













Toplumcu ve gerçekçi düşünen, bunu yaparken de dil, din, ırk ve renk ayrımı gözetmeden ezilen ve sömürülen toplumsal yığınların sesi olan ve onların haykırışlarını yazdığı mısralarda dile getiren, hayatının büyük bir kısmını hapiste geçiren, Türk vatandaşlığından çıkarılan, komünist şair Nazım Hikmet’in bugün 108. doğum yıl dönümü.
Kendisini özlemle anıyoruz. İyi ki doğdun Nazım. Sen ki dünya halklarının dostu, mazlumun sesi ve emekçinin can yoldaşıydın. Senin hayalini kurduğun dünyada savaşlar yoktu.
Her ırktan,renkten,dilden,dinden insanlar vardı.
Hiç kuşkusuz seni yaşatan bir şey vardı, şiirlerle yürümek aydınlık yarınlara hem de en korkusuz şiirlerinle.
Ne güzeldi dünya halklarını düşünmek, okudukça tanıdın tarihe damgasını vuran büyük üstadların kahramanlıklarını.
Ne güzeldi, uğrunda savaştığın ülkenin insanları ve düşlerinde sömürüsüz bir dünyanın düzeni vardı.
Daha güzel bakıyordun dünyaya, insanlara ve yeryüzünde yaşayan tüm canlı ve cansız varlıklara.
Hayatı güzelleştiren şairlerin çığlıkları yankılanıyordu kulaklarında.
Kıtalara ulaşırdı sesindeki nağmeler, Uzakdoğu’dan Karayiplere, Kara Afrika’dan İskandinavya’ya, Balkanlardan Ortadoğu’ya, Rosa Luxemburg’u tanıdın Almanya’da. Mayakovski'yi Sovyetler’de, Neruda’yı Şili meydanlarında zulme direnirken,
Lorca’yı tanıdın İspanya’da, Hồ Chí Minh’i Vietnam’da emperyalizme karşı savaşırken.
Che’yi tanıdın Bolivya’da ve sen halkına sevdalıydın.
Evet üstadım, bugün doğumunun 108 nci yıldönümü.
Yasaklıydın bir zamanlar uğrunda hayatını adadığın memleketinde, kitapların toplatılırdı ev baskınlarında, suç sayılırdı ve okuyanlar yargılanırdı her defasında.
Mikrofonlarda şiirlerin okunuyor korkusuzca ve aralandı perdeleri artık o geçmişte kalan karanlıkların.
Tüm dünya halklarına mal olmuş bu güzel insanı, bir memleket sevdalısını ve halkların kardeşliğini savunan değerli şair Nazım Hikmet’i anmanın mutluluğu ve gururu içindeyiz. Sen rahat uyu üstadım. Daha nice doğum yıl dönümlerinde şiirlerinle baş başa olmak dileklerimle.
