













Nerelerdeydiniz bu zamana kadar?
- Neredeydim? Almanya’daydım.
Orada mı oyunculuk yapıyordunuz?
- Tabii. Ben Almanya’da oyunculuk okudum. Almanya’da çocukların yeteneklerine göre gittikleri okullar var. Kimi
spor, kimi sanat ağırlıklı. Benim eğitimim de sanat ağırlıklıydı. Oyunculuk eğitiminden sonra da tiyatro yapmaya başladım.
Neden Türkiye’ye gelmeyi düşündünüz? Almanya’da oyunculuk konusunda ilerleyemez miydiniz?
-
Bundan birkaç sene önce “Acaba Türkiye’de oyunculuk yapabilir miyim?
Nasıl olur” diye düşünüyordum. Ben zaten yarı Türk’üm. Babam Türk, annem
Alman. Almanya’da tabii ki iş yapıyordum. Ama ben oyuncuyum ve bu
mesleği yapacaksam başka ülkelerde de şansımı değerlendirmem
gerekiyordu. Düşündüm, benim için en yakın ülke neresiydi; Türkiye! Ben
de buraya geldim.
HÜRREM’LE BİRLİKTE TÜRKÇE ÖĞRENİYORUZ
Niye Hollywood düşünmediniz, bütün oyuncuların hayali değil midir Hollywood?
-
Ben hiç öyle büyük düşünmedim. Buraya gelmeden önce de tek endişem
Türkçe’ydi. Maalesef benim Türkçe’m çok kötü. Bu yüzden bu hayalimin
gerçekleşmeyeceğini düşünüyordum.
Ama şansınıza Hürrem de Türçe’yi iyi bilmiyor!
-
Hürrem’le birlikte Türkçe öğreniyoruz. Senaryoyu ilk okuduğum zaman ne
yazdığını tam olarak anlamıyordum. Anlayabilmek için düşünüp duruyordum.
Ama artık anladım ki ben bu senaryolar sayesinde Türkçe öğreniyorum.
Türkçe’min yavaş yavaş daha iyi olacağını biliyorum. Üç aydır buradayım.
Önceden her zaman tercüme etmek gerekiyordu. şimdi bak seninle
konuşabiliyorum!
İŞİN NE OLDUĞUNU SORMADAN BAVULUMU TOPLAYIP GELDİM
“Muhteşem Yüzyıl”dan nasıl haberdar oldunuz?
-
Frankfurt’ta bir TV filmi çevirdim. Sonra tekrar Berlin’e, eve döndüm.
“Acaba yeni işim ne olacak” diye düşünürken telefon çaldı. “Yarın
İstanbul’da
deneme çekimi var, gelir misin?” dendi. ış büyük mü, küçük mü, insanlar
beğenir mi, beğenmez mi gibi şeyleri düşünmek için hiç vaktim yoktu.
Bavulumu topladım ve geldim.
Arada bağlantıyı sağlayan kim? Ekibin sizden nasıl haberi olmuş?
-
Oyuncu Ünal Silver benim arkadaşım. Almanya’da birkaç sene önce
birlikte oynamıştık. Münih’te bir film setinde yeniden karşılaştık.
“Türkiye’de çalışmak ister misin?” diye sordu. Türkçe’me güvenmiyordum
ama “Evet çalışabilirim” dedim. Hürrem rolüne birini ararlarken, o diyor
ki “Meryem film çekmiyor, belki oynayabilir”... Bunun üzerine beni
İstanbul’a deneme çekimine çağırdılar.
Şanslı mısınızdır hep?
-
Hayatta mutlu olduğum da, üzüldüğüm de zamanlar oldu. Normal bir
insanım ve ben de herkes gibi ağlıyorum. Ama ben çok inançlı bir insanım
ve hep her şey iyi olacak diye düşünüyorum. Ama “Ben şanslı biriym”
demem, çünkü hayat inişli çıkışlı.
İSTANBUL'A GELECEĞİMİ BABAMA SÖYLEMEDİM
İstanbul’a geleceğinizi öğrenince babanız ne dedi?
-
Söylemedim ki! Sürpriz olsun istedim. Çünkü oyuncusun ve birçok deneme
çekimine katılıyorsun. 100 tane deneme çekiminden ancak birkaç tanesine
seçiliyorsun. Aileme işin olmadığını anlatmak çok can sıkıcı. O yüzden
ben “Olursa anlatırım” diye düşündüm.
Ve oldu!
-
Role seçildiğim halde evdekilere söylemedim. Türkiye’de Hürrem kim
oluyor kimse bilmiyordu. ılk fragmandan sonra söyledim. Babama gerçekten
büyük bir sürpriz oldu. Çok şaşırdı. “Benim kızım Hürrem Sultan oluyor”
diye.
HAYATIN EN CESUR KARARI TÜRKİYE’YE GELMEK OLDU
Zorluyor mu Hürrem sizi?
-
Hürrem çok kuvvetli bir kadın ve çok cesur. Çok değişken. Ne zaman
kızacağı, nasıl tepki vereceği belli değil. Her zaman bomba gibi ve
patlamaya hazır! Böyle bir kadını oynamak kuvvet gerektiriyor.
Hayattaki en cesur kararınız ne?
- Türkiye’ye gelme kararım bugüne dek aldığım en cesur karar.
Hürrem Sultan’la ilgili nasıl bir araştırma yaptınız?
- İnternetten ve kitaplardan yararlandım. Bir de dizinin senaristi Meral Okay’la çok konuştum. O çok entelektüel bir kadın.
Peki Hürrem ruhunuza girdi mi, Hürrem’leştiniz mi?
- Setteyken evet. Ama tabii ki aralarda yine bir nefes alıp Meryem oluyorum.
AŞK ACI DEĞİL MUTLULUK VERMELİ
Peki aşkta Hürrem gibi aklınıza koyduğunuzu yapar mısınız?
-
Eğer bir yerlerde kaderimdeki insan varsa, bir gün çıkıp gelecek ve her
şey çok güzel olacak diye düşünüyorum. Aşk mutluluk veren bir şey
olmalı. Zor bir şey olmasını istemiyorum. Kavga değil aşk gelsin
gelecekse.
O zaman Hürrem gibi tutku beklemeyelim sizden; daha romantik, yumuşak yaşıyorsunuz değil mi?
-
Her insan, içimizdeki farklı bir şeyi ortaya çıkarır. Annenle başka
türlü konuşursun, arkadaşınla başka, kardeşinle başka... Kim bilir belki
karşıma bir insan çıkacak ve çok tutkulu bir aşk yaşayacağım. şimdi
bilemiyorum tabii çünkü kimse yok hayatımda.
EN KÜÇÜK BEN OLDUĞUM İÇİN AİLEM ÇOK ÜSTÜME DÜŞÜYOR
İstanbul’da evde mi yoksa otelde mi kalıyorsunuz?
- Evde kalıyorum ve çok mutluyum. Normal bir hayat yaşıyorum.
Nedir sizin normaliniz?
- Uzanıp caz müzik dinliyorum. Caz beni rahatlatıyor ve biraz kafam dağılıyor.
Aileniz Türkiye’ye dönmeyi düşünüyor mu?
- Hayır. Annem ve babam orada çalışıyor. Ama senede bir iki kere Türkiye’ye geliyorlar.
Kardeşleriniz var mı?
- İki ağabey ve bir ablam var. Ben en küçüğüm.
En küçük çocuk olmak nasıl?
-
Büyükler benim yolumu açtılar, bu yüzden rahatım. Ama hayatta bir de
madalyonun öteki yüzü var. Beni hep korumaya çalışıyorlar, çok üstüme
düşüyorlar.
HÜRREM SADECE ÖLÜMÜN DURDURABİLECEĞİ BİR KADIN
Siz de gerçek hayatta Hürrem kadar hırslı mısınızdır?
-
Kafama bir şey koyduğum zaman önce bir yol çizerim kendime. O yol
doğrultusunda hareket ederim. Bu yolu kat ettikçe de çok daha fazla
çalışırım. Hürrem’le aramdaki farklardan biri de sanırım bu. Ben daha
kaderci biriyim ama, akışına bırakırım. Hürrem’i ise ancak ölüm
durdurur.
BANA “LOKUM GİBİ KIZSIN” DEDİKLERİNDE ÇOK ŞAŞIRDIM
Dizinin reytingleri çok iyi ama bir grup insan tarafından da çok eleştiriliyor. Rahatsız oluyor musunuz bu durumdan?
-
Ben sadece “Muhteşem Yüzyıl” izleyicilerine önem veriyorum, diğerleri
benim için önemli değil. Dışarıya çıktığımda insanlar bana çok iyi
davranıyorlar, benimle konuşuyorlar. Geçen gün restoranda kadınlar
yanıma gelip “Yüzüğün niye parmağında değil? Çalındı mı, bulunmadı mı
hâlâ” gibi sorular sordular. “Muhteşem Yüzyıl” seyircisi çok tatlı. Bu
arada Türkçe’de ilk zamanlar çok şaşırıyordum bir insana tatlı, lokum
denilmesine. Bana “Lokum gibi kızsın” dediler çünkü. Yiyecek ismi diye
çok şaşırdım.
DÖRT GÜNDE HAYATIM TAMAMEN DEĞİŞTİ
Böyle bir karar
için çok erken ama dizi bittikten sonra yeni teklifler doğrultusunda
Türkiye’de kalmayı, burada yaşamayı düşünür müsünüz?
-
Bu konuda hiçbir şey düşünmedim. Çünkü sadece üç aydır buradayım. Her
şey dört günde oldu ve dört günde hayatım komple değişti. Deneme
çekimine çağırdılar, role seçildim ve çekimler başladı! Her şey çok
çabuk gelişti. şu an sadece işe konsantre oluyorum. Zaten set saatleri
çok uzun, devamlı çalışıyoruz.
