













Demokratik açılım, yok yok Kürt açılımı o..
Demokratik açılım veya Kürt açılımı, fark eden ne? Söylemlere bu kadar takılı haldeyken hangi sorunu nasıl çözmeyi deneyeceğiz? Denemek için önce istemek gerekli, bu haldeyken isteyebilecek miyiz?..
Yirmi beş yılı aşkın bir süredir devam eden, içeriğinde ölümden başka hiç bir şey olmayan bu saçmalığı daha ne kadar sürdürmeyi deneyeceğiz bilmiyorum, bilemiyorum çünkü..
Üç-dört gün öncesine kadar sadece belirsizlikle itham edilen açılım süreci, şimdilerde ülkeye giriş yapan örgüt yandaşlarının karşılanma şekliyle ve tutuklanmamalarıyla eleştiriliyor.
Çünkü yaşananlar gerçek anlamda rahatsız edici ve tahrikkar.
Dtp önderliğinde yapılan organizasyon, kitlesel karşılama töreni çok can sıkıcı.
Dtp için şimdiye dek yerli-yersiz çok şey yazıldı-söylendi.Bu sefer ki gerekli ve gayette normal.
Konunun hassasiyeti üst noktada, biliniyor.Ne diye otobüs üzerinde işi gösteri boyutuna taşıyıp insanları alanlara yığıyorsun?
Sen değilmiydin, ''barış için varız, ne gerekiyorsa yaparız'' diyen? Ne değişti de bu işi gövde gösterisi yapma noktasına taşıdın?
Muhalefetin ekmeğine yağ sürüp, gerginlik yaratmanın mantığı ne?
Bu sürecin akışı, gerginlikten uzak ve mantıksal düzlemde olmalı.Ülkenin gündeminin tam ortasında her kafadan bir sesin çıktığı ortamda hangi çözülmeyi sağlayıp, hangi barışı yerleştirebiliriz?
Barış, savaş gibi gürültülü ve heybetli mi gelir, ya da öyle mi gelmeli? Uzlaşıyla, özveriyle, mantıkla bu süreç ilerleyemez mi?
Grup toplantısında Baykal açtı ağzını yumdu gözünü.Her zamankinden daha ağır bir üslupla, ''İmralı-Kandil-Dtp ile uzlaşı sağlayarak yapılan bir plandır bu ve halk bunu fark etmiştir'' gibisinden şeyler söyledi.Şehitlerden gazilerden girerek yumuşak karına oynamayı da ihmal etmedi.Olayın bu tarafını çok iyi biliyor iyi de yapabiliyor.
Sorun temelde, istemede.. Bu çatışmalardan bu kısır süreçten rahatsız mıyız? Değil miyiz? Siyasiler-bürokratlar-gazeteciler ve sokaktakiler..
Televizyonda izlerken- gazetede okurken cenaze haberlerine üzülüp- hırslanmak nereye kadar gidecek?
Taşın altına elini sokan bir yönetim çıkmış- eğrisiyle doğrusuyla bir şeyler yapmaya çalışıyor.Gerçekten istiyorsak barışı ve huzuru, neden yirmi beş yıllık düşüncelerimizle vedalaşarak yeni ufuklar açmayız? Yeter diye haykırmayız?
Çok merak ediyorum..
Yetmez mi?
:)