Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
C. Hakkı Zariç
chzaric@haberajans.com
İmamın Şifreleri
05 Nisan 2011 Salı 20:38

Endişe ya da kaygı, İngilizce’deki “worry” sözcüğünün Türkçeye çevrilmiş halinden daha başka boyutlara taşınmış durumda.

Varolanın varolmayana karşı mücadelesi. Yaşadığımız işte tam olarak bu. Kierkegaard buna anksiyete demiş. Toplumsal bir anksiyete halindeyiz. Varoluşumuzu, varolmadığını iddia edenlerin olanaklarına armağan edenlerin sarmalındayız aynı zamanda.

Üniversiteye giriş sınavının ilk basamağı olan YGS’nin üstünden daha bir hafta geçmeden ortada dolaşan iddialara baktığımızda, varolanın varolmayanla mücadelesi daha belirgin hale geliyor.

ÖSYM “Sınavın adil bir biçimde yapıldığı” konusunda iddialı ve ısrarcı. Ortaya çıkan istatistikler ve sınava giren öğrencilerin ifadeleri, soru kitapçıklarındaki yanıtlarda bir şifre olduğu, bu şifreyi bilen birisinin 40 matematik sorusundan 37’sine doğru yanıtı bulabileceği belirtiliyor. Şifrenin sınava girmeden önce bazı öğrencilere ulaştırıldığı da gündemdeki iddialar arasında.

Tam bunlar tartışılmış, ÖSYM Başkanı velileri ve öğrencileri “bana güvenin” diyerek ikna etmiş gibi dururken ikinci bir skandal iddiası daha çıktı ortaya. haberajans’ta da yer alan habere göre “ seçenekler arasındaki en büyük rakamsal değerin sağındaki şık işaretlendiğinde 30’a yakın soruda doğru sonuca ulaşılıyor. Ayrıca soruların küçükten büyüğe dizilimi yeniden düzenlendiğinde 30’un üzerinde soruyu doğru yapmak mümkün” sonucuna ulaşıldı.

Şifre krizinin 3. gününde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ÖSYM’ye güveninin tam olduğunu söyleyerek adaylara güven telkin etti.

ÖSYM “sınavda şaibe yoktur” dedi. Ama savcılık oluşturduğu ekiple kopya iddialarını inceliyor. TÜBİTAK’ın da içinde bulunduğu bir heyet, soruları ve cevap anahtarlarını mercek altına aldı.

Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet Çubukçu, “çıkar peşinde olanlar var” iddiasında bulunarak sınavda şifreleme yapıldığını ortaya atıp seçimlerde bu iddiadan oy almak isteyenlerin olduğunu iddia etti.

Daha dün gibi aklımızda KPSS skandalı. 2 milyon adayı aylarca şüphe içinde kıvrandıran KPSS skandalıyla ilgili ‘soruşturma’ 9 aydır sonuçlanamadı. 

Evet, KPSS’deki soruların çalınması iddiası ÖSYM’nin mevcut yönetiminde deprem etkisi yaratmıştı. ÖSYM Başkanlığı görevinden bu nedenle alınan Prof. Dr. Ünal Yarımağan şifre krizine ilişkin yaptığı açıklamada “Türkiye korku imparatorluğu haline geldi. Ben de görevden ayrıldıktan sonra aylarca konuşmaya çekindim ve korktum” dedi ve ekledi: “Neden hiçbir üniversiteden, uzmanlardan çıt çıkmıyor, hiçbir bilim adamı görüş belirtemiyor? En dinamik beyinler konuşamıyor, ses çıkaramıyor. Tartışılmıyor. Bu ülkemiz adına çok olumsuz bir durum.”

Bütün bunlar olurken Türkiye’de 16 milyar liranın üstünde bir piyasa oluşturan dersanelerin egemenlik kurma girişimleri, kendi ideolojik duruşlarına göre oluşturdukları hedefler akla gelmiyor.      

Haremlik selamlık sınav uygulamasını ne çabuk unuttuk. İstanbul’da altı okulda sadece kız öğrenciler alınmadı mı sınava? Bu uygulamayı laikliğin bir hoş görüsü olarak mı, imamın şifrelerinin bir ideolojik güç gösterisi yaptığını mı algılamalı? Buradan yola çıkarak ÖSYM’nin bir ideolojik tavır sergilediğini iddia etmek o kadar mı güç?

İnsanlar üç otuz paraya çalışıp didinsin, en temel ihtiyaçlarından kısıp çocuğunu okutmak için onca masraf etsin; sonuçta bütün çabası bir şifrelemeye kurban edilsin öyle mi?

Parası olan zaten okuyor. Eskiden okumak için bilgi sahibi olmak gerekiyordu. Şimdi parası olan bastırıyor yıllık ödemelerini, mühendislik senin, tıp benim okuyor. Bunlardan kimisinin jaguar marka otomobiline atlayıp Cumhurbaşkanı’yla görüşmeye gittiğini ne çabuk unuttuk. Üstelik aynı üniversitenin öğrencileri kış ortasında demokratik hakları için Ankara’nın göbeğinde ileri demokrasinin orantısız gücüne maruz kalıyordu.

Geriye kalıyor devlet üniversiteleri. Öğrenciler bu üniversitelere girip geleceklerini kazanmak için gece gündüz çalışıyor, hipodromdaki atlar gibi o dersten çıkıp o dersaneye, o sınavdan o sınava koşuyor, yetmiyor gelip evde ders çalışmaya devam ediyor ama daha sınava girmeden yenik başladığının farkında değil.

Yetkililer TBMM’ye yağan soru önergelerine ne yanıt verecek acaba?

Mesele sınav sistemi kaldırılsın meselesi de değil artık. Mesele demokratik eğitim meselesi. Bilimsel, parasız, laik eğitim meselesi.

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
ümit şener ta
Yorum Gençlik Harcanmasın
Milyonların umudu tek bir sınavda. YGS. Yok Edin Gençliği. Yeteneklerini,İsteklerini. Vurun bir Yarişa. Aynı Evine ekmek getirmek için yarişan bir baba gibi. Yarişsın dursun.
07 Nisan 2011 Perşembe 09:13
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR