













Film izlemek her zaman bana mutluluk vermiştir.. ama bir sürü reklamların arasında / televizyonda izlemek değil... mesela sinemada, aslında yanlız gıdeceksınız sınemaya, filmle bütünleşebılmek ıcın... sosyal bır etkınlık olsun dıye değil, yada sevgilinizle başbaşa kalmak içinde hıc değill, kendınıze keyıflı bır an geçirtmek , ve o filmin içinde yaşayabılmek içinnnn
İşte ben böyle bır zamanı yarattım kendım için, ıssız adam da.... ıssızlaştım biraz...
Modern dünyanın içinde tüm manevi değerleri yitirerek ne kadar/ ne olduğu belirsiz bir ŞEYE dönüştüğümüzün farkına varmadan ıssızlaşıyoruz;
Ve ıssızlığımız yüzünden sevdiğimiz insanı terk etmek de bir erdeme dönüşüyor ki, böyle bir hayatta erdemden bahsedemeyiz, günaylarla avutulmaya çalıştırılan ıssızlığımızın aslında kayda değer hiçbir üstünlüğü yok,
Sahildesiniz,; bir kız çocuğu rüzgara savurmaktadır saçlarını, ruzgar size o masumluğu getirir size, yanlızlığınız içinde bakarsınız gelecekten kaybettiklerinize, deniz sanki ruhunuzdan bir parçadır, biraz siyahı maviliğin,
Kalabalıkların içinde iki ayrı/ aynı ruh olurcasına sevdiğiniz size hem yakın ve hem uzakken ve sanki onun için herşeyi yapabileceğiniz bir güvenle, düşünceyle yürürsünüz kalabalıkta, insanlar içinde iki insan
Mutlulukla uzanırsınız çimenlere, güneşe mi bakmalı yoksa kitap mı okumalı, ama bir şey vardır , sevdiğiniz yanınızdadır
Kahramanlarımız hep filmlerde olur, birde tarih kitaplarında... içimizde çok derin bir özlemle beklediğimiz yarınlarda ancak bir ölüm gizlidir....
Uykudayızdır.... yarınlarında ölümleriyle karşılaşmış ınsanları bır bır yitiririz de farketmeyiz;
Öylesine ıssızızdır, kelimenin tam manasıyla,
Bunu bir filmde görüveririsiniz...
Issızlık en sonunda bir enayiliktir J diyebiliriz.... sevgilini yıllar sonra gördüğünde farkettiğin....
Kayıp gitmiştir hayat, kayıp gitmiştir; insan olmaya yaklaştığın yıllar, kayıp gitmiştir....
Evet güzel bir filmdi...
