













İSTANBUL’DA TOPLU ( TAŞIMA ) TEPİŞME . . .
İstanbul’da trafiğin rahatlaması adına en gerekli olan şey toplu taşıma, hiç şüphesiz bunun önemini en iyi bilenlerden biriyim.
Ancak toplu taşımanın önemini konuşurken, insanların birbirlerine
olan saygısızlıklarının da altını çizmek gerekir diye düşünüyorum, Sigara
yasaklanalı beri vapur ulaşımı daha rahat oldu lakin minibüs, otobüs, tramvay
ve metrolarda tabiri caiz ise haşat olmadan yolculuğu tamamlamak neredeyse
mümkün değil. Özellikle Kabataş - Zeytinburnu arasında işleyen o güzide
tramvayımız bir harika. Anonslar ile hemen
arkadan boş tramvayın geldiği belirtilmesine rağmen tıka basa konserve kutusu
kıvamında dolu olan tramvaya, içeride yer olmadığını gördükleri halde inatla
“ilerleyelim beyler” diyerek binmeye çalışan, alkol ölçme cihazının
ibresini tavan yaptıracak derecede şişenin dibini bulan, leş gibi koktuğu halde
başka insanların olduğu kalabalık bir toplu taşıma aracına binmekten çekinmeyen
değerli vatandaşlarımız ile çok daha cazip hale geliyor seyahat…
Tabii bir de evlerindeki kadınların varlığını düşünmeden, kendi başlarına hiç gelmeyecekmiş gibi tıka basa dolu bir minibüste yolculuk eden bayanın çıplak koluna sürtünmeyi ihmal etmeyen, özellikle iş çıkış saatlerinde belirli hatları seçerek çalışan bayanların peşinden ayrılmayan fortçuları ve bu zat-ı muhteremleri gördüğü halde görmezden gelen vatandaşları, öndeki koltuğun arkasına bunu yazan … şeklinde yazılar yazan güzide vatandaşlarımızı da unutmak olmaz elbette.
Radyoculardan Duyarlı lık Örneği …
Tabii toplu taşımayı tercih etmenin en önemli sebeplerinden biri de tasarruf olmalı.
Geçtiğimiz aylarda Radyo Klas bir tasarruf hareketi yaptı. Genel yayın yönetmeni ve Cenkle Yoklama Programı'nın yapımcısı başarılı radyocu Cenk Alptekin Maltepe’deki evinden Kavacık’daki iş yerine günde 64 km yaparak bisiklet ile gidip geldi, bir çok sanatçı da bu kampanyaya destek verdi.
Tabii halkımız ne derecede rağbet etti bilemiyorum ama toplu taşımayı yaygınlaştırmaya çalışırken öte yandan da halkımızın önemli kısmına kendine ve topluma saygı dersi vermemiz gerekiyor kanımca.
İstanbul Konserve Kutusu …
Tabii bütün bu olumsuzluklar İstanbul’a has.
Geçtiğimiz ay içerisinde çok uzakta değil Sakarya’da idim. Akyazı ilçesi’nden Küçücek beldesine ,yani bizim burada Kadıköy-Maltepe kadar bir mesafe için minibüs yolculuğu yaptım, hem ödediğim ücret Kadıköy-Göztepe ücretinden bile daha az, hem yol daha uzun, hem de insanlar daha saygılı idi. Öyle ki bahçesinden topladığı fındıkları tüccara götürmeye çalışan yaşlı amcaya hepimiz yardımcı olduk, minibüsçü fazla para istemediği gibi amcanın evine servis yaptı.
Velhasıl hep denir ya, Başka İstanbul Yok !
