













Hatırlayanlar ya da yazılarımızı takip eden okuyucularımız 1 Mayıs günü olmasını istediğimiz tablonun manzarasını bilecektir.
Oturdukları koltuklardan palamut gibi iri laflar eden, mülki amirden çok taraftar ruhu sergileyen, güçlerini yasalardan ziyade polisin muharebe kabiliyetinden alan, ideolojileri gereği emek karşıtı olduklarından işçilerin Taksim'de kutlama yapmalarını “kalelerine atılmış bir gol” olarak görenlere diyeceğim korkacak bir durumun olmadığı yönünde…
Nasıl mı?
Milyonlarca işçi, memur, emekli, esnek ve kayıt dışı çalışanlar ve hatta işsizler bile bu bir günde bir araya gelecek, bu tatil evde yatma günü değil meydanlarda gerçek bayram organizasyonuyla kutlanma günüdür diyecek.
Bu sefer kutlama yok sadece hak aramak var diye meydanlardalar,o meydanlardan bir ses Yusuf Akyan'dan; ''B en tekel alkollü içkilerde çalısıyordum şimdi 4/c kölesiyim dünyada böyle bir çalışma stili varmıdır? 4/c ne demektir? Memur'mu İşçi'mi? Memursak niye biz zam alamıyoruz. İşçiysek 4/c limi oluyor anlamış değilim. Bilen varsa anlatsın. İstanbul'da yaşıyorum 650 maaşla çocuğum'da var iki tane...''
Anlatıyor sıkıntılarını neyi ne amaçla istediklerini,bir nevi bütün tekel işçilerinin sesi. 4/C Zulümdür, zalimliktir 4/C İnsan hakkı ihlalidir 4/C... Hâlbuki bu insanlar alın teri döküyor, emek veriyor, emeğinin karşılığını almak istiyor. Ne yaptınız? Özelleştirdiniz...
Halkların kazanacağı belki meçhul. Ama hafızaları zehir. Yani bir halk kendine yapılan iyiliği de yapılan kötülüğü de unutmaz. Hele de o Millet en büyük tecrübelerinde acıyla sınanmışlarsa…
Uzmanlar diyormuş ki (malum uzman sayımız haddinden fazla hemen hemen her konuda vardır bir uzmanı konunun)
"Pozitif düşünce" yani olumlu olabilme, Tıbbında benimsediği sihirli iki kelimedir. Doğada, evrende her şey karşılıklı etkileşim halindedir. Zihinle beden arasında da böyle bir etkileşim vardır. Zihindeki olumlu düşünceler, Bedende bir takım olumlu sonuçlar yaratır.
Abdullah Çalışkan
ve
Çetin Sosyal
arasında geçen konuşma
Abdullah Çalışkan (AKP): Ne işin vardı senin orada? Burada bütçe yapıyoruz, sen ne geziyorsun orada? Seni niye seçti millet? Oralarda dolaş diye mi seçti? Sen kendini tarif et...
Çetin Soysal (CHP): Size Ahmed Arif’in dediği bir şeyi söyleyeyim, madem öyle dediniz: “Sen doğdun üç gün aç tuttuk/Üç gün meme vermedik sana Adiloş Bebe/ Hasta düşmeyesin diye, töremiz böyle diye /Saldır şimdi memeye saldır da büyü/Bunlar engerektir, bunlar çıyandır/ Bunlar ekmeğimize göz koyanlardır. Tanı bunları tanı da büyü.” Ve diyorum ki 19 tane maden işçimiz öldü. Maden işçilerimizin çocukları, tanı bunları, tanı da büyü. Karayolu işçilerimizin çocukları, tanı bunları, tanı da büyü. Demiryolu işçilerimizin çocukları, tanı bunları, tanı da büyü. Yine, Tekel işçilerimizin çocukları, tanı bunları, tanı da büyü. Tanı da büyü... Tanı da büyü...
Ne Denir ki...
Mağrur olma Padişahım senden büyük Allah var...
Not: Bu yazı Mustafa Ceceli'den limon çiçekleri parçası ile okunursa daha tatlı olacaktır.
düşüncene sağlık
yazık
tebrik