Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Mehmet Bedri Gültekin
mbgultekin@haberajans.com
İki seçenek
20 Ağustos 2009 Perşembe 13:36

            İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Aydınlık dergisinde bu hafta yayınlanan başyazısında; iki resimden hareketle, Kürt sorununda bugün önümüzde duran iki programı yalın bir şekilde işledi.

            Birinci fotoğraf, son bir aydır “tarihi fırsat” propagandası ile AKP tarafından önümüze konulan “Kürt açılımı”nın ne olduğunu gözler önüne sermektedir. Fotoğrafta AKP iktidarının Tatvan Kaymakamı, çatışmalarda ölen PKK militanları için saygı duruşunda bulunan DTP milletvekillerinin ortasında çaresiz bir şekilde oturmaktadır.

            Bırakın dağları, artık şehir merkezlerinde bile sözü geçmeyen bir devlet görüntüsü... Çaresiz, zavallı ve kulağına üflenen sözleri tekrarlamaktan öte bir şey yapamayan bir iktidarın resmidir karşımızda duran.

            İşte “açılım” diye şimdi milletin önüne konulan, Tatvan meydanındaki teslimiyetin bütün ülke tarafından kabul edilmesidir.

 

ÇÖZÜMÜN FOTOĞRAFI

            İkinci fotoğrafta, toprak ve özgürlük için ayağa kalkan Bismil köylülerinin, ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleri ile Cumhuriyete sahip çıkan görüntüleri var.

            Birinci fotoğraf çözümsüzlüğü ve emperyalist planlara teslim olmanın Türkiye’yi nerelere getirdiğini ortaya koyuyor.

            İkinci fotoğraf ise Türkiye’ye çözüm yolunu gösteriyor.

            Türkiye’nin bugünkü sorunu, bu fotoğrafların simgelediği iki yoldan hangisinin tercih edileceğidir.

 

AMERİKA’NIN SEÇENEĞİ

            Birinci fotoğraf Türkiye’nin etnik temelde yeniden yapılandırılmasını öngörmektedir. Amerika ve Avrupa tarafından önümüze konulmuştur. Batılılar; Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Devrimi ile kurduğumuz ulusal devlet modelinden vazgeçmemizi, etnik ve dinsel farklılıklar temelinde ayrışmamızı, devlet yapımızı da buna göre değiştirmemizi istemektedirler.

            Bu program aynı zamanda PKK’nın Programıdır. Nitekim Öcalan son olarak Avukatları vasıtası ile yaptığı açıklamada; Kürtlerin, kendi Meclislerini, eğitimlerini, dini eğitimlerini, belediyelerini ve öz savunma güçlerini kurmalarını çözüm olarak önermektedir.

            Öcalan Batı destekli etnik ayrımcılığın azami programını fütursuzca savunmaktadır.

            KCK (PKK) Merkez Yürütme Kurulu da 5 Mayıs 2009 günü yaptığı açıklamada Kürtlerin kendi Meclislerini, bu Meclisin seçeceği yürütme organını ve bu iki kurumun aldığı kararları hayata geçirecek bir savunma gücünün oluşturulmasını hedeflemeleri gerektiği belirtmişti.

            Kısacası PKK; ABD ve AB’ye teslim olmuş AKP’nin çaresizliğini değerlendirmekte taleplerini açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

            Tam yedi yıldır, Türk Ordusu ve İşçi Partisi başta olmak üzere Türkiye’nin milli güçlerine karşı yürütülen Amerikan operasyonunun sonucunda, “açılımı” yapan “koalisyon” (ABD-AKP-PKK ve Fethullahçı Gladyo) kendinden son derece emin görünmektedir.

            Veya en azından “kendinden emin görünmeyi” bu son derece hayati hamleyi gerçekleştirirken taktik olarak benimsemişlerdir.

 

ERGENEKON TERTİBİ VE “KÜRT AÇILIMI”

Şimdi artık iyice belli oldu. Ergenekon tertibi, Amerika’nın “Kürt Açılımı” uygulanabilsin diye sahnelendi!  

Tertipçiler açıkça söylüyorlar: “Kürt açılımının önünde bir engel yok. Engel olabilecekler Ergenekon soruşturması ile etkisiz hale getirildiler” diyorlar.

Sadece Temmuz ayında Ordu’ya yönelik olarak yürütülen saldırının yoğunluğu bile aynı dönemde ağırlıklı olarak gündeme getirilen “Kürt açılımının” hedefini açıklamaya yetiyor.

Hatırlayalım. Önce bir “kâğıt parçası” ile Orduya karşı akıl almaz bir psikolojik savaş yürütüldü ve 8 kumay albayın ifadesine başvuruldu, biri bir günlük de olsa tutuklandı.

7 teğmen Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı.

Hakkari Derecik taburunda, gene günler süren bir dezenformasyon kampanyasının ardından öldürülen 12 korucunun kemikleri arandı.

Bir gece yarısı yasası ile askeri yargı fiilen gereksiz hale getirildi. Askeri mahalde işlenen “suçlara” sivil yargı yolu açıldı. Ve askere karşı suç işleyenlere karşı (Örneğin Ordu içinde illegal örgütlenme faaliyeti yürüten Fethullahçılara karşı) askeri yargı yolu kapatıldı.

 

YENİDEN OSMANLININ SON DÖNEMİ

            Türkiye, Osmanlı’nın son döneminden bu yana hiçbir zaman bu kadar zavallı duruma düşürülmemişti.

            Yüzyıl aradan sonra “Düveli Muazzama”nın büyükelçileri etnik sorunlara yeniden küstahça burunlarını sokmakta, “hami” pozlarına bürünmekte, Parti başkanları ile görüşmekte ve Hükümete ne yapması gerektiğini söylemektedirler.

            Tartışılan sorunun Kürt yurttaşlarımızın demokratik hakları ile bir ilgisi yoktur. Sorun ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesinin nasıl uygulanacağı sorunudur.

            2011 yılında Irak’tan çekilecek olan ABD, çekilme sonrası Ortadoğu’daki çıkarlarını güvence altına almak istemekte, Irak’ın Kuzeyinde kurduğu Kukla Devletin güvenliğini sağlamak peşindedir.

            Bunun için Türkiye himayesinde Kürdistan projesini uygulamaya koymuş ve “Kürt açılımı” adı altında Türkiye’yi yeniden düzenlemeye girişmiştir.

            ABD-AKP-Fethullah-PKK koalisyonunun evdeki hesabı budur. Bu hesabın Türkiye çarşısına uyup uymadığını ise yakında göreceğiz.

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR