Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Ahmet Okyay
ahmetokyay@ymail.com
İş Karmaşası
23 Temmuz 2009 Perşembe 19:02

 Ülkemizde eğitimli insan sayısı her geçen gün artmaktadır.Gelişmekte olan bir ülkede (!) eğitimli olan insanların fazlalığı çok önemli bir konudur. Lisans ve önlisans diplomalarını alan kişi sayısının artması bizleri kısa vadede mutlu ediyor.

Günümüzde eğitimin öneminin anlaşılması güzel, fakat o eğitim doğrultusunda çalışılmaması kötü ve düşündürücüdür.Çoğu mezun kendi alanında değil de başka bir alanda çalışmaya başlamaktadır.Peki o zaman soralım ‘Neden ilerde yapmayacağın bir meslek için yükseköğrenimde 2 ya da 4 yılını harcadın.İlk cevaplar fikrim değişti , sınav sistemi beni buraya sürükledi oluyor. Ancak eğitimini alıp yapmadığın işi eğitimsiz biri veyahut bambaşka eğitim almış biri yapsa daha iyi mi olur ? Bahane üretme konusunda çok yaratıcı bir toplum olduğumuz açıkça ortadır. Bu yüzden herkes neden kendi işini yapmıyor diye sorarsak hemen yüzlerce cevap alırız. Hafta sonu İstanbul’da Kadıköy meydanında çok üzücü bir olaya tanık oldum. Meydanın hemen üst tarafında güzel giyimli 2 bey; biri genç, diğeri orta yaşlı.Ellerinde yağ ölçen bir cihaz var.Yaptıkları iş yoldan geçenlerin yağ oranlarını hesaplamak, önlerindeki tabloya bakıp onları yönlendirmekmiş.Beyler işlerini yaparken aniden bir soru geldi :

-Pardon Mesleğinizi öğrenebilir miyim?

Genç olan bey :

-Tabii ki hanımefendi Ben Türkçe öğretmeniyim

Bayan hiddetlendi ve :

-Ne güzel söylüyorsunuz. Peki bu işin lisans eğitimini almış insanlar dururken,yani onlar belki de işsiz kalırken.Siz nasıl olurda bir diyetisyen gibi burada insanlara yol gösterirsiniz

Genç bey biraz afalladı. Öyle bir soru beklemiyordu çünkü. Biraz kem küm ettikten sonra.Yaptığı işi ben tavsiye vermiyor sadece elimde olan cihazın ölçümü söyleyip, muayenehaneye yönlendiriyoruma getirdi.Kadın sizlerin buna hakkı yok diyerek sinirli bir şekilde oradan uzaklaştı.Genç bey gerçektende elindeki makine ile ölçüm yapıyordu.Ancak kadın haklıydı.Onlar yönlendirmelerde bulunuyor,kendileri sanki bir diyetisyenmiş gibi davranıyorlardı.Bir Türkçe öğretmeninin diyetisyen olarak tavsiyede bulunması ne kadar garip, ne kadar ürkütücüdür. Aslında etrafımıza baktığımızda bunun gibi yüzlerce örnek görebiliyoruz.

Bir insan kendi mesleği dışında bir alana tabi ki ilgi duyabilir ancak bu düzey hayatı boyunca ilgi duyma seviyesinde kalmalıdır. Ne yazık ki ülkemizde çok bildiğini zannedip, kulaktan dolma bilgilerle ve üzerine konu ile alakalı birkaç kitap okumayla o konuda yetkin olduğunu zanneder insanlarımız. Aslında doğrudur biliyodur biraz ama konuya tam hakim değildir, olması da imkansızdır. Şöyle ki bir insan lisans düzeyinde öğrenim yapıyor sen ise hobi düzeyinde öğreniyorsan orada haddini bilmelisin. Dediğim gibi bahane üretmek çok kolaydır.Ancak bahane yerine bilginin haddini bilip susmak daha önemlidir.Eğer ki ilgi hobi düzeyini aşmıssa onun akademik bilgisini almak gerekli olmuş demektir.Biraz biliyorum ve anlatabiliyorum da demek hem insanın kendisine hem de çevresine büyük zarardır.Herkes istediği konuda iş yapabilmelidir ama yapacağı iş konusunda uzmanlaşması gerekmektedir.Aksi halde tutum ve davranışlar ülkemizde bir iş karmaşasına yol açmakta herkes her işi yapabiliyorum diyebilmektedir.Artık “ eğitim şart ” sloganının yanına “ bilinçli ” sıfatını ekleme zamanı geldi. Sıfatsız bir emir cümlesine toplumumuz halen hazırlıklı değil anlaşılan.

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR