Tekin Erdoğan
teerdmavikalem@hotmail.com
IŞIK
08 Aralık 2009 Salı 02:58
Biraz ışık , biraz daha ışık...
Karanlığında kör oluyorum, umutsuzluğun. Kim var ki zaten , umutsuzluğun karanlığında kör olmayan?
Ellerimizin, dizlerimizin ruhumuzu felç etmez mi, umutlarımızın bir şekilde elimizden alınmış olması?
Umutsuzluk karamsarlığımızı beslerken azmimizi ve direncimizi kaybederiz. Umutsuzluk gözlerimizi kör, kulaklarımızı sağır ve ağzımızı dilsiz kılar, aklımızın dumura uğramasını ve orada kalmasını sağlar. Bu kör kuyunun dibinde, bizi felaketten felakete sürüklemiş, alışkanlıklarımıza daha büyük bir bağımlılıkla tutunmamıza neden olur. Düşündüklerimizin çoğu bize bir bir şekilde öğretilmiş olan saçmalıklar yığını ve çaresizlikle kaderciliktir. Çaresizce kaderciliğe ve karamsarlığa teslim ederiz kendimizi.Ufak büyük herher güçlüğe hiç direnmeden hemen boyun eğip teslimiyetin karanlığına doğru açarız kollarımızı...Bu öğrenilmiş çaresizlik bizi içten içe yiyip bitirsede karşı koyup kendimize gelmemizi sağlayacak olan başkaldırı, isyan, direnme olgusu gösteremeyiz.Çünkü karamsarlık ve çaresizlik bizim en büyük sığınağımızdır. Bu sığınakta inanılmaz bir atalet içinde yaşamaya tek kurtuluşumuz gibi bütün varlığımızla, dört elle sarılırız.
Kolay kolay şikayetçi olmayız, olsakta bu şikayet sadece bir yakınma olarak dilimizde kalır ve öteye gitmez. Çoğu zaman şikayet etmeyiz, edemeyiz, belkide şikayetçi olmamız gereken durumun farkında bile olmayız çoğu zaman. Aklımız bir şekilde zincirlere vurulup köleleştirilmiş ve özgürlüğümüz elimizden alınmıştır. Biz kendi yazgımıza etki edemeyen kaderci bireylerden oluşmuş bir topluma dönüşürüz, dönüştürülürüz...Sürünün dışına çıkıp ezber bozan herkesi dışlayıp, yok etmeye yönelen bir güdülenmeye sahibizdir. Biri ya bizdendir ya da kim olduğunuolduğu ne olduğu farketmeden tehlikeli ve tehditkardır. Çünkü sürüye ait olmayan her birey bizim sistemizimizin hükmedemediği özgür ya da yarı özgür bir akıl ve iradeye sahiptir.
Bu tip insanların ellerinden alamayacağımız özgürlükleri, kararlılıkları ve seçim yapabime yetileri vardır. Sistemin emirlerine kolay kolay boyun eğmezler. Kendi hedeflerinden vazgeçirilmeleri oldukça güçtür. biraz itaatsiz biraz isyankar ve savaşçıldırlar. Kendi hayatlarının kurallarını kendileri koymak ve bu kurallarala yaşamak yönelimlerindelerdir. kendi duygulanımlarını ve seçimlerini kendileri belirlemek eğilimindedirler. Olaylar hakkında genel kanılar ve önyargılara sahip olmak yerine objektif olabilmek için kendilerini eğitirler durmadan.
Bu insanlar hayatlarını ertelemez, anı yaşarlar, vesselam ;YAŞARLAR...
Bu yazıyı okuyan herkese, birşeyler okuyan herkese şimdiden teşekkür ediyorum. Dünya da varolan güzel şeylerin çoğu sizin sayenizde ve sizin eserinizdir ,emin olabilirsiniz.
İşte hayat işte biz ve işte gerçeklerle, yalanlar...
Her koyun kendini kendi bacağından asar.(Doğrusu ; Her koyun kendi bacağından asılır. Ama bu yazıya uygun olan değişimli hali bu.)Ve evet seçen biziz ,yaşayacak olan biz...
Bugünden sonra yazılarımızı siz değerli okuyucularımızla paylaşmaya çalışacağız...Görüşmek üzere...
MEDİNE ALAGÖZ

TEŞEKKÜRLER
YÜREGİNİZE SAGLIK, BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLİYOR VE YAZILARINIZI HER DAİM GÖRMEYİ ÜMİT EDİYORUM.
BULUŞMAK ÜMİDİYLE...
09 Aralık 2009 Çarşamba 20:35
Cihan Merdanoğlu

Hoşgelmişsin,Sefa Getirmişsin...
bİR ÇIRPIDA OKUNURMU AŞK,BİR ÇIRPIDA YAZILIRMI AŞK ? O mÜKEMMEL YAZILARININ TAKİPÇİSİ OLACAĞIM Tekin Hoca...
08 Aralık 2009 Salı 10:12