Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Mustafa Alican
alicanmustafa@gmail.com
İsrail ve Ermeni Soykırımı Tasarısı
15 Mayıs 2009 Cuma 10:13

Türkiye-Ermenistan yakınlaşması, Azerbaycan-Türkiye gerginliği ve nihayet Türkiye-Azerbaycan barışması derken ortalık bir hayli karıştı. Koşulsuz olarak Ermenistan ile yakınlaşmamız gerektiğini düşünenler Başbakan Erdoğan’ın Bakü ziyareti ile biraz hayal kırıklığına uğradılar. Öte yandan, hükümet tarafından defalarca açıklama yapılmasına rağmen, hükümetin Azeri kardeşlerimizi sattığını ve Karabağ işgalini tanıyarak sınır kapısını açmak için zemin oluşturduğunu ileri süren muhalifler de şaşkınlığa düştüler.

 

Yağmur nereye tarla oraya düsturunu değer standardı edinmiş olup hükümetin her girişiminde bir hikmet-i hükümet gören ve hükümetin bütün girişimlerini, sanki kendi işleriymiş gibi, meşrulaştırma çabası içinde olan bazı hükümet yakını kalem erbabı ise daha da bir şaşırmış durumda. Kısa bir süre önce Ermenistan ile aramızda cari olan husumetin ne şekilde olursa olsun izale edilmesi gerektiğini savunan bu kesim, kimilerinin, hükümetin bir tür geri adım atması olarak görebilecek olması da mümkün olan son gelişmeler üzerine İsrail’in bile soykırımı tanımadığını söyleyerek, hep biz mi yapacağız canım, yaptıklarımızın karşılığını vermiyor ki Ermeniler moduna girerek bir tür geri adım attılar. Ya da yağmur artık önceki mahalleye mi yağmıyor ne!

 

Peki, durum nedir? İsrail meclisinin “Ermesi soykırımı” ile ilgili yasa tasarısını reddetmiş olması bir sürpriz midir? İsrail’in Ermeniler ile olan ilişkileri ve Ermeni tezlerine bakışı Türkiye için herhangi bir bağlamda herhangi bir kıstas olabilir mi? Türkiye-Ermenistan ilişkileri ile İsrail-Ermenistan ilişkileri arasında ne tür bir paralellik vardır ki, ya da var mıdır ki, Türkiye İsrail’in tutumundan kendine bir şey çıkarsın?

 

Ermeni tasarısını reddeden İsrail’in, çok değil birkaç hafta önce Türkiye’yi Ermeni soykırımı yasasını kabul edebilirim, diyerek tehdit ettiğini hatırlatarak başlayalım. Öncelikli olarak unutulmamalıdır ki, Ermenistan ile İsrail arasındaki ilişkiler, en az Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkiler kadar, belki de çok daha kötüdür. Tıpkı Ermenistan gibi tarihten bir takım kötülükler, acılar ve mutluluklar çıkaran İsrail ile Ermenistan’ın, hatta Ermeniler ile Yahudilerin birbirlerine bakışı son derece düşmancadır.

 

Yahudiler ile Ermeniler arasındaki düşmanlık tarihsel temellere sahiptir. Osmanlılar dönemindeki örneklerinden anlaşıldığı gibi, Ermeniler, Yahudilerin Passover’de [Yahudilerin Mısır’da sürdürdükleri kölelik hayatından kurtuluşlarını simgeleyen bir bayram] genç Ermeni çocuklarını öldürerek kanlarını birtakım dinsel amaçlar için kullandıklarına inanıyorlardı. Bu tür bir inancın, ülkemizde de halen halk tabakaları arasında yaygın olan Yahudilerin kanlı çöreği hikâyesi [Yahudiler bazı günlerde gizlice Müslüman çocuklarını keserek kanlarından çörek yaparlar] ile aynı kökenleri paylaştığı anlaşılmaktadır. Belli ki bu tuhaf inanışın dinsel bağnazlığa [yaygın anlamı ile kullanmıyorum, bir tür hoşgörü yoksunluğundan söz ediyorum] dayalı temelleri vardır.

 

Ermenilerin Yahudilerle ilgili pek de iyi olmayan düşünceleri, dinsel nedenler çerçevesinde kalmamış, halk arasında anlatılagelen bir darb-ı mesel olmaktan çıkmış ve somut bir Yahudi düşmanlığına dönüşmüştür. Ermeniler Nazi Almanya’sını desteklemiş, menfur Yahudilerin soyunu kazımaya ahdeden Nazilerle işbirliği yapmıştır. Ermenistan Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra da ülke sınırları içerisinde bulunan Yahudiler sürekli taciz edilmiş, öldürülmüş, mallarına el konulmuş ya da sınır dışı edilmiştir. Günümüzde de Ermeniler arasında –yalnızca halk arasında değil, ülkenin ileri gelen politikacıları, yazarları vs arasında da- Yahudiler, Batı’nın işbirlikçisi ve ajanı olarak görülmekte, ABD’nin Ermeni tasarısını kabul etmekte ayak diremesinin nedeni olarak algılanmakta ve düşmanca bir çerçeveden görülmektedir.

 

Ermeniler arasında çok yaygın bir anti-semitik eğilim vardır. Bu eğilim hem günümüzde hem de tarihte sayısız örneklerle kendisini ortaya koymuştur. Ermeni medyasında da tıpkı bizim bazı komplocularımız gibi her taşın altında Yahudilerin ve MOSSAD’ın olduğunu iddia eden ve bunu savunan kişilerin sayısı hiç de az değildir. [Ermeniler ile Yahudiler arasındaki ilişkilerin genel ve açıklayıcı bir anlatımı için bakınız: Sedat Laçiner-İbrahim Kaya, The Armenian Issue and the Jews, Ankara Üniversitesi Yayınları, Ankara 2003]

 

İsrail’in tutumu, soykırımı kabul etmemelerinden falan değil, düpedüz Türkiye ile ilişkilerinden kaynaklanmaktadır. İsrail’den, biz de Ermeni tasarısını kabul ederiz mealinde bir tehdit gelmesi, Davos Zirvesi’nden sonra ortaya çıkan malum gerginlikten dolayı atılmış bir dış politika hamlesidir.         

 

Durum böyleyken… Kalkıp da İsrail’in Ermeni tasarısını reddetmesini anormal bir şey olarak gösterip bu durumdan da bir meşruiyet zemini elde etme peşinde koşmak gibi bir tuhaflık içinde olanları anlamak çok zor. İsrail’in böyle bir tasarıyı kabul etmesi, İsrail ile Ermeniler arasındaki ilişkinin zemini açısından abes olurdu.

 

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR