Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Burhan Kale
mavi264@mynet.com
İZLENİMLER
18 Kasım 2008 Salı 09:17

Yalanlar üzerine kurulmuş nice yaşamaklar var…

 

Kişisel, tüzel yalanlar ve kaprisler…  

 

İşin “kaprisler” kısmı herkesi değil, daha çok parti başkanları ile büyük patronları ve bazı kademedeki yöneticileri ve medyadaki dinozorları bir de bazı ilahiyatçıları ilgilendiriyor...

 

Yani sistemin prenslerini…

 

Partiler açısından bakarsak önümüzde yerel seçimler var. Koparılan kavgalar, kıyametler bu nedenle…

 

Tabii yapamayacakları şeyleri söyleyen, tutamayacakları sözleri veren bir dolu siyasete yatırım yapan insanın mücadelesine şahit olacağız…

 

Seçim sonu “yorgan gitti, kavga bitti” dönemi yeniden başlar…

 

Seçme hürriyeti ne kadar kullanılıyor dersiniz…

 

Seçim sistemi eleştiriliyor. Genellikle de seçimi kaybedenler tarafından… Kazananlar da eleştiriyorlar desinler hesabından…

 

Ancak “değişim” yok…

 

İnsanlar değişim istiyor olmalılar… ABD seçimlerinde bile değişim isteyenler kazanmadı mı?

 

Türkiye değişimin neresinde… Yönümüzü Batı’ya dönsek de Batılı olamıyoruz. Doğu bizi kabul etse biz onu kabul etmiyoruz… Orta Asya’dan itibaren hep Batı’ya yürümüşüz bir kere…

 

Batı’nın ilmini kendi irfanımızla birleştirip kendimiz kalarak çağdaşlaşmak istiyoruz, konu dönüp dolaşıp birbirimizi aşağılamaya geliyor; yemek masası ya da yer sofrası kullanmak, onu giymek bunu giymemek, “Çevre de önemli…” tabii söylemleri ile insanları sınıflandırmak, hiçbir sınıf içinde kendimize yer bulamamak, gittikçe daha da kişiselleşen küresel bir dünyanın öğütülebilir birer dişlisi haline gelmek, tüketmek ve tükettikçe tükenmek…

 

Birileri üretiyor nasıl olsa… Ekonomik alanda mal üretiliyor. Fakat insana yatırım ne kadar da azaldı…

 

Bu birçok konuda böyle, mesela “beyin göçü” engellenemiyor denmekte… Ülkemizde tabiri caizse adam yerine konulmayan nice insan Avrupa ve ABD’de el üstünde tutulabiliyor… Burada masada çalıştırılmayan orada Nasa’da çalışabiliyor…

 

Siyaset mücadele esasına dayanmakta ve işin tabiatı gereği belki de kendi partisi dışındaki herkese bakışı biraz “bulanık” olmakta…

    

“…Nefse tapınmaya, iktidar hırsına, tahakküm arzusuna dayanan siyaset anlayışı; iyilikleri emredenler meydanı boş bıraktığı anda hükümran olacaktır…” Bir avuç insan kendine görev biliyor iyilikleri emretmeyi ve kötülüklerden sakındırmayı…


“Karanlıktan şikâyet edeceğine bir mum yak” hesabı yani…

 

Aklı ve kalbi aydınlık olan, fedakâr, başkalarını da düşünen, ne ezen ne de ezilen durumunda olmayan, dinine, vatanına, bayrağına sevdalı akıllar ve kalplere ne kadar ihtiyaç var…

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR