İçimdeki Çocukla Sohbet

            Bir süredir içimdeki çocukla, iç sesimle yoğun bir tartışma içindeyim. Kendi kendimle anlaşamıyorum günlerdir.

            İçimde çığlık çığlığa bağıran ve benim ısrarla susturmak istediğim ses, içimdeki çocuk, elime geçen bütün fırsatları teptiğimi, sonra üzüldüğüm ve yeni bir fırsat çıksın diye dua ettiğim için bana kızıyor ve tabii ben yine dinlemiyorum onu.

            Aslında çok, çok iyi biliyorum, hayat her zaman herkese yeni bir yaşam kurmak için, yaşamını baştanbaşa değiştirmek için ikinci bir şans vermiyor. Ben ise elime geçen her türlü fırsatı değil değerlendirmeye çalışmak elimin tersiyle itiyorum ve bu duruma sanırım en çok içimdeki çocuk sinir oluyor. Mutlu olmak istiyor, sevmek istiyor, sevilmek istiyor korkularıyla yaşamak, korkularıyla yüzleşerek başa çıkmak istiyor, sorunlardan kaçmadan, sorunları çözerek sevmek istiyor insanları yani benim yaptıklarımın hep tam tersi

            İçimdeki çocuğu hep dinlemek istediğim halde dinlemiyorum onu, çünkü korkuyorum ve en önemlisi korkularımla yüzleşmekten korkuyorum. Aslında çok basit ve ufak şeylerden korktuğumu biliyorum ama korkmuyormuş gibi yapıyorum. Korkularımla yüzleşmekten korkuyorum. İçimde özenle koruduğum bir zamanlar hiç kimselerin üzemeyeceğini sandığım ve hiçbir şeyden korkmadığını düşündüğüm içimdeki çocuğun aslında kırılgan bir çocuk olduğunu bir sürü şeyden korktuğunu her geçen gün keşfettikçe ve iç sesim çığlık çığlığa korkularını dile getirdikçe daha bir temkinli yaklaşır oldum korkularıma. Daha bir inanarak seslenmeye başladım içimdeki çocuğa “Bu da geçer merak etme, korkma sen” diye.

            Fakat şimdi daha rahatım, özgür bıraktım içimdeki çocuğu. Bıraktım ki korkularını özgürce yaşayabilsin, yargılanmasın korktuğu için. Korkarken sırf korkmuyorum izlenimi vermemek için acı çekmesin diye özgür bıraktım içimdeki çocuğu.

            Bıraktım korktuklarını özgürce haykırsın, sevdiklerine özgürce sarılsın, gitmesini istemediklerine korkmadan, utanmadan GİTME diyebilsin diye, İstediği yerde, istediği zaman SENİ SEVİYORUM diyebilsin diye özgür bıraktım onu. Artık hayatımda içimdeki çocuğun kararlarını uygulamaya karar verdim.

            Artık özgürsün içimdeki çocuk, artık hayata daha sıkı sarılabilirsin, daha mutlu olmak için istediğin kadar sesini yükseltebilirsin. Korkularını istediğin gibi söyleyebilir, istediğin gibi kaçabilirsin istemedin gerçeklerden sen ve ben daha kolay çıkacağız korkularımızın içinden, birbirimize destek olarak aşacağız. Korkmadan yaşabileceğiz birlikte. Artık özgürsün, artık özgürüz

Yazar : Sabriye Nişancı
http://www.haberajans.com sitesinden 24.05.2012 tarihinde yazdırılmıştır.