak İsrail, belirgin olmamakla birlikte, selameti için isyana karşı Kaddafi yanlısı bir tutum mu sergiliyor acaba?

 

Prof. Dr. Cüneyt Kanat: Ülkelerin bu konudaki duruşları hepimizin bildiği gibi maalesef günden güne değişebiliyor. Ve işin üzücü tarafı bunu sadece İsrail için değil daha pek çok ülke için de söyleyebilmek mümkün. Yani dış politikada, esen rüzgâra göre yön belirleme eğilimi hâlâ yaygın gibi gözüküyor. Tüm dünya uzun süre Kaddafi’nin kendi halkına karşı yaptığı saldırıyı izledi. Bu sırada değişik ülkelerden değişik sesler çıktı. Herkes ne yapacağına, nasıl tavır takınacağına karar vermeye çalıştı. Bunu Mısır’da da açık ve net bir şekilde gözlemledik! Olaylar farklı şekillerde gelişseydi, belki de bugün gündemimizi farklı konular oluşturacaktı. Eğer söylendiği gibi böyle bir görüşme olduysa biz bu görüşmenin içeriğini bilmeliyiz. Bu mümkün olmuyorsa, bu görüşme üzerinden fikir yürütmek de zor olacaktır. Fakat bana göre, bu saatten sonra hiçbir ülkenin Kaddafi’nin yanında olması mümkün değildir. Yine bildiğiniz gibi Libya operasyonuna imkân veren 1973 sayılı kararı veto etmeyen Rusya ve Çin’in şimdi çıkıp “operasyona karşıyız” demeleri de hiç inandırıcı değildir. Çünkü her ikisi de veto haklarını kullanmayarak zaten bu karara baştan onay vermişlerdi. Ama her şeye rağmen ülkeler en azından zevahiri kurtarabilmek için böyle manevralar yapabiliyorlar.

haberajans.com: Yemen'in BM'deki Büyükelçisi Abdullah El Saidi, başkent Sana'da Cuma günü 52 göstericinin öldürülmesini protesto için görevinden istifa etti. Suriye Devlet Başkanı Esad,  Der'a kentinde güvenlik güçleri tarafından öldürülen 2 gösterici için taziyelerini bildirdi ve bu iki insanı “şehit” kabul ettiğini açıkladı. Bahreyn, İran 'ın bu ülkedeki maslahatgüzarını istenmeyen kişi ilan etti ve bu diplomatın Bahreyn’i terk etmesini istedi. İsyan dalgası dereceli olarak yayılıyor. BM’nin bu ülkeler için gelecekteki planı ne olabilir?

- Prof. Dr. Cüneyt Kanat: Tabiî ki bütün bu gelişmeler bölgede ortaya çıkan kaos durumunun her geçen gün daha da artacağının bir göstergesidir.   Buna bağlı olarak gelişmeleri bekleyip görmek zorundayız. Ancak şunu söyleyebilirim; Bu ülkelerin hiç birisindeki sorunlar BM’yi Libya kadar meşgul etmeyecek ve zorlamayacaktır. Libya probleminin çok büyük ve karmaşık olması Kaddafi nin ne yapacağının öngörülememiş olmasındandır. Ayrıca Libya’da,   Mısır’da olduğu gibi hakemlik yapacak bir Libya ordusunun olmaması da BM’nin ve Koalisyon Güçleri’nin işini oldukça zorlaştıracaktır.

 

haberajans.com: Erdoğan, "Kaddafi gitmeli mi?" sorusuna "O safhayı geçti bile. Şimdi burada Kaddafi, kendi kendiyle çelişki içinde. Resmi bir görevle Libya 'nın başında olmayana düşen, resmi bir görevle Libya 'nın başında olana Libya 'yı teslim etmekti" yanıtını verdi. Türkiye, NATO kararı çıkması halinde aktif olarak da devrede olacak mı? Türkiye bu saldırıda muharip güç olarak yer alacak mı?

Prof. Dr. Cüneyt Kanat: Hepimizin bildiği gibi Türkiye, Paris toplantısına çağırılmadı ve Koalisyon Gücüne dâhil edilmeyerek devre dışı bırakıldı. Yapılan açıklamada bunun gerekçesi olarak da Türkiye’nin operasyon karşıtı bir tavır sergilemesi gösterildi. Yani bu açıklamayı şöyle de okuyabiliriz: Müdahaleye sıcak bakan ülkeler Paris toplantısına çağrılarak bir operasyon kararı alındı. Kurulmuş olan Koalisyon Gücü de bu operasyon kararını uyguladı. Bu bilgiler çerçevesinde ve bu şekilde gerçekleştirilen bir operasyonun ne kadar hukuki olduğunun tartışılmasından daha doğal bir şey olamaz. Zaten kısa bir süre sonra Sayın Davutoğlu da yaptığı açıklamada; “Koalisyon gücü uluslar arası hukuka uygun oluşmadı” diye belirtti. NATO ise batılı bir askeri örgüttür. NATO’dan çıkacak operasyon konsepti çok önemli, eğer bu operasyon NATO operasyonu olursa o zaman Türkiye de söz sahibi olabilir. Ancak, operasyonel planlamanın insanların can güvenliğinin sağlanmasına yönelik olması çok önemli ve sanırım Türkiye bu konudaki tavrını koyacaktır. Şu ana dek devam eden NATO toplantılarının kilitlenmesi de muhtemelen bu durum ile ilgili gibi gözüküyor.

 

haberajans.com : Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, Batılı ülkelerin Libya'ya yönelik operasyonunu, amacının dışına çıktığı gerekçesiyle eleştirdi. “Libya'da olanlar uçuşa yasak bölge oluşturulması amacından farklıdır. Bizim istediğimiz sivillerin korunmasıdır, başka sivillerin bombalanması değil" dedi. Arap Birliği’nin, Kaddafi yanlısı bir politika izlediğini söyleyebilir miyiz?

 

- Prof. Dr. Cüneyt Kanat: Arap Birliği’nin şu anda nasıl bir politika izlediğini söyleyebilmek çok zor gibi gözüküyor. Çünkü kafaları çok karışık. Daha doğrusu ne yapmaları gerektiğine tam olarak karar verebilmiş değiller. Daha başlangıçta operasyona onay vererek ve desteklediklerini belirterek zaten anlaşılmaz bir tutum sergilediler. Aslında bu durum trajikomik bir sonuç ortaya çıkarmış oldu. Sanki bu kararı veren Arap ülkelerinde her şey yolundaymış, demokratik bir yönetim tarzı işlerlik kazanmış ve güllük gülistanlık ülkelermiş de Libya’ya müdahaleye onay veriyorlar! Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; Daha en başta aldıkları karardan anlaşıldığı gibi, Arap Birliği Kaddafi yanlısı bir politika izlemiyor. Ancak bu tavırlarını da çok içlerine sindirebilmiş değiller. Kendi ülkelerindeki çağ dışı yönetim şekillerinden kaynaklanan tezat, onların ellerini kollarını bağlıyor. Bu sebeple ne yapmaları ve hangi tarafta olmaları gerektiğine kolaylıkla karar veremiyorlar. Çünkü bütün bu ülkeler kendi ülkelerinde de demokratik yönetime geçiş anlamda adım atmadıkları sürece, ne yaparlarsa yapsınlar var olan duruma ters düşeceklerdir.

 

haberajans.com: Muammer Kaddafi devlet televizyonunda yayınlanan açıklamasında, ülkesinin Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın 51'inci maddesiyle düzenlenen meşru müdafaa hakkını kullanacağını söyleyerek 1 milyon insanı silahlandıracağını açıkladı. Bu silahlanmanın sonucu olarak BM’nin Libya’ya kara operasyonu yapmayacağı açıklamasıyla paralellik kurabilir miyiz?

Prof. Dr. Cüneyt Kanat: Libya’nın daha çok aşiret ağırlıklı bir toplum yapısı var. Kaddafi işte bu yapıyı da kullanarak halkı silahlandırıp, batının herhangi bir kara müdahalesinde topyekûn bir mücadeleyi örgütlemeye çalışmaktadır. Ancak bu durumun BM’nin kararında çok fazla etkili olduğunu düşünmüyorum. Çünkü artık batı ve özellikle ABD Irak tecrübesinden sonra böyle bir girişimi asla göze almayacaktır. Daha önce Afganistan ve Irak’ta denenen bu yöntemin sonuçlarının ne olduğu açık bir şekilde ortadadır. Buna bağlı olarak bu kez, yöntem ya da yöntemler daha farklı ve risksiz olmak zorundadır. Bana göre batının tercihi de bu yönde olacaktır.

 

haberajans.com: Saldırı kararı sonucu uçaklarını Libya semalarına yönlendiren ülkeler kısa süre önce Kaddafi’yi olağanüstü önemli insan statüsünde ağırlıyor, abartılı bir gösterişle Kaddafi’yi kucaklıyorlardı. Bugün ortaya attıkları “insan hakları”, “demokrasi” gibi söylemleri geçmişle kıyasladığımızda bu bir paradoks değil mi? Sarkozy’nin kırmızı halısı bundan sonra kimin ayakları altına serilecek?

 

Prof. Dr. Cüneyt Kanat: Evet, işte bütün mesele burada yatıyor. Zaten sorunuzdaki ironi de cevabı çok açık bir şekilde veriyor. Bu sebeple benim cevabım kısa ve net olacak; Bu ülkeler demokrasi derdinde değiller bunların derdi Libya’da yeni oluşacak yönetim ile iyi ilişkiler kurup pozisyon kapmak ve bunun nimetlerinden olabildiğince fazla faydalanmak.

 

haberajans.com: Bu bağlamda Avrupa ve Amerika cephesinde bölge genelinde ve Libya özelinde dünden bugüne nasıl bir politika değişimi gözlemliyoruz ve bu değişimi hangi gündem maddelerine dayandırabiliriz?

 

Prof. Dr. Cüneyt Kanat: Bundan sonra hem Avrupa’nın hem de Amerika’nın bölgedeki etkisi ve baskısı giderek artacak gibi gözüküyor. Aslında onların politikaları fazla bir değişim göstermeyecek. Sadece sonuca ulaşmak için kullandıkları yöntemler değişecek. Bir önceki sorunuzda belirttiğiniz gibi, artık bu liderlerin ayakları altına kırmızı halılar serilmeyip, semaları üzerinden savaş uçakları uçurulacak!

 

haberajans.com: Haçlı Seferi’nden bahsediyor Kaddafi? Afrikalılara, Araplara, Latin Amerikalılara, Asyalılara, "düşmana karşı Libya 'nın yanında yer almaları” çağrısı yapıyor. Söz konusu Haçlı Seferi’ne ilişkin böyle bir koalisyon olası mı?

Prof. Dr. Cüneyt Kanat: Böyle bir olasılığı hiç gerçekçi bulmuyorum. Daha en başta, Amr Musa hem Birleşmiş Milletler’in hem de AB nin yanında yer aldı. Arap Birliği bile Libya’nın veya daha doğrusu Kaddafi’nin yanında yer almıyorsa, diğer sözü edilen ülkelerin böyle bir desteği düşünmeleri ve Kaddafi’nin söz ettiği Haçlı seferi’ne karşı koalisyon oluşturmaları mümkün değildir. Çünkü artık, Kaddafi uluslararası meşruiyetini tamamen kaybetmiş bir liderdir

 

haberajans.com: Kaddafi’nin, bütün gerici yanlarına karşın, Libya’ya ve Libya halkına bir yararı yok mu? Varsa bunlar nelerdir?

 

Prof. Dr. Cüneyt Kanat: Bana göre Kaddafi’nin sadece yıllar önce gerçekleştirdiği devrim esnasında, önceki duruma son verip, ülke kaynaklarını halkına kullandırmanın yolunu açtığı sırada hem ülkesine hem halkına önemli bir yararı olmuştur. Fakat daha sonraki pek çok uygulaması ülkeye zarar verdi. Kaddafi kendi iktidarının ömrünü uzatmak için bir ordu kurmaktan bile uzak durdu. Kursa da ordunun çok güçlenmesine hep engel oldu. Bütün bunları ve benzeri uygulamaları yaparken önceliği ve düşündüğü tek şey; her zaman iktidarını daim kılmak ve kendisiyle özdeşleştirmekti. Halbuki, “Libya demek Kaddafi demek” söyleminden uzaklaşabilseydi ve zamanında gereken fedakârlığı yapabilseydi, bugün karşımızda çok daha farklı bir Libya olabilirdi.

 

haberajans.com: Kaddafi, Saddam kadar kolay bir şekilde yıkılmayacak gibi görünüyor. En azından isyanın Libya’ya yayılmaya başladığı günden beri böyle bir duruşu var. Kaddafi bu süreci atlatırsa neler olur, Kaddafi ailesi yenilir ve Saddam gibi idam edilirse Libya’yı ve Arap-İslam dünyasını gelecekte ne bekliyor?

- Prof. Dr. Cüneyt Kanat: Kaddafi’nin kurduğu Cemahiryye sistemi çok ilginç, ilginç olduğu kadar da sakat bir sistemdir. Kaddafi yanlısı bir cemahiriyye silahlanıp kendisinin yanında yer alırken muhalifler de karşı tarafta bugün olduğu gibi yerini aldı. Kaddafi’nin Mısır’da Hüsnü Mübarek gibi kolayca pes etmemesinin en büyük sebebi de onun bu durum için önceden hazırlıklı olmasıydı. Ancak son gelişmelerden sonra Kaddafi bu duruşunu ne kadar devam ettirebilecektir, bunu bilemiyoruz. Fakat şu bir gerçek ki, bir süre sonra Kaddafi ya Hitler gibi ya da Saddam gibi bir sonla karşı karşıya kalacaktır. Bundan sonra ne olur sorusu için daha çok erken diye düşünüyorum. Çünkü şu anda başlatılmış olan süreç bile pek çok problemi beraberinde getirdi. Önce bunların hukuka uygun bir şekilde çözümlenmesi gerekir. Sonra da, Libya’nın durumu, inisiyatif kendi halkına bırakılmak koşulu ile bir sonuca ulaştırılmalıdır. Bütün bu gelişmelerin, Arap-İslam dünyasını nasıl etkileyeceği ise zaman içerisinde belirginleşecektir. Bizim bu süreçte en önemli dileğimiz sivil halkın zarar görmemesi ve her türlü güvenliklerinin sağlanmasıdır.

haberajans.com: Teşekkür ederiz.

- Prof. Dr. Cüneyt Kanat: Ben teşekkür ederim.

 

 

 

 

.

 

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
HABER YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR